• BIST 101.261
  • Altın 274,380
  • Dolar 5,6799
  • Euro 6,2717
  • Sakarya : 32 °C

İlçeyi Satsak Borcu Ödeyemeyiz

Salim Özyılmaz

Bugün sizlere biraz siyaset, biraz eğitim,  biraz günlük hayattan bir çeşitleme yapmak istiyorum. Beğeneceğinizi umut ederek yazıma başlıyorum.

Başlıktaki sözü Ordu Çamaş İlçesinde yaşayan vatandaşlar yeni Belediye Başkanının devraldığı Belediyenin borç miktarını açıklamasından sonra yapmışlar.

31 Mart seçiminde Çamaş Belediye Başkanlığını kazanan ve koltuğu AK Partili Alaattin Gidenden devralan MHP’li Mahmut Ayparçası yaptığı açıklamada Belediye olarak önceki yönetimden kendilerine 8 milyon 220 lira borç kaldığını söylemesi üzerine Çamaşlılar, sosyal medya üzerinde yaptıkları yorumlarında İlçeyi satsak bu borcu ödeyemeyiz” demek suretiyle eski Belediye Başkanına tepki göstermişler.

2018 sayımına göre 11 bin 851 nüfusa sahip olan Çamaş’ın eski yönetiminden yeni yönetime sarkan borç miktarı için Çamaşlılar bu sözü söylediklerine göre bizim ne yapmamız gerektiği konusunda kararsız kaldığımı söyleyebilirim. Zira nüfusu 90 bin civarında olan Akyazı’nın eski yönetimden yeni yönetime sarkan borç miktarının 85 milyon lira olduğunu Belediye Başkanı Bilal Soykan son yapılan Meclis toplantısında açıkladı.  Çamaşlılar 8 milyon liralık borca seslerini yükseltmek suretiyle isyan ederken, 85 milyon lira borcu olduğu açıklanan Akyazı için kimseden ses çıkmıyor olmasına bir anlam yükleyemediğimi belirtmek istiyorum. Bir belirtmek istediğim konu da Akyazı’da satacak yerin kalmadığıdır.  

                                                                         ***

Bildiğiniz gibi Ak-Belde A.Ş. nin fakir fukaraya yemek dağıtmakta kullandığı araçlara asansör işleri yapan bir firma, Avukatı aracılığı ile alacağına karşılık haciz işlemi yaptırmış ve araçları bağlatmıştı. İlgili Firma bir milyona yaklaşan alacağına karşılık elinde bulunan çekleri resmiyete dökmüş ama yapması gereken asansörleri yapmamış. İşini yapmamasına rağmen o Firmaya Ak Belde Şirketinin nasıl oluyor da işini tamamlamış gibi çek veriyor bende onu anlamış değilim.  Anlayan varsa bana da anlatırsa sevinirim.

                                                                        ***

Salı günkü Belediye Meclis toplantısında Başkan işten çıkarılanlarla ilgili de bilgiler verdi. Başkan Soykan şu ana kadar Ak-Belde A.Ş. bünyesinde çalışan 17 kişinin iş akdinin sonlandırıldığını, bu sayının 40’lara hatta 50’lere çıkabileceğini söyledi. Yine Soykan Ak-Belde A.Ş. bünyesinde çalışanların tam bir rakam vermemekle birlikte kadroların şişkin olduğunun da altını çizdi.

Eski Başkan Yaşar Yazıcı ile Şirketin eski Genel Müdürü Osman Aydın, Akcan ekibine Ak-Belde A.Ş. yi borçsuz, banka da mevcut olan nakit parayla teslim etmişti. Onların zamanında çalışan sayısı da 38 di. Bugün Ak-Belde A.Ş. nin 20 milyon lira borçlu olduğunu Başkan Soykan bizzat açıkladı. Her ne kadar işçi sayısını açıklamamış olsa da sızan bilgilere bakıldığında çalışan sayısının 270’in üzerinde olduğudur.

Sigortaya, Vergi Dairesine, çalışanına ve alış veriş yaptıkları tek bir esnaf ya da kişiye borcu olmayan bir Şirketi devir alan Akcan ve ekibinin 5 yıl sonra 20 milyon lira borçla devir ediyor olmaları akıl alacak gibi bir olay değildir. Bunun mutlak surette irdelenmesi, araştırılması ve bu işlemler yapıldıktan sonra da çıkan sonucun kamuoyuyla paylaşılması gerekir.

                                                                                ***

2018-2019 Eğitim ve Öğretim yılının artık sonlarına geldik. Okullar yavaş yavaş tatile hazırlanıyor ve bazı okullarda da mezuniyet törenleri yapılıyor. Kuzuluk İşmont Halil Bildirici Teknik ve Endüstri Meslek Anadolu Lisesi de mezuniyet töreni yapan okullar arasında.

Geçtiğimiz akşam okul bahçesinde gerçekleşen mezuniyet törenine maalesef silah, havai fişek ve patlayıcı sesleri gölge düşürdü. Bu okulumuz Kuzuluk Merkezinde bir okuldur. Merkezde bulunan bu okulda yapılan bir etkinlikte silah ve patlayıcı seslerinin yükselmesi akıl alacak bir durum değildir. O silahın tetiğini çekenler ya da ellerindeki patlayıcıları patlatanların yakınlarında bulunan evlerde çocuk, hasta ve bu tür seslerden rahatsız olabilecek insanların olduğunu hiçbir zaman unutmamaları gerekmez mi?

Mezun olan öğrenciler elbette ki kendileri için böyle bir gece düzenlenmesini isteyebilirler. En tabi haklarıdır. Ancak o sevinç ve mutluluk komşularının mutsuzluğuna neden oluyorsa o zaman orada durmak, aynaya bir bakmak ve de o olumsuzluğu kimseye yaşatmamak için onlarında dikkatli olması gerektiğini bilmem ki hatırlatmam gerekir mi? Gerekir ama hatırlayan kim.

Okul yönetimi bu olumsuzlukla ilgili olarak kendini savunabilir. Der ki, o silah ve patlayıcı sesleri okulumuzun dışından gelmiştir. Doğru da olabilir. Olmaya da bilir. Ancak, böyle bir gece düzenleyen Okul yönetimi içeride ya da dışarıda alınması gereken tüm tedbirleri almalıdır. Çünkü bahse konu olan bu Okulumuz Kuzuluk Mahallemizin merkezindedir.  

Bu konuda yetkili kimse tümünü göreve davet ediyorum. Okul Müdürü ve yardımcılarına bir uyarıda da bulunmak istiyorum. Uyarım şu; Yeterli tedbiri alamıyorsanız (alamadığınızı görüyorum) bu tür etkinlikleri yapmayın. Aksi takdirde bu tür olumsuzluklar ileride başınıza iş açabilir diye endişeleniyorum. Hatırlatayım istedim.

                                                                 ***

Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü dün sergilerini yapmak suretiyle de 2018-2019 Eğitim yılını tamamladı. Halk Eğitim benim ezelinden beri değer verdiğim bir kurumdur. Sebebi ise yetişkinlere verdiği eğitimle ilgilidir.

Geçmişte bu kurumumuz tarafından gerçekleştirilen tüm törenler şaşalı ve ses getirir şekilde yapılırdı. Yerel basın bu kurumun tüm çalışmalarını takip eder ve topladığı bilgeleri kamuoyuyla paylaşırdı. Şimdilerde ise Bu kurumun sesini fazla duyamıyoruz desem yeridir. Nitekim dün yapılan açılışla ilgili basın mensuplarına bilgi ulaşmadığı için konuyu birbirimize sorar hale gelmiştik.

Çarşamba günü ben ofisten saat 18.00 civarında ayrıldım. O ana kadar HEM’deki törenle ilgili bana ulaşan bir bilgi olmadı. Perşembe günü yani bugün ofise saat 10.00 civarında geldim. Baktım ki kapımın önünde iki davetiye var. Biri bana, diğeri de kadim dostum Kenan Certel’e aitti. Davetiyeyi açtığımda Halk Eğitim bizi düzenlediği belge töreni ve sergisine davet ediyordu. Davetiyeyi okuyunca dudaklarımda hafif bir kızgınlık tebessümü belirdi. Sonra da “geçti Bor’un pazarı” ile başlayıp devam eden atasözü aklıma geldi. Çünkü sergi açılış töreni Çarşamba günü saat 16.00 da yapılmıştı.

Bu yazı toplam 3364 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim