AKYAZI NOSTALJİ YAZILARI -8-

Bu yazımızda içinde Sayılı Sineması olduğundan Sinema Sokağı veya PTT Sokağı da denilen popüler bir sokak olan Sinema Sokağı esnaflarından bahsedeceğiz inşallah. Sokağa geçmeden önce uzun yıllar akşamları sokağın başında küçük bir camekânda bardakla çekirdek ve fıstık satan Hüseyin GÖÇEN abimizi anarak başlayalım:

Hüseyin Abi sinemaya gidenlere çekirdek, fıstık ;yazın da limonata ve  kızılcık suyu satardı. Sinema Sokağı, karşılıklı iki sıra olduğu için önce sinemanın olduğu sıradan başlayalım: Aslında Sayılı Sinemasının ismi “Yeni Sinema”dır; fakat soyadları “Sayılı” olduğu için Sayılı Sineması olarak geçmektedir.                                                                                                                .      Şimdi esnaflara bir geçelim: Şu anda Vodafone  bayisi olan yerde o yıllarda bakkal ve yemişçilik yapan Turgut ŞENOL’un dükkânı vardı.Turgut Abi, o dönem Akyazı’da üç beş manavdan biriydi. Köşede uzun yıllar esnaflık yapmıştır.Yanında Terzi Fuat AKTÜRK’ün (Hristo) dükkânı vardı Fuat Abi, aynı zamanda çok iyi bir futbolcuydu. Fuat Abi’nin yanında aynı zamanda sokağa ismini veren Akyazı’nın ilk postane binası vardı. Tabii o yıllarda sadece sadece mektup telgraf gibi işlere bakardı. Telefon bile çok yoktu..Zaten telefonlar iki numaralıydı ve manyetoluydu. Manyeto kolunu çeviriyordun, santral çıkıyordu; arayacağın numarayı söylüyordun, sonra saatlerce telefonun başında bekliyordun. Postanenin yanında Halil KARADAYI’nın terzi dükkânı vardı. Halil KARADAYI, sonraları o döneme göre çok güzel bir kuru temizleme dükkânı açmıştı.Onun yanında .terazi,kantar ve kiloluk satan “gramcı” dediğimiz Selahattin YÖNDEMİR’in dükkânı vardı.O dönemde şimdiki gibi hassas teraziler olmadığından normal teraziler vardı. Terazileri olan esnaflar her sene belediyeye götürüp damgalatırlardı.Yine yanında bakır tencere kazan gibi mallar satan Bakırcı Eşref Kadir BOZBAŞ’ın dükkanı vardı..Yanında da Sobacı Oflu Ali Osman’ın dükkânı vardı. Onun yanında “Anten Recai” diye bilinen Recai ŞİRİN’in tv tamir dükkânı vardı. Recai Abiyle aynı zamanda mahallede uzun yıllar komşuluk yapmıştık. Belediyeden emekli Cengiz ŞİRİN’in de babasıdır.

    Bir ara aynı sokakta eski miletvekili ve belediye başkanımız Recep YILDIRIM da beyaz eşya satan bir dükkân açmıştı..Tabii ilerleyen yıllarda Matbaacı Ziya SEZGİN’in  açtığı dükkândan da bahsederek bir döneme damgasını vuran Sayılı sinemasına  geçmeden önce Akyazı’da 1960 ve 1975 yılları arasındaki sosyal hayattan bahsedelim:           O yılların sosyal hayatında kahvelerde akşama kadar oyun oynamak, maçlara ve sinemalara gitmek önemli yer tutardı.Sinemalar deyince Akyazı’daki ikinci bir kışlık sinemadan bahsedelim:Bu sinema, Dokurcun durağı karşısındaki Ak Parti binasının olduğu yerde olan Ünlütürk Sineması idi.Sahibi Ninoğlu Ali ÜNLÜTÜRK’tü. Sayılı Sineması gibi kışlık sinemaydı. O döneme göre locaları ve balkonuyla güzel bir sinemaydı. Hatta içini bölmüşler ön tarafını birinci mevki  diye ayırmışlardı Çünkü önden seyretmek daha ucuzdu..

     Şimdi söz sinemalardan açılmışken hani sosyal hayat demiştik ya şöyle bir Adapazarı’na uzanalım ve oradaki sinemalardan bahsedelim: 1960 ve 1975 yılları arası sinemaların altın dönemini yaşadığı yıllardır. O yıllarda Adapazarı’nda altı kışlık sinema vardır. Üçü yerli, üçü yabancı film oynatırdı. Saray,Atlas,Yıldız Sinemaları yerli film; Melek,Fitaş ve Yeni Sinema yabancı film oynatırdı. Yeni Sinema daha ziyade kovboy filmleri oynatırdı Melek ve Fitaş sinemaları macera filmleri oynatırdı. Bütün sinemalar iki film oynatırve bu filmler  bir hafta vizyonda kalırdı. Bütün sinemalar hafta sonu geldiğinde dolardı.Biz bile akşamları minibüs tutar ,sinemaya giderdik. Genellikle tercihimiz Melek Sineması olurdu Daha kaliteli filmler oynatırdı. Bir de sinemanın bitişiğinde pastane vardı. Film aralarında gider, pasta yer, limonata içerdik Sinemada beyaz perdenin önünde kalın bir perde daha vardı. film başlamaya yakın ağır ağır açılır,bizi bir heyecan sarardı. Artık keyifle seyretmeye hazırdık. O yıllarda bir sinema kültürü vardı.Sinemaya gelenler takım elbise giyip gelirlerdi Herkes bir şıklık yarışındaydı. Bir de afiş ressamları vardı, ufak afişi büyütür, müşteri çeksin diye ön tarafa asarlardı.

      Şimdi sinemaları bırakıp bir zamanlar sosyal hayatımız olan maçlara geçelim:Tabii ki Sakaryaspor’dan bahsedeceğiz.Sakaryaspor’dan bahsetmeden önce şehir stadından bahsedelim: O yıllarda stat, karşılıklı iki beton tribünden ibaretti. Kapalı kale arkası yoktu. Zemin topraktı. Yazın maçtan önce belediye arabası girer, toz kalkmasın diye ıslardı. Kışın da çamurdan geçilmezdi. O yıllarda Sakaryaspor’un kendi sahasında maçı varsa pazar günü Akyazı’da bir canlılık yaşanırdı. Sabah erkenden kalkılır, Adapazarı’na maç seyretmeye gidilirdi. Minibüsler çarşıdaki parkın önünden kalkardı.On beş dakikada bir minibüsler dolar,akın akın maç seyretmeye gidilirdi. Sakarya- spor ikinci lig kırmızı grupta mücadele veriyordu.O zamanlar şimdi süper lig dediğimiz birinci lig ve bir de ikinci lig vardı. Daha üçüncü ligler kurulmamıştı. O dönem Sakaryaspor’un maçından önce muhakkak bir amatör maç oynanırdı. O dönemde Akyazı’nın iki amatör takımı vardı: Akınspor ve Gençlikspor. Eğer Sakaryaspor  maçından önce Akyazı takımlarının maçları varsa erkenden gidip maçları seyredilirdi.Gerçi o dönem amatör maçlar şimdiki ikinci lig maçları ayarındaydı.Çok kuvvetli amatör takımlar vardı. Yıldırımspor,Demirspor,Donatımspor,Şekerspor g çok güçlü takımlardı..Maçlar çok zevkli ve çekişmeli geçerdi.

      Akyazı’mızın iki güzide amatör takımı var demiştik.Akınspor’un  Gençlikspora göre biraz daha mali durumu düzgündü, futbolcuları da Gençlikspor’a göre daha iyiydi. Ben futbol oynamadım; fakat seyretmeyi çok severdim. onun için her iki takımında maçlarını sürekli izlerdim.Ben Gençlikspor taraftarıydım.Kulübe üye bile olmuştum. Renkleri siyah beyaz olduğu için Gençlikspor’u tutardım.Bir de sanki gariban takımıymıs gibi bir algı oluşmuştu. Bu yüzden de  Gençlikspor’u tutardım.

    Şimdi biraz da o dönem Sakaryaspor’da top oynayan futbolculardan aklımızda kaldığı kadar bahsederek noktayı koyalım..Kalede Fuat vardı. Pıçır İsmet,.Metin Fıçıgil, Beşiktaş’tan gelen Sarı İhsan,Beşir,Rıfkı,.Musa vardı. Daha sonra Fenerbahçe’den gelen ünlü kaleci Hazım,Antalya’dan gelen Erdal,Altın Kafa Muammer Adatepe,Deve İhsan,Mikail..ve Şeref Başoğlu vardı.Bir de Akyazı’mızın yetiştirdiği Mehmet Kopya, Arap Yetkin Bayraktar ve Paşa İhsan top oynamıştır.

