AKYAZI NOSTALJİ YAZILARI -9-

Geçen en son yazdığımız yazıda Sinema Sokağının sinema tarafını yazmış, karşıki tarafın esnaflarını yazmamıştık.Şimdi bu tarafın esnaflarını da yazarak Sinema Sokağını bitirelim inşallah. Aslında Sinema Sokağının tarihi ve geçmişi çok eskidir. Böyle kısaca anlatamayız. Her bir esnafın bir hayat hikâyesi vardır.

                                            

Hatta diyebiliriz ki Akyazı’daki terzi esnafının çoğu çırağı ile kalfası ile bu sokakta yetişmiştir.Yani bir şekilde Terziler Sokağı da desek yanlış olmaz. Elimizden geldiği kadar kısa kısa tanıtmaya çalışacağız.

      Evet şimdi sokağın tam başındaki Mavi Köşe konfeksiyon dükkanından başlayalım : Tam köşede Kuyumcu Ali Kahveci’ye ait olan binada şimdi Türkcell telefon bayisinin olduğu yerde Ali Rıza Yıldız’ın çalıştırdığı dönemin çok popüler ahşap bir konfeksiyon dükkanı vardı. Mavi Köşe, o yıllarda güzel çalışan bir iş yeriydi. O döneme göre çok güzel gömlek,kazak, pantolon gibi giysiler satardı...Akyazı’da adeta bir markaydı. Özellikle genç kesim oradan alışveriş yapardı.

       Evet, sırayla gidiyoruz: Yanında Kunduracı Bahattin Abi’nin kundura dükkânı vardı. Hem ayakkabı yapar hem de tamir ederdi. Yine yanında Yeni Camiden Halit Duman’ın terzi dükkânı vardı. “Çolak Mustafa” veya “Kısa Kollu Mustafa” dediğimiz Mustafa Kılıç ve Kemal Bayhan’ın oğlu –“İbo” dediğimiz - İbrahim Bayhan, Halit Duman’ın yanında kalfalık yapıyorlardı.Şimdi bu “İbo” dediğimiz İbrahim Bayhan  için parantez açalım: Bu İbo, -eskiler bilir- bisiklet binme hastasıydı. Çarşı içinde zaman zaman bisiklete binerek gösteri yapardı. Ellerini bırakır, kazağını çıkarıp giyerek gösteri yapardı.Bizim dükkânımız çarşı içinde olduğu için onu her zaman seyrederdik. Sonra bir ara İngiltere’ye gittiğini duymuştuk.

     Bu dükkânın yanında  yine eski terzilerden Alaağaç’tan Vehbi Sevencan’ın terzi dükkânı vardı. Haşimo Ahmet Kılıç’ın da ustasıydı..Yanında “Yumruk Cavit” dediğimiz Cavit Öncü’nün çay ocağı vardı.Küçük bir esnaf kahvesiydi. Esnaflara çay verirdi. Çok sempatik ve güler yüzlü bir esnaftı. Bir ara uzun yıllar çarşı içindeki Merkez Kahvehanesinde ocakçılık da yapmıştı. Oto Döşemeci Turan Öncü’nün de abisi olurdu.

       Evet, devam ediyoruz: Onun yanında eski otobüsçülerden Tevabir Özkaya’nın lokantası vardı.Tevabir Abi, otobüsçülük yapmadan önce lokantacılık yapardı. İyi de bir aşçıydı. Çocukları ile beraber çalışırdı. Sinema Sokağında bayağı tutunmuştu. Sonraları aşçılığı bırakıp otobüsçülük hayatına atılmıştı.Tevabir Abinin yanında yine bir kunduracı olan Dursun Abi’nin kundura dükkanı vardı...Eski ayakkabıcılardan Fazlı Coşkun, Dursun Abinin yanında kalfalık yapardı.

     Şimdi gelelim bir zamanlar devamlı bisiklet kiraladığımız güler yüzlü bisikletçi Adnan Akgül abimizin bisikletçi dükkanına : Adnan Abi, hem bisiklet kiralar hem de tamir işi yapardı. Dükkânında çok çeşitli bisiklet parçaları bulunurdu. Ne zaman bisiklet kiralamaya gitsek bizimle sohbet ederdi. Bisiklet kiralarken saat tutup yazar, dönüşte ne kadar gezdiysek ona göre para öderdik.Adnan Abi’nin yanında o zamanlar “Kolacı” dediğimiz Sabahattin Yıldırım’ın kuru temizleme dükkânı vardı. Sabahattin Yıldırım, aynı zamanda Hafız- Müezzin Abaza Enver Yıldırımın da abisi olurdu.

     Şimdi Terziler Sokağı da dediğimiz Sinema Sokağındaki başka bir terziye gelelim :Kuru temizleme dükkânının yanında Küçücek’ten Terzi Kemal Boğaz’ın dükkânı vardı. Kardeşi Salih Boğaz’la beraber çalışırlardı.Onun yanında da yine bir başka terzi Gürcü Tahsin Demirhan’ın dükkânı vardı. Bu dükkânı sonraları yine eski terzilerden Ali Yazar almış, kardeşi Arif Yazar’la birlikte çalıştırmışlardı. Onun yanında da Muzaffer Fındık adında bir kişinin büfesi vardı, sigara filan satardı. Sonraları bu dükkan, Terzi Haşimo Ahmet Kılıç’a geçti. Haşimo, uzun yıllar orda terzilik yaptı.

       Evet, terzilerden devam ediyoruz.:Yanında yine Akyazı’nın en eski terzilerinden “Ali Bey” dediğimiz Ali Bulut’un dükkanı vardı.Ali Bulut, diğer terzilere göre biraz daha özen gösterirdi. Müşterisi diğerlerine göre biraz daha fazlaydı. Eski kamyonculardan Habip Demirtaş,onun yanında kalfalık yapardı. Ali Bulut’un dükkânının yanında geçen hafta ebediyete uğurladığımız iyiliksever ve saygıdeğer öğretmen Nevruz Banoğlu’nun kardeşi Elektrikçi Vural Banoğlu’nun elektrikçi dükkanı vardı Vural Abi, Akyazı’nın ilk elektrikçilerindendir diyebilirim Aynı zamanda futbol da oynardı.

      Evet, geldik bir dönem “tüccar terzi” diye ün yapmış İsmail Kahraman’ın (nam-ı diğer “Camgöz”  dükkanına.  Camgöz İsmail, o dönem çok güzel iş yapan esnafların arasındaydı. Sonraları işleri ters gidip iflas etmişti.Devam ediyoruz: Onun yanında Muhasebeci Enver Çabaz’ın muhasebe bürosu vardı.O yıllarda Akyazı’da pek fazla muhasebeci yoktu Rahmetli Enver Abi, üç beş muhasebeciden birisiydi, çoğu esnafın defterini tutardı..Enver Abi, uzun boylu, sakin konuşan, güler yüzlü  ve çok efendi bir abimizdi. Cengiz adında kendisi gibi uzun boylu bir oğlu vardı. Uzun yıllar Sinema Sokağında muhasebecilik yapmıştır.Yanında yine Akyazı’nın eski terzilerinden Hüseyin Doğan’ın dükkanı vardı. Orada kardeşi “Etçem Ahmet”le beraber uzun yıllar terzilik yapmıştır.Etçem Ahmet, halen Sinema Sokağında paça tamir işleri yapmaktadır..Evet bu dükkânla beraber Sinema Sokağını bitirmiş olduk..

     Şimdi tekrar Mavi Köşe’nin olduğu yere geri dönelim.Öncelikle  Sinema Sokağını  şimdi çok güzel taşlarla döşeyip çok güzel bir görüntüye getiren Belediye Başkanımız Bilal Soykan’a  buradan teşekkürlerimi iletiyorum..Şimdi Mavi Köşe’nin oradan İnci Pizza tarafına doğru dönelim. Bakalım orda hangi esnaflarımız var.Mavi Köşe’nin yanında bir zamanlar herkesin evinde olan radyoların tamir ve bakımını yapan Radyocu Celal Sakoğlu’nun dükkânı vardı.Radyoculuk o zamanlar iyi iş yapan bir meslekti. Ne zamanki televizyonlar çıktı, radyoculuk mesleği yavaş yavaş kayboldu. Onun yanında da Beko ve Altus  bayisi Ömer ve Ahmet Türkyılmaz’ın babaları Azmi Türkyılmaz ve Recep Türkyılmaz’ın sobacı dükkânları vardı. Onlara Hasan Kara da ortak olmuştu. Bir de Bursalı Muzaffer Kılıç da burada çalışmıştı.Daha sonraları Bursalı Muzaffer Abi , Pazarköy Sokağında sobacı dükkânı açmıştı..İlerleyen yıllarda Yusuf Kahveci, Mavi Köşeye kadar olan yeri alıp oğulları Hasan ve Ali Kahveci ile beraber kuyumcu ve manifaturacı dükkanı açmıştı..O döneme göre güzel bir kuyumcu dükkânıydı.Yine yanında İzzet Alpaslan’ın binası vardı.İzzet Alpaslan, Aşçı Ferruh Kökten ile ortak lokanta açmışdı.Çok güzel iyi iş yapan bir lokantaydı.Uzun yıllar Akyazı’ya hizmet ettiler.Daha sonra lokantayı Ali Kahveci ile Maka Mustafa Demiralay’a devrettiler. Ali Kahveci ile Maka Mustafa ortak olarak bugünkü İnci Pizza’yı açmışlardı. Daha sonra Ali Kahveci ayrılıp dükkânı Maka Mustafa’ya bırakmıştı.İnci Pizza’nın yanında o yıllarda ahşap, eski iki katlı bir ev vardı. Altında da Alaağaç’tan Sami Özhan’ın bakkal ve manav dükkânı vardı. Bu binayı daha sonra  Kahveci Cihat Turgut alıp bu evi yıkarak üç katlı bina yaptı. Orta katı kahveydi, burada uzun yıllar kahvecilik yapmıştı. Bir ara da orada Hilmi Yelep Amca’nın da asma altı kahvesi vardı.Yine yanında Azmi Türkyılmaz’ın babası Musa Kazım’ın züccaciye dükkânı vardı. Çeşitleri çok olan güzel bir dükkândı.Yanında tam köşede tek katlı binada Muhammet Gökçe’nin kasap dükkânı vardı. Muhammet Abi,sonra kasap dükkânını kapatıp Tekel bayiye çevirmişti. M.Gökçe’den sonra Remzi Dertli binayı alıp Mevsim Manavı’nı açmıştı.Şimdi aynı yerde çocukları halen devam ediyor..

     Şimdi Değirmenler Caddesine dönüyoruz. Mevsim Manavının yanında şimdi Küçücek durağında taksicilik yapan İzzet Biçer’le kuru temizleme işi yapan Selim Biçer’in kese kağıdı satan dükkânları vardı.Bu dükkânı daha sonra Ahmet Dertli alıp Dallas Ayakkabı Boya ve Tamir Salonu açmıştı.Yanında da önce Hasan Sağlam lokanta açmıştı. Hasan Abinin ilk lokantası burasıdır.Daha sonraları lokantadan sonra aynı yere Sezer Kardeşler pastane açmıştı .Çakır,Hamdi,Sami ve Fahri Sezer olmak üzere dört kardeştiler. Bir de babaları vardı ,o da dükkânda dururdu.Güzel bir pastaneydi .Hamdi Abi,çok güzel börek yapardı. Akşamları süt ve böreği çok meşhurdu. Akşamları gider, sütle börek yerdik.Sezer kardeşler uzun yıllar Akyazı’ya pastane olarak hizmet etmişlerdir. Hamdi abiler, daha sonraları Yeni Camideki kendi binalarına taşınmıştı.

     Hamdi abinin yanında ise bir döneme damgasını vuran ve ayakkabı boya- tamir salonu deyince akla ilk gelen “Müdür” lakabıyla meşhur olmuş, Ziyaattin ve Ziyafettin kardeşlerin çalıştırdığı dükkân vardı. Uzun yıllar iki kardeş babalarıyla birlikte Akyazı’ya hizmet etmişlerdi.Bu dükkanın yanında bir aralık vardı, oradan Sinema Sokağına çıkılıyordu .Hamdi abilerin imalathanesi de arka taraftaydı.Müdürün ayakkabı dükkanının yanında yine bir döneme damgasını vuran Niyazi  ve Arif Vardar kardeşlerin çalıştırdığı Yeşilyurt Aile Lokantası vardı Yine Akyazı’nın çok güzel iyi iş yapan lokantalarındandı .Yeşilyurt lokantası daha önceleri şimdi Garanti Bankasının olduğu yerdeydi. Lokantanın yanında Batakköylü İbrahim Öztürk’ün bakkal dükkânı vardı.İbrahim Abi, aynı zamanda şeker toptancılığı da yapardı. Biz dükkanımızda satmak için ondan çuvalla kesme  ve toz şeker alırdık.               O zamanlar şimdi “Kayseri Şekeri” dediğimiz paket şekerler yoktu, çuval içinde kesme şeker vardı.O dükkânın yanında Kenan Sayılı’nın lastik ve ayakkabı dükkânı vardı.Yine  orada şimdi dönercilik yapan Salih Güneş’in konfeksiyon dükkânı vardı. Salih Güneş’in yanında Recep Meral’ın “Filibe Köfte Salonu”  vardı.Yine onun yanında da Ayhan Balcı’nın babası olan ve Akyazı’nın en eski ayakkabıcılarından Ramazan Balcı’nın ayakkabı dükkânı vardı. Hatta vitrinine çok büyük bir ayakkabıyı reklam için koymuştu. Yanında da kısa boylu, gözlüklü bir esnaf olan  İsmail Abi’nin manav dükkânı vardı.Şimdi bu sırada ilerleyen yıllarda çok dükkan değişikliği oldu, tabii dolayısı ile bazılarını yazamadık.

Evet, bu dükkândan sonra “Mustabeyin Dükkânları “ başlıyor. Onun için burada noktayı koyup bu yazımızı bitirelim. İlerleyen günlerde oraları da yazıp anılarımızı tazeleyeceğiz. Bir dahaki yazıda, bir başka yerdeki, başka esnaflarımızı yazmak üzere Allah’a emanet olun. Rabbim, bu yazıda ismi geçip rahmetli olanlara rahmetiyle muamele etsin inşallah.

 

15 Mar 2021 - 00:06 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Akyazi.net Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akyazi.net hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Akyazi.net editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Akyazi.net değil haberi geçen ajanstır.

01

Mehmet Aydoğan - Bülent arkadaş, eline, yüreğine sağlık. 60 yıl öncesini hatırlayıp bu kadar güzel yazdığın için sağol. Sayılı sineneması, o yıllar eğlence yerimiz. Fakat iki sıkıntımız vardı: Birincisi öğretmenler sinemada kontrol eder, yakaldıkları öğrenciyi dışarı atarlar, disipline verirlerdi. İkincisi terzi Tahsin Demirhan dayı bizim akrabamızdı. Dükkanı da tam sinemanın karşısında idi. Kendiisini babamız gibi severdik. Sinemaya gittiğimizi görecek diye ödümüz patlardı. Öğretmen Mehmet AYDOĞAN- GEYVE

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 18 Mart 21:35