Akyazı Nostalji yazıları -17-

Geçenki yazımızda “Akyazı’da Kaybolan Meslekler” adında bir yazı serisi başlatmıştık. Şimdi aynı konuya devam edeceğiz..

 AKYAZI’DA KAYBOLAN MESLEKLER -2-

   KAROSERCİLER     

Akyazı’da karoserci deyince akla ilk gelen Kürt Hasan YILMAZ’ın atölyesi olur. Çünkü Hasan Abi, o yıllarda çok meşhurdu.Türkiye’nin her yerinden ona karoser yaptırmaya gelirlerdi. Hasan Abinin ilk atölyesi şimdi Nuri ATABEK 'in petrolün yanındaki veteriner Nazmi Nazmi SARI'nın binasının altındaydı. Hasan Abi, atölyeyi bir müddet burada devam ettirdi.Daha sonra aynı yerde kahve açmıştı.”Kürt Hasan'ın Kahvesi” derlerdi. Güzel bir kahveydi. Akyazı’nın eşrafı genellikle buraya gelirdi. Nargilesi çok meşhurdu. Hasan Abi, daha sonraları kahveciliği bıraktıktan sonra Seyfi ÖZSOY'un petrolün yanında, kendi binasın altında oğlu Yaşar YILMAZ'la beraber karosercilik işine devam etmişti.Bu arada bıraktığı kahvenin yerine de daha sonralar postanenin geldiğini ve uzun yıllar burada postanenin görev yaptığını belirtelim. Hasan Abi, daha sonraları hasta olup felç olduktan sonra mesleği bırakacaktı.                                                                                                                                                      Akyazı’da ikinci olarak yine Seyfi ÖZSOY'un Petrol Ofisi istasyonunun yanında Ata Karoser vardı.Bu Ata karoseri  Şemsi KILNAZ ve Süleyman NURATA ortak olarak açmışlardı. Ata Karoser de uzun yıllar Akyazı'ya hizmet etmişti.                                                                                                                                                                        Yine üçüncü olarak yine Seyfi Özsoy'un oralarda Bilal  ve Ziya CANEVİ adlı iki kardeşin açtığı karoser atölyesi vardı.Bu iki kardeş daha sonra Akyazı'yı bırakıp İzmit Uzuntarla'ya taşınmışlardı. Orada dinlenme tesisi açıp hem kamyonculara hizmet edip hem de karoser işini yapıyorlardı.

                                  KAMYON NAKLİYATÇILARI                                                                                                            Şimdi biraz da o yıllarda Akyazı'daki kamyoncularımızdan  bahsedelim: İlk olarak Civitler’den Recep BOYUNDURUKÇU'nun ve Kunduracı Bosnalı Süleyman BOZKURT'un oğlu İrfan BOZKURT un aynı Buzzing marka kamyonları vardı. Yine Yeni Camiden 46 Hasan'ın 52 model Dodge  kamyonu vardı. Bu saydıklarımız şehirler arası yük taşırlardı.                                                                                                                                                    Şimdi bir de Akyazı- Adapazarı,Akyazı- İstanbul arası çalışan kamyoncularımızdan bahsedelim:İlk olarak en eski Sadur SİLİSTRELİ’nin babası Seyit Ahmet SİLİSTRELİ’den bahsedelim.Seyit Ahmet Amcanın Burunlu Bedford marka kamyonu vardi.Genellikle Akyazı-Adapazarı arası çalışırdı.Akyazı’daki manav ve bakkal esnafının mallarını Adapazarı’ndan Akyazı'ya taşırdı. Kamyonunu eski G.S.Paşa Camiinin önüne çeker,esnafın mallarını oradan dağıtırdı.                                                                                                                                                                            Yine Akyazı’nın en eski kamyoncularından İslam YAMANER vardı.İslam Abi de Dodge marka kamyonuyla Akyazı'daki bakkal,nalbur gibi esnafların mallarını Adapazarı'ndan Akyazı’ya taşırdı.İslam Abi, kamyonunu Adapazarı’ndaki Tozlu Camiinin oraya çeker, esnafların mallarını alıp Akyazı'ya getirip dağıtırdı.Hatta biz dericilik yaptığımız dönemde derilerimizi İstanbul’a taşırdı.                                                                                                 Şimdi geçelim yine Akyazı’nın sevilen kardeş iki kamyoncusuna:  İsmet  ve abisi Fehmi SAĞLAM’dan bahsediyorum..Önce İsmet SAĞLAM’dan bahsedelim: İsmet Abi, önce Necmi BAŞOL’'un Dodge marka kamyonunda şoför olarak başlamıştı. Sonraları güzel çalıştığından dolayı Necmi BAŞOL,İsmet Abiyi ortak almıştı. İsmet Abi, Akyazı-İstanbul arası mandal,kürdan askı gibi eşyaları taşır; İstanbul'dan da nalbur ve diğer esnafların mallarını Akyazı’ya taşırdı.Ismet Abi, arabasına çok temiz bakardı.Her İstanbul dönüşü  arabasını yıkar, kamyonunda bir tane çamur bulunmazdı.Uzun yıllar taşımacılık yapmıştı. Vefatından sonra damadı Ergün YOLCU kamyonculuğu devam ettirmişti.Abisi Fehmi SAĞLAM’ın Commer marka kamyonu vardı. Yemişçi ve Neşe Gazozu Bayi Hayrettin Oktay ile ortak çalışırlardı. Fehmi Abi de Seyit Ahmet'ten sonra Adapazarı’ndan Akyazı'ya sebze meyve taşırdı.Bizim manavlık yaptığımız dönemde mallarımızı Fehmi Abi taşırdı.                                        Bir başka kamyoncu da Necmi BAŞOL’un kardeşi Turan BAŞOL’du.Turan Abinin  Commer marka kamyonu vardı.Kamyonuyla uzun yıllar Taşkesti,ve Mudurnu pazarlarına pazarcıların mallarını taşıdı. Hayvan taşımacılığı da yapardı.Turan Abi, çok önceleri cipiyle mahkemelerin keşifleri için hakim ve savcıları taşırdı.                                        Yine Ömercikler Mahallesinden Saffet KORKMAZ’ın yarım burun Bedford marka kamyonu vardı.Saffet Abi de şehirler arası çalışırdı.Son olarak Yeni camiden Yusuf  ve kardeşi Halil GÜLEÇ'i yazarak kamyoncu esnaflarını noktalayalım. Yusuf GÜLEÇ de BMC kamyonuyla Akyazı- İstanbul arası çalışırdı.

Şimdi bu kamyoncuları yazdık Tabii ki Akyazı’da çok sayıda kamyoncu var. Biz burada sembolik olarak altı yedi kamyoncu yazdık.Hepsini yazmamız mümkün olmadığından sizler de tanıdık kamyoncularınızı ekleyebilirsiniz. 

                                                         NALBANTLAR                                                                                                                 Şmdi kaybolan mesleklerde nalbantlara geçelim.O yıllarda Akyazı’da çok sayıda at arabası ve fayton olduğu için nalbantlık da iyi iş yapan gruptandı.Üç tane nalbant vardı. Sırayla gidelim: Önce kaymakamlığa giderken sol tarafta Mahmut  ve oğlu Zeki ÖZDİNÇ’in çalıştırdığı dükkân vardı. Mahmut Amcanın Fikri adında bir oğlu daha vardı..Ona  “Manda Deviren Fikri” derlerdi Genellikle seyyar çalışırdı.                                                                                     İkinci olarak çarşının arka sokağında bulunan Fehmi  ve kardeşi Hilmi SOĞANCI’nın birlikte çalıştırdıkları dükkân vardı. Uzun yıllar birlikte çalıştırmışlardı..Üçüncü olarak Ada Caddesinde şimdi Nail Kahvecinin eczanesinin olduğu yerde Nalbant Şevket MERİÇ’in dükkânı vardı. Şevket Abinin Behçet ,Cevdet ve Necdet adında üç oğlu vardı.Cevdet, terziydi.Uzun yıllar Almanya’da kalmıştı. Şevket, Şekerbank müdürlüğü yapmıştı. “Atatürk” lakaplı Necdet, bir iş yapmazdı....           

                                          YAMACI- KUNDURACILAR                                                                                                   Şimdi biraz da o yıllarda yama tamir ve kundura  işi yapan esnaflarımızdan bahsedelim. O yıllarda kösele ayakkabılara yarım pençe, tam pençe gibi tamirler yapılırdı.Öyle şimdiki gibi bol  ayakkabı yoktu .Ayakkabılar eskidi mi altına pençe yapılır, giyilmeye devam edilirdi. Hatta tamiri yapılmış,giyilmiş ikinci el ayakkabıların satıldığı yerler vardı. Bir de lastiklere ve çizmelere yamalar yapılırdı..Şimdi bu işi yapan esnaflarımızı yazarak devam edelim: Bu kundura tamir dükkanları genellikle küçük barakalar şeklindeydi. Çoğunda elektrik yoktu. Gaz lambası ışığında çalışırlardı. Çoğu çarşı içinde Kooperatif Sokak’ta bulunurlardı. İlk olarak Aşçı Ferruh’un lokantasının karşısında Cemal SIRAY’ın kulübesi vardı. Yanında Ahmet KÖSEBAŞ’ın ,onun yanında da  Hastane Mahallesinden Topal Cemal'in kulübesi vardı.Pazar yerine döndüğümüzde Horozcu Ahmet MUTLU’nun yanında da Bosnalı Süleyman BOZKURT’un kulübesi vardı. Bir de çarşı içinde Topal Salim Ustanın kulübesi vardı.Yine eski tamircilerden Ziya DERTLİ’nin dükkânı belediyenin altındaydı. Son olarak yine Akyazı'nın en eski tamircilerinden “Müdür” lakaplı Ziyafettin ve abisi Ziyattin ŞİMŞEK’ten bahsederek tamircilere noktayı koyalım.

                                              YORGANCILAR                                                                                                 Kaybolan mesleklerden birisi de yorgancılardır.Gerçi şu anda üç dört yorgancı devam ediyorsa da 60’lı yıllardaki gibi rağbet görmüyor Evet bir zamanlar gözde bir meslek olan çeşit çeşit desenli, renkli, el işi çeyizlik yorganların yapıldığı yıllar. Şimdi her şey makine ile yapıldığından  yorgancılar da maalesef teknolojiye yenik düştüler...  Şimdi  60’lı yılların yorgancı esnaflarını tanıyalım: O yılların en eski yorgancısı Ķütahyalı Kemal BAYTEKİN  adindaki  ustadır.. Dükkanı da Nostalji çadırının olduğu yerdeydi. Akyazı’da çok kimseye  yorgancılığı o öğretmiştir. Daha sonraları memleketi Kütahya’ya dönmüştür.Yetiştirdiği yorgancılardan biri de Yaşar KÂHYA ve Yahya ŞİRİN’dir..Daha sonra Yaşar KÂHYA’nın yanında yetişen şu anda mesleğe devam eden Akyazı’nın tek kalmış en eski yorgancılarından İsmail YAMAK'tır..                                                                                                               Evet, yorgancılara devam ediyoruz.Yine pazar yerinde yorgancılık yapan  Saadettin KIYICI ve oğulları Kadir,Sabahattin ve Selahattin vardı.Yine eski yorgancılardan Yusuf ULUSOY’un dükkânı Değirmenler Caddesindeydi. Bir başka yorgancı Nadir ARGIN’ın dükkânı Baraka  Camiinin yanindaydı. Yine Değirmenler Caddesinde Sami ÖZHAN ve Ahmet FİL’in dükkânları vardı. Genç yaşta vefat eden  Ahmet Yazıcı'nın dükkânı da Pazar yerindeydi. Birde necati Temel caddesinde dükkan açıp kapatan Recep Yatık vardı Şimdi şu anda mesleğe devam eden yorgancıları yazıp noktayı koyalım: Şeref ÇINAL,,Mithat TAN,,Seyit BARLAS, Hasan BALABAN..

                                        GÖMLEKÇİLER                                                                                                               Şimdi Akyazı'da bir zamanlar hazır gömleklerin pek fazla olmadığı yıllarda gömlekçilik yapan  ve o dönemde iz bırakan Gömlekçi Turgut ÖZDEMİR'den bahsedelim: Turgut Abi, gerçekten çok usta bir gömlekçiydi. Yazlık , ,kışlık her türlü gömlek dikerdi.. Hatta diktiği kişlık hakim yaka gömlekleri çok meşhurdu. Yakalar hakim yaka olup düğme yoktu. Boğaz kısmında kısa bir fermuar vardı.. Benim de o dönem çok severek giydiğim bir gömlek türüydü..O dönem çok iyi iş yapardı. Yanında çalışan çok kimseyi meslek sahibi yapmıştır..Kardeşi Hasan ile beraber çalışırdı..Kardeşi Hasan ÖZDEMİR, halen ayakkabıcı müdürün yanındaki dükkânda gömlekçiliğe devam ediyor. Evet Turgut ÖZDEMİR’le yazımıza  noktayı koyalım. Bir dahaki yazıda buluşmak üzere sağlıcakla kalın.. Bu yazıda ismi geçip rahmetli olanlara rabbım rahmetiyle muamele etsin inşallah..Bu yazıda değerli katkıları olan  Yaşar KARAASLAN arkadaşıma da teşekkür ediyorum.

27 Haz 2021 - 21:57 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Akyazi.net Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akyazi.net hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Akyazi.net editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Akyazi.net değil haberi geçen ajanstır.