      Evet, bu sinema ve maç bölümlerini anlattıktan sonra tekrar kaldığımız yere, Sayılı Sinemasına geri dönelim: Sinemanın sahibi Hasan Sayılı Amcadır..Burhan,Cavit  ve Mustafa adında üç oğlu vardır. Sinemayı Hasan Amca ve iki oğlu Burhan ve Mustafa ile birlikte işletmektedirler. Sinema tahmini 400 kişilik civarındadır.Ortada büyük bir soba vardır. Borular her iki tarafa da uzatılmıştır.Soba deyince Hasan Amcanın meşhur olmuş bir sözü vardır. Kışın sinemanın önüne çıkar ve müşteri çekmek için:” Soba yanay,Ayhan Işık oynay” derdi. Sinema sahnesi ilk yıllar kare şeklindeydi. Sinemaskop film geldiği zaman yukardan aşağı uzun bir perde inerdi. Daha sonra tadilat yapılmış, sahne genişlemiş , uzun bir perde olmuştu..Sinemanın yan tarafinda uzun bir koridor vardı Sigara içme yeriydi, girişte localar vardı. Aileler loca kiralayıp orada film izlerlerdi. Bir de büfe vardı.Büfede simit,gazoz ve tost satılırdı. Gazozlar Metin TEMEL’in ve Gazozcu Necati dayımın gazozlarıydı. Büfede uzun yıllar Lokantacı Osman ATACAN  çalışmıştı. Gişede bilet kesme işinin genellikle Mustafa Sayılı yapardı. Bilet parası bir liraydı. Bazı parası çıkışmıyan çocuklar olurdu.50 kuruş veya 75 kuruşları olurdu. Onları da film başladıktan sonra içeri sokarlardı. Kapıda “ Jandarma Ali Abi” dediğimiz Ali GÜNAYDIN durur, biletleri yırtardı. Karşısında da bir belediye zabıta memuru durur ve biletleri yırtıyor mu diye bakardı. Film başlayınca sigara içmek yasaktı. Zabıtalar dolaşır, sigara içenleri dışarı atarlardı. Çarşamba günleri beş film oynardı.Sinemaya sabah giren akşamüstü çıkardı.

       Evet, şimdi sinemanın en önemli kişisi TEK’ten emekli Zeki ÖZKAT’ın babası Makinist Bekir Usta’ya gelelim. Bekir Usta uzun gür sakallıydı. Sinemada makinistlik yapardı.Film oynarken bazen ses kesilir, herkes koro halinde “Bekir Usta, ses!” diye bağırırdı.Bir de sinemanın elektrik işlerine bakan parmakları kesik Mehmet Abi vardı. O zamanlar sinemanın balkon kısmı ailelere ayrılmıştı. Akşamları aileler giyinir kuşanır, sinemaya giderlerdi. Kimseler de rahatsız etmezdi.Herkes filmleri  efendi gibi seyrederdi. O zamanlar filim seyretme kültürü başkaydı. Seyirciler, onlara güzel gelen sahnelerde alkışlar, kötü sahnelerde ıslık çalarlardı. Yeni bir film geldiği zaman fayton kiralayıp filmin afişini arkaya yapıştırır ve  köy köy gezip anons yaparlardı. Sinemanın yanında Burhan Abi’nin kahvesi vardı. Kahveyi Ali KILIÇKESER ve  Fuat Abi çalıştırmıştı.” Hiristonun Kahvesi” derlerdi, tipik bir esnaf kahvesiydi. Kahvenin arkasında Yazlık Sayılı Sineması vardı. Kahvenin  yanında da Bekir Usta’nın motor tamir dükkânı vardı.

      Akyazı’daki yazlık sinemalara gelince Yazlık Sayılı Sinemasından başka  Sümerbank Sokağında Işık Sineması,Tavukçu Aygün’ün bulunduğu Küpçü Pasajının arka bahçesinde olan sinema ve şimdiki kaymakamlık binasının yanında Bozok Sineması vardı. Sayılı Sinemasını yazarken bazı bölümleri unuttuk. Onları da hatırlattıktan sonra yazımıza son verelim O yıllarda sinemalarda zaman zaman düğünler yapılır, ara ara da konserler gelirdi. Zamanın sanatçıları Cem Karaca, Muzaffer Akgün,Bedia Akartürk,Ahmet Sezgin gibi sanatçılar gelip sinemada konserler vermişlerdir.

     Bu yazıda sinema ve maçlara fazla yer verdiğimizde Sinema Sokağının karşı tarafını  yazamadık.İnşallah bir dahaki yazımızda karşı sırayı da yazıp tamamlarız  Bir dahaki yazıda buluşmak üzere Allah’a emanet olun. Bu yazıda ismi geçip rahmetli olanlara Rabbim rahmetiyle muamele etsin inşallah!

02 Mar 2021 - 18:16 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Akyazi.net Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akyazi.net hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Akyazi.net editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Akyazi.net değil haberi geçen ajanstır.

02

Kazım Mert - Bülent Bey,

Yazınızda, "Gazozlar Metin TEMEL" ve "Gazozcu Necati Dayım" dan bahsetmişsiniz. Gazoz koleksiyonu yapıyorum ve gazoz tarihini araştırıyorum. Sizinle Metin Bey ve Necati Bey'in gazoz üretimi ya da satışı, hangi markayı sattıkları ile ilgili görüşmek istiyorum. Bu konuda yardımcı olabilir misiniz rica etsem. Kazım MERT [email protected]

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Mart 13:00
01

Tellal Sabri mahd - Bülent abi ağzına sağlık emeğine saygılar yardımcı olmak istediğim konular var görüşelim sevgiler saygılar 5322127272 erc kardes

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Mart 00:43