Ramazan ve Fitre

Sadaka-i fıtıra kısaca fitre denir.Sadaka Allah Teâlâ'nın rızasını kazanmak niyetiyle, karşılıksız olarak fakir ve muhtaçlara yardım etmek, iyilik ve ihsanda bulunmak demektir.

Farz, vacip ve mendub (nafile) kısımları vardır. Zekât ve zaruret derecesinde ihtiyaç içerisinde bulunan kimseye yardım etmek farz, sadaka-i fıtır vacip, diğerleri ise menduptur.

Halk arasında fitre de denilen sadaka-i fıtır, sadaka kelimesi ile iftar etme, Ramazan Bayramı, yaratılış anlamına gelen fıtır kelimesinin birleşiminden meydana gelmiştir. Sadaka-i fıtır, dinen zengin olarak Ramazan ayının sonuna yetişen Müslümanın belirli olan kimselere vermesi vacip olan bir sadakadır.

Sadaka-i fıtır, borcundan ve aslî ihtiyaçlarından fazla olarak nisâp miktarı mala sahip olan her Müslümana vaciptir. Bunda, zekâtta olduğu gibi, malın nâmî(artıcı) olması ve üzerinden bir yıl geçmesi gibi bir şart söz konusu değildir. (Dini Kavramlar Sözlüğü, sh. 568-569)

Sadaka-i fıtrın (fitrenin) vacip olma zamanı Ramazan bayramının birinci günüdür. Ancak bayramdan önce de verilebilir, hatta bu fakirlerin bayram öncesi ihtiyaçlarını karşılamaları açısından daha iyi bir uygulamadır. Çünkü sadaka-i fıtır ile fakirlerin de bayram sevincine iştirak etmesi hedeflenmiştir. Bundan dolayı fitreleri bayramdan sonraya bırakmak caiz değildir. Şayet bırakılırsa fitre yükümlülüğü düşmez, yine verilmesi gerekir. Hz. Peygamber (s.a.s.), "Fitreyi kim namazdan önce öderse, bu makbul bir zekât kim namazdan sonra öderse, her hangi bir sadakadır"(Müsned, II, 277)buyurarak, fitrelerin geciktirilmeden verilmesini tavsiye etmiştir.
Sadaka-i fıtır belirli gıda maddelerinden belirli ölçüler dahilinde verilmek suretiyle aynî olarak yerine getirilebileceği gibi onların kıymetlerini nakit para olarak ödeyerek de yerine getirilebilir.

Çünkü asıl olan fakirin ihtiyacını gidermektir. Günümüz şartlarında insanların ihtiyaçlarının çok çeşitlilik kazandığı dikkate alınırsa nakit para olarak verme yöntemi fakirin ihtiyacını gidermeye daha uygun düşmektedir.

Hz. Peygamber (s.a.s.)'in bayram gününde fakirlerin ihtiyaçlarının giderilmesi yönündeki tavsiyesi bu şekilde daha iyi ve daha kolay yerine getirilmiş olur.
Her yıl Ramazan ayında bir kişinin bir günlük normal gıda ihtiyacını karşılayacak miktar ölçü alınmak suretiyle sadaka-i fıtır miktarı belirlenmektedir. Ancak hali vakti yerinde olan Müslümanların bu miktarı artırarak vermeleri dinimizin infak anlayışına daha uygundur. Zira ihtiyaçların ve sıkıntıların arttığı zamanlarda Müslümanların sadaka ve zekâtlarını artırmaları dinî ve insanî bir sorumluluktur.
Bugün İslam dünyası, açlık ve yoksulluk nedeniyle toplu ölümlerin bile yaşandığı, meydana gelen tabii afet, savaş ve kıtlık gibi sebeplerle milyonlarca Müslümanın mülteci durumuna düştüğü zor bir dönemden geçmektedir.Böyle zor ve sıkıntılı zamanlarda sadakayı çok vermek, uzak yakın demeden daha çok muhtaca ulaşmak gerekir. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de,"şiddetli bir açlık gününde bir yetimi, yahut yerde sürünen bir yoksulu doyurmanın ahiret mutluluğunu kazanma vesilesi olduğu bildirilmiştir.(Beled, 90/14-18)
Sadaka-i fıtır ve zekât verilecek kimseler Kur'an'da açıklanmıştır. Günümüz şartlarına göre bunları şöyle sıralayabiliriz:Fakirler, hiçbir şeyi olmayan düşkünler, borçlular, Allah yolunda olanlar ve yolda kalmış yolculardır. (Tevbe, 9/60)Zekâtta olduğu gibi fitre verilirken de ilk önce fakir akrabalardan başlanmalıdır.

Daha sonra sırasıyla komşular ve en yakından en uzağa doğru ihtiyaç sahiplerine fitreler ulaştırılmalıdır. Ancak kişi fakir de olsalar bakmakla yükümlü olduğu kimselere yani anne, baba, dede, nine, çocuk ve torunlarına sadaka-i fıtır (fitre)veremez.
Sadaka-i fıtır, Ramazan ayında ifa edilen oruç ibadetinde meydana gelebilecek hata ve kusurların giderilmesi yanında, Müslümanın bilerek veya bilmeyerek işlediği kötülüklerden arınmasına da sebeptir. Ayrıca sadaka-i fıtırla fakirlerin ihtiyaçlarının giderilerek sevindirilmesi amaçlanmıştır.

Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:"Resûlullah fitreyi, oruç tutanı anlamsız ve çirkin davranışlardan temizlesin, fakirlere de yiyecek bir lokma olsun diye farz kılmıştır"(Müsned, II, 277; V, 432) Buna göre sadaka-i fıtır, hem verenin hem de alanın kârlı çıktığı hayırlı bir alışveriştir.
Sonuç olarak sadaka-ı fıtır, Ramazan ayına erişip onun feyz ve bereketinden istifade etmenin karşılığı olarak mal ile yapılan bir şükürdür. Fıtır sadakalarımızın yanında vereceğimiz diğer sadakalarla fakir din kardeşlerimizin ihtiyaçlarını karşılayacak, onların da bayramın sevinç ve coşkusunu yaşamalarına katkı sağlayacağız. Onlardan alacağımız hayır dualar oruçlarımızın kabulüne ve günahlarımızın affına dolayısıyla da Rabbimizin rızasına vesile olacaktır.

Bu sene Din işleri yüksek kurulunun belirlediği asgari fitre miktarı -40-TLolup bu en alt limittir.Herkes gelirine bakarak bu miktarı istediği kadar yükseltebilir.Allah cc fitrelerimizi,zekat ve sadakalarımızı ve oruçlarımızı kabul ve makbul eylesin.Amin.

RAMAZANINIZ MÜBAREK OLSUN HERKESE SELAM EDİYORUM.

ABDULLAH KESKİN.

İMAM HATİP

04 Nis 2022 - 17:54 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Akyazi.net Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akyazi.net hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Akyazi.net editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Akyazi.net değil haberi geçen ajanstır.