Sınıfta kaldık

Bu defa olmadı.

Hani; “Bir çuval inciri berbat etmek” denir ya tam da öyle oldu.

Şu Coronavirus melaneti ortaya çıktığından bu yana, özellikle de Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca başkanlığında çalışan Bilim Kurulunca yürütülen çalışmalar ve bu çalışmalar muvacehesinde geliştirilen tedbirlerle, bu salgına karşı verilen mücadele gerçekten de iyi gidiyordu ve başarılıydı.

Her ne kadar kamuoyuyla açıkça paylaşılmamışsa da Bilim kurulunun, en azından yöresel bazda bile olsa “Sokağa çıkma yasağı” tedbirini ısrarla önerdiğini tahmin edebiliyoruz.

Şahsen biz de bu tedbirin gerekliliğine inananlardanız.

Bu yüzden çok şaşırmadık dün gece itibariyle ilan edilen 48 saatlik sokağa çıkma yasağına. Ancak!..

Evet ancak, hem toplum olarak hem de bu kararı alan yetkili makamlar olarak, ne yazık ki sınıfta kaldık.

Yanılmış olmayı bütün kalbimle diliyorum ama gerçekten sınıfta kaldık.

Ve yine ne yazık ki bu sınıfta kalışın işaretlerini önümüzdeki hafta ortasından itibaren, özellikle bu yasak kapsamında olan 31 ilimizde artış gösterecek olan Coronavirus vaka sayılarıyla görmüş olacağız.

Dedim ya, inşallah ben yanılırım.

Bunu bütün kalbimle diliyorum.

Toplum olarak neden sınıfta kaldığımıza geçmeden önce mevki, makam ve yetki sahiplerine yönelik birkaç kelam etmek istiyorum.

Hayatınız boyunca sıradan vatandaş olabilme zemini bulamamış veya zaman içerisinde sahip olduğunuz makam, mevki ve yetkilerin büyüsüne kapılarak sıradan vatandaş olabilmenin ruh halinden uzaklaşmış olabilirsiniz.

Alacağınız kararların ve uygulamaya koyacağınız tedbirlerin muhatapları arasında en büyük oranı teşkil eden sıradan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından biri olarak, muhakkak ki alacağınız kararların toplumun yani bizim yararımıza olması arzu ve gayreti içerisinde olduğunuza inanmak istiyorum ve inanıyorum da.

Bu itibarla; bugünkü gibi olağanüstü şartların yaşandığı dönemlerde alacağınız karar ve uygulamaya koyacağınız tedbirlerde, kendinizi ne olur bizim, yani sıradan vatandaşın yerine koymaya çalışın.

Ruh halimizi, hayat şartlarımızı ve sahip olduğumuz veya olabileceğimiz sosyal imkânları görmeye ve anlamaya çalışın.

Bizim kasabaya, bizim köye, bizim mahalleye, bizim sokağa inmeye çalışın.

Eğer inerseniz göreceksiniz ki; bizim yani sıradan vatandaşın, sabahleyin kalktığımızda “Oğlum git de bana şunu al da gel!” veya “Git de benim şu işimi hallet de gel!” diyebileceğimiz bir koruma polisimiz ya da bir güvenlik görevlimiz yoktur.

Hal böyle olunca; gecenin bir yarısında, “2 saat sonra 2 günlük sokağa çıkma yasağı başlayacaktır.” diye bir karar açıkladığınızda, dün geceki gibi büyük bir paniğe ve telaşa yol açmış olursunuz.

Başta da belirttiğim gibi yanılıyor olmak en büyük dileğim ama dün akşam yaşanan o panik ve kargaşada kadını-erkeği, yaşlısı-genciyle sokaklara dökülen o kalabalıkların, bütün sosyal mesafeleri ve korunma tedbirlerini ortadan kaldırmış olduğunu, bulaşma oranını arttırdığını düşünüyorum.

Keşke bu karar daha erken bir vakitte açıklanmış olsaydı ve keşke kararın ardından paylaşılan uygulamaya yönelik ayrıntılar, kararla birlikte aynı anda paylaşılmış olsaydı. İnanıyorum ki böylesine büyük bir kargaşa yaşanmazdı.

Kararı veren makam, mevki ve yetki sahiplerinden sonra, birkaç kelamla da bu kararların muhataplarının büyük bir çoğunluğunu oluşturan bizlere yani sıradan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına seslenmek istiyorum.

Dün geceki halimiz gerçekten de inanılmazdı.

Bir kısmını Tv. ekranlarından izleyebildiğim o mahşeri görüntülerin, toplum olarak nasıl bir ruh hali içerisinde olduğumuzun aynadaki yansıması olduğunu düşünüyorum.

Her birimiz, başta kendimiz olmak üzere eşimizin, çocuklarımızın ve bütün yakınlarımızın hayatlarını riske attığımızın farkında bile değildik sanki.

Hepimiz bilelim ve emin olalım ki; dün geceki o panik ve telaşa kapılmasaydık, adeta birer yağmacı edasıyla birbirimizi iterek o marketlere, gıda pazarlarına, fırınlara v.b ne saldırmasaydık, hiç birimiz bugün ve yarın aç, susuz ve açıkta kalıp ölmezdik.

Ama eğer dün geceki o keşmekeş arasında bir virüs bulaşışı olmuşsa, önümüzdeki günlerde başta kendi aile bireylerimiz olmak üzere kimlerin felaketine sebep olabileceğimizi Allah bilir.

Bir kez daha Yüce Allah’tan yaptığım tahmin ve değerlendirmelerde yanılıyor olmayı niyaz ederek; sağlıklı ve huzurlu bir gelecek temennisiyle seslenmek istiyorum:

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zihni Açba - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Akyazi.net Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akyazi.net hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Akyazı - ne yapıldı ki neyi öncü olundu ki neyi soluyorusn

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 06 Mayıs 15:43
01

Vatandaş Kemal - Eski milletvekilisiniz ama pek suya sabuna dokunmuyorsunuz. İsim veremiyorsunuz. Bence siz emekli maaşınızı alın oturun bir köşede.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 13 Nisan 17:00