Akyazı Nostalji yazıları -7-

Geçenki yazımızda ilk ve ortaokul anılarımızdan söz etmiştik.Şimdi tekrar esnaflarımızdan bahsedeceğiz. Şimdiki yazımıza çarşı içindeki parkın arka tarafında bulunan 99 depreminde yıkılan beş katlı kaymakamlık ve adliye binasının önünden başlayarak yine eski Halkbank şimdi Denizbank’ın arka tarafındaki ve Baraka Cami’nin civarındaki esnaflardan söz edeceğiz.

Kaymakamlık binasının önünden çarşı tarafına gelirken köşede büyükçe bir trafo vardı. Bu trafo o zamanlar Akyazı’nın bazı yerlerine elektrik sağlıyordu. Fakat zaman zaman patlayınca günlerce elektriksiz kalıyorduk. Bir zaman sonra da bu trafoyu kaldırmışlardı. Bu trafonun yanında manavlık ve bakkallık yapan Dursun KALİÇ’in kendine ait iki katlı binası vardı. Babası Şakir Amca ile beraber çalışırlardı.Çocukları Kemal ve Hüseyin daha küçüktüler.Dursun KALİÇ’le aynı zamanda meslektaştık. O yıllarda Skoda kamyoneti olan üç beş esnaftık.Her sabah Adapazarı’na hale gidip sebze meyve alırdık.İlerleyen yıllarda o civarda bulunan bütün binalar istimlak edilince Dursun KALİÇ karakolun karşına taşınıp çocuklarıyla güzel bir market açmıştı.Daha sonraları oradan çıkıp şimdi Baraka Cami’nin yanındaki kendi binalarına taşınmıştı.Halen orada Kaliç Market olarak devam ediyorlar.

    Tekrar Dursun KALİÇ’in eski binasına geri dönelim: Dursun KALİÇ’in yanında önceleri Süleyman HACİM  kasap dükkânı açmıştı.Süleyman Abi, çok dürüst  ve aynı zamanda çok iyi bir kasaptı. Daha sonraları kapatıp çarşı içinde komşum Kasap Hasan YILDIRIM’ın yanına gelip beraber çalışmışlardı. Süleyman Abi oradan çıkınca aynı yere Öğretmen Hayri YILDIZ tuhafiye ve konfeksiyon üzerine dükkân açmıştı.Hayri  Hoca hem öğretmenlik yapmış hem de dükkânı uzun bir zaman çalıştırmıştı.

     Bina iki katlı demiştik.Binanın ikinci katında iki büro vardı.İlk büroda  Derici İdris KILIÇ’ın oğlu Coşkun KILIÇ’la Nihat KÖK’ün muhasebe büroları vardı.Her ikisi de çok iyi muhasebecilik yaparlardı.Zaten o yıllarda fazla muhasebeci de yoktu.Öbür büroda ise Akyazı’nın eski terzilerinden Süleyman AKIN’ın terzi dükkânı vardı.Bina istimlak edilince o da karşı tarafa Hasan MANGIR’ın yanına taşınmıştı.

   O binanın yanında da iki katlı bir bina daha vardı.Bu binanın ikinci katı o yıllarda Özel İdare Binası olarak uzun yıllar kullanılmıştı. Alt katında dört dükkân vardı.İlk dükkanda o yıllarda yazıcılık yapan Şeref CANBAZ’ın bürosu vardı. Şeref Abi yarı avukat gibiydi.O yıllarda Akyazı’da fazla avukat olmadığından vatandaş,mahkemeler gibi resmi yerlerde olan işlerini yaptırmak için Şeref CANBAZ’ınki gibi yazı evlerine başvururdu.Şeref Abi’nin yazıhanesinde kalın kalın kanun kitapları doluydu .Bazı ufak tefek davalara girdiği de olmuştur.Şeref Abi bir ara Ömercikler Mahalle Muhtarlığı da yapmıştır.

      Şeref Abi’nin yanında yine akyazının en eski berberlerinden Arif KARACA’nın dükkânı vardır.Arif Abi ,çok konuşkan güler yüzlü çok pratik bir berberdi.Tıraş olmaya gelenlerle uzun uzun sohbet ederdi.Arif Abi, bir zamanlar As Akyazıspor’u çalıştıran Antrenör Cumhur KARACA’nın babasıdır.

     Arif Abi’nin yanında daha önce Hasan MANGIR’ın yanında  şekercilik,helvacılık ve bakkallık yapan İdris DARCAN’ın dükkânı vardı.Çarşıdaki durduğu eski bina yıkılınca buraya taşınmıştı.Dükkânda oğlu Cemal ve kızı Ayten dururdu.Genellikle de kızı Ayten dururdu.İdris DARCAN’ın yanında Akyazı’nın köklü ailelerinden Bekir KARCI amcanın kahvesi vardı...Kahvede genellikle cami cemaati otururdu.

       Tam köşede tek katlı bir binada kısa bir dönem Alaattin YILDIRIM lokanta açmıştı.Yanında da Mehmet ÖZMERT’in nalbur dükkanı vardı.Ordan öteye de dükkân yoktu .Baraka Cami’nin sırasındaki köşe başında Eski tek katlı ahşap bir kahve vardı.Kahveyi Boşnak Ali dediğimiz Ali ÇAVDAROĞLU çalıştırırdı.Buraya da daha ziyade cami cemaati gelirdi.Garsonluğunu da Kuzuluk’ta trafik kazasında vefat eden Nermi FIRTIN yapardı.Bu kahvenin çarşının arka tarafındaki sırada yanında üç dört tane eski tek katlı ahşap yazı evleri vardı. Vatandaşlar bunlara gelip resmi yerlerdeki işler için ücret karşılığında dilekçe yazdırırlardı.Bu yazı evlerinin sahipleri Ahmet TAYLAN, Fehmi ULUCAN, vergi dairesinden emekli Emir ÖZALP ve  Emekli Adliye Zabıt Kâtibi Cevdet Bey idi.

        Bu yazıhanelerin karşısında Elektrikçi İhsan KAHYAOĞLU’nun elektrik malzemeleri satan dükkânı vardı. İhsan Abi önceleri berberdi.Sonraları  Akyazı’nın en eski elektrikçilerinden olan Puna köyünden Selahattin TOP ile elektrikçi dükkânı açmışlardı.

        Bu yazı evleri sırasından devam edelim: Yazı evlerinin az ilerisinde Akyazı’nın eski terzilerinden Vasfi ANIL’ın dükkânı vardı.Vasfi ANIL’ın karşısında yine Akyazı’nın en eski kunduracılarından olan kardeşi Cemalettin ANIL’ın dükkânı vardı.Cemalettin Abi,çok eski bir kunduracıydı.Sipariş üzerine çok sağlam ayakkabı yapardı.Halen aynı yerde oğluyla beraber devam ediyor. Öbür oğlu Muhsin, bir ara muhtar adayı olduydu.Yanlarında Fehmi SOĞANCI ile Hilmi SOĞANCI’nın çalıştırdığı ve bir zamanlar gözde bir meslek olan nalbant dükkânı vardı .Niye gözde dedik? Çünkü 60’lı yıllarda çok fazla araç olmadığından ulaşım faytonlarla, nakliye işleri ise at arabalarıyla yapılırdı. Dolayısı ile çok sayıda at vardı .Hatta ilçemizde beş altı tane nalbant vardı..Hepsi de iyi iş yapardı.Sonradan nalbant dükkanının olduğu yere arkadaşımız Dişçi Burhan bina yapmıştı.Onun yanında boşluk vardı.O boşluğa Nalbur Seyfi SAYAN depolar yapmıştı.Yine onun yanında Veyis ATABEK amcanın evi vardı.Altında Terzi Nizam Abi’nin dükkânı ve bir de atölye vardı.

    Tekrar Baraka Cami’nin sırasına geri dönelim: Köşedeki kahvenin yanında “Süslü Hoca” diye bildiğimiz İmam Sabri SOFUOĞLU’nun yazıhanesi vardı.Burada hac ve ümreye gidenlere yardımcı olurdu.Yine yanında geçtiğimiz günlerde vefat eden Adapazarı Belediye Meclis Üyesi Ahmet ÖZBUDAK’lara ait iki katlı bir bina vardı.İkinci katı bir ara tapu dairesi olarak hizmet vermişti.Alt katında Terzi Mecit UYGUN’ un kayınpederi olan Dava Muhakkiki Mustafa FINDIK amcamızın yazıhanesi vardı.O da diğer yazı evleri gibi davalara bakar,dilekçeler yazardı.Yanında orman işletmesi avukatı olan Sadi Bey vardı. Birlikte çalışırlardı.Şimdi  aynı yerde Kaliç Market var.

    Geldik Baraka Camiine.Şimdi camiye geçmeden önce neden Baraka Cami denildiğini kısaca anlatayım:Gerçi eskiler bilir de yeni kuşak bilmeyebilir.60’lı yıllarda orası boş bir arsaydı. Pazarcı kamyonları oraya park ederdi. Bir de panayır zamanı orada çadırlar kurulur, sigaralara halkalar atılırdı.1967 depreminde eski Gazi Süleyman Paşa Cami yıkılınca cami sıkıntısı baş gösterdi. İşte o boşluğa geçici olarak tamamen kalın saç demirden baraka şeklinde oval bir cami yapıldı.Uzun yıllar orada ibadet edildi. Baraka şeklinde yapıldığı için ismi Baraka Cami olarak kaldı .İmamlığını uzun yıllar “Süslü Hoca” olarak tanınan değerli hocamız Sabri SOFUOĞLU yapmıştı. Müezzinliği de “Abaza Enver” olarak tanıdığımız ve geçenlerde vefat eden Enver YILDIRIM ile Yusuf BAKIR hocamız yapmıştı.Yıllar sonra Baraka Cami yıkılıp yerine şimdiki cami yapılmıştı. Tabii ismi de Merkez Çarşı Cami olarak değişmişti.

       Evet Baraka caminin öyküsü böyle...Caminin yanında çocukluğumuzun geçtiği, bizim de çok sevdiğimiz  ve bisiklet kiraladığımız Bisikletçi Mehmet Dinç amcamızın tek katlı dükkânı vardı.

Çocukluğumuzda 25 kuruşa üç tekerlekli bisiklet kiralar, o zamanki tahta sergilerin bulunduğu yerde tur atardık. Şimdi aynı yerde İsmail KAHYAOĞLU’nun halı dükkânı var.

        Evet, bu dükkânla birlikte Baraka Cami ve civarındaki esnafları bir nebze de olsa anlatmaya çalıştık. Bir dahaki yazımızda başka yerdeki esnaflarımızı anlatmak üzere Allah’a emanet olun. Rabbim, bu yazıda ismi geçip rahmetli olanlara rahmetiyle muamele etsin, mekânları cennet olsun inşallah.

Bülent Özder

14 Şub 2021 - 22:57 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Akyazi.net Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akyazi.net hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Akyazi.net editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Akyazi.net değil haberi geçen ajanstır.

05

ALİ BAŞOL - BARAKA CAMİİ NİN CİVARI ANLATILINCA KALİÇ MARKETİN KARŞISINDA 60 YILLARDA ