Akyazı Nostalji yazıları -27-

60’lı yılların nostalji yazılarına 27.yazımızla devam ediyoruz. Geçen haftaki yazımızda G.Süleyman Paşa Camii, belediye binası ve çevresindeki esnafları anlatmıştık.Bu haftaki yazımızda eski adı Mudurnu Caddesi olan,şimdiki adıyla Ada Caddesindeki esnaflarımızı sağlı sollu anlatıp Hastane Mahallesine kadar gideceğiz.

 O zamanki eski belediye binasının altındaki Dokurcun durağının tam karşısındaki köşede bulunan Şükrü Şirin’in lokantasıyla yürümeye başlayalım.Şükrü Şirin, Akyazı’nın en eski aşçılarındandır. Köşede uzun yıllar aşçılık yapmıştır. Gazeteci Kâşif Şirin ve Aşçı Eşref Şirin ile amca çocuklarıdır.Lokantanın yanında bakırcılık yapan Hasan Koç vardı. Onun yanında ise yine eski bir aşçı olan “Pilot” lakaplı Rıfat Köklü’nün küçük bir lokantası vardı. Rıfat Abi, aynı zamanda futbol takımlarında amatör olarak kalecilik yapardı.Aynı sırada yanında Akbalık’tan Akif İbaç’ın marangoz dükkânı vardı. Akif İbaç, daha sonra pazar yerine taşınmıştı.Akif Abinin yanında yine Akyazı’nın eski ve çok sevilen berberlerinden Sabahattin Karacan’ın dükkanı vardı. Geçtiğimiz eylül ayında coronavirüs nedeniye kaybettiğimiz Sabahattin Abimize Allah’tan rahmet diliyorum.

        Evet, devam edelim: Sabahattin Abinin yanında eski terzilerden Sadret Bilici’nin dükkanı, onun yanında da Mahir Bilici’nin bakkal dükkânı vardı..Gelelim Akyazı’nın köklü ailelerinden Kabalardan İlhan Kardeş’in kahvesine. İlhan Abi, güler yüzlü ve dürüst bir esnaftı. Kahvesi, daha ziyade bir esnaf kahvesiydi. Uzun yıllar çocukları ile beraber kahvecilik yapmıştı.Kahvenin yan tarafında ise yine eski berberlerden Halit Avcı’nın berber dükkanı, Sobacı Cevdet’in dükkânı ,yanında da Ayhan  ve Zeki Pirinç kardeşlerin elektrikçi dükkânı vardı.Yan taraflarında da Hüsnü Kaçar’ın zahire dükkânı vardı.Şimdi bu dükkanların olduğu yerde daha önceleri Akyazı’nın ilk bankası olan Ziraat Bankası vardı..Ziraat Bankasının bitişiğinde köşe başında Başefendi Osman Akıncı’nın üç katlı eski bir ahşap binası vardı. Bu bina uzun yıllar jandarma karakol binası olarak kullanılmıştı. Daha sonra bina yıkılıp yerine yeni bina yapılınca altına Sümerbank taşınmıştı. Zaten o sokağa da Sümerbank Sokağı denmişti. Bir ara Sümerbank’ın arkasında yazlık Işık Sineması açılmıştı. Sümerbank Sokağında o yıllarda demirciler ve  nalbantlar bulunurdu. Nalbant olarak "Manda Deviren" lakaplı Fikri Özdinç vardı. Demirci Ali Kulaksız ve Tekerci Dursun’un dükkânları da.bu sokaktaydı.

        Sümerbank sokağından sonra devam ediyoruz.Köşede Yahyalı Civitler’den Hilmi Tevfikoğlu’nun zahireci dükkânı vardı.İki oğlu ile beraber çalışırlardı.Yanında Hüsamettin Şen ve Ramis Kızılcık’ın ortak açtıkları yine başka bir zahireci dükkanı vardı.Daha sonra Ramis Abi Hilmi Soğancı ile devam etmişti. Ramis Abinin yanında yine Akyazı’nın köklü ailelerinden Cur’lardan Cemalettin Curoğlu’nun binası vardı ve altında nalbur dükkânı işletiyordu. Şu anda oğlu Cengiz aynı işi devam ettiriyor. Nalbur dükkânının yanında Geyve’den birinin semerci dükkânı vardı. O yıllarda Akyazı’da çok sayıda at arabası ve at olduğundan onlara semer yapardı.

         Devam ediyoruz, semercinin yanında Uzun Ömer Ayaz’a ait olan yerde geniş bir bahçe içinde, tek katlı orman işletme binası vardı.Daha sonra burası kulüp binası olmuştu. Bahçesinde kamelyalar olan güzel bir yerdi. Lokalin yanında şimdi Ak Parti binasının olduğu yerde Ali Ünlütürk’ün çalıştırdıği kışlık Ünlütürk Sineması vardı. O günün şartlarında Sayılı Sineması gibi güzel bir sinemaydı. Bir ara oralarda şişe ve cam imalathanesi açılmıştı. Borulara üfleyip şişe ve bardak yaparlardı. Gidip ilgi ile izlerdik..

         Evet, geldik meşhur Şan Sokak’a. Şan Sokağın başinda Akyazı’nın eski zahirecilerinden Sağır Hilmi Şan’ın zahire dükkânı vardı.Oğlu Aydın Şan ile beraber çalışırlardı. Aydın Abi de güler yüzlü,dürüst bir esnaftı.

          O yıllarda buradan Hastane Mahallesine kadar öyle iş yerleri falan yoktu. Olanlar da zaten dağınıktı ve üç beş taneyi geçmezdi. Bizim yazı formatımız genellikle iş yerleri ve esnaflarımız olduğu için evlere pek yer vermiyoruz.Fakat hastane Mahallesine kadar boş geçmeyelim diye tanınmış esnaflarımızın evlerinden sembolik olarak bahsedip Hastane Mahallesine kadar çıkalım. Zaten hepsini yazmamız mümkün değil. Sıra ile gidelim. İlk olarak çarşı içinde yıllarca nalburluk yapan Seyfi Sayan’ın evi vardı.Tabii bu evler, o yıllarda bodrum üzeri bahçeli tek  veya iki katlıydı.Yanında otobüsçü esnaflarımızdan İhsan ve Necmi Başol’un evleri vardı. Biz yanında diyoruz ama evlerin arasında bayağı boşluklar vardı.Yanında Akyazı’nın köklü ailelerinden Ziya, Barbaros Turgut ve Suat Boztepe’nin babaları Manifaturacı Mehmet Boztepe’nin evi vardı.Şimdi aynı ev “Bahçe Tadı” adıyla kafeterya olarak devam ediyor. Yanında da Mehmet Boztepe’nin kardeşi Rasim Havuz’un evi vardı.

     Şimdi gelelim  Akyazı’da ilk sinemayı kuran Hasan Sayılının evine. Evinin bahçesine bir yazlık sinema açtıydı. Elektrik olmadığından büyük bir jeneratör ile filim oynatırdı.Yanındaki sokağa da Sayılı Sokak denmişti. Sayılı Sokaktan sonra köşede Zabıta Memuru Mehmet ve Mustafa Sarı’nın babaları Yağcı Osman’ın evi vardı. Yanında ise Akyazı’nın eski dericilerinden Derici İdris’in evi bulunuyordu. Dericiliği orada yapıyordu. Coşkun  adında muhasebecilik yapan oğlu vardı. Cillo Ziyaattinlerin babası Motorcu Rasim Ustanın evi ile eski muhtarlardan Berber Cavit Onat’ın evleri de onun yanındaydı.

     Bir zamanlar Tatarlar oturduğu için Tatar Mahallesi de dediğimiz yere gelelim. Burada çarşıda Kooperatif Sokakta küçük bir kulübede ayakkabı tamirciliği ve yamacılık yapan Tatar Topal Cemal’in evi vardı. Saffet ve Necip adında çocukları vardı. Bir de Kahveci Tatar Osman’ın evi vardı.

     Geldik Bir zamanlar Akyazı’da sembol olmuş herkesin tanıdığı Garanti İş lakaplı Mehmet Akbulut’un dükkânına. Mehmet Abi makasçılık yapardı.Onun bir de Norton marka sepetli motoru vardı.

    .Buradaki bir ara sokak ve bu sokakta oturan üç kardeşten bahsetmezsek olmaz: Fehmi, arabacılık yapan Ferit  ve lokantacılık yapan Ferruh Kökten kardeşler. Bu üç kardeş uzun yıllar bu sokakta oturmuşlardı. Yine az  ileride Akyazı’nın eski gazozcularından Boru Hayrettin’in babası Nazım Çetin’in gazoz imalathanesi vardı. Yanında ise eski bakkallardan Ahmet Kınal’ın dükkânı vardı Yan tarafta Kaymakçılar sokağı vardı. Bu sokağı niye yazdım;çünkü bu sokağın bende bir anısı var..Bu sokakta gazozcu Necati Aşan’ın evi vardı. Evinin altında gazoz imalathanesi vardı.Necati Aşan dayım olduğu için küçükken sık sık gider gazoz içerdik.Sokağı geçince de Hüsamettin Şen’in evi vardı. Yanında da Terzi Kadir Şeker’in dükkânı vardı.Kadir Şeker’den sonra Dondurmacı Hakkı Uzun’un babasının bakkal dükkanı  ve yine As Lokantasının olduğu yerde de  bir başka bakkal Bahtiyar Aydın’ın dükkânı ve ilerisinde de Kahveci Hasan Kılıç’ın kahvesi bulunuyordu.En sonda da hayatın  son durağı olan  Hastane Mahallesi Mezarlığı vardı.

     Evet, bu yazımızla bu sırayı eksiklerimizle bitirmiş olduk  İnşallah haftaya  öbür sırayı da yazıp noktayı koyacağız. Kalın sağlıcakla!...

07 Kas 2021 - 00:03 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Akyazi.net Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akyazi.net hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Akyazi.net editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Akyazi.net değil haberi geçen ajanstır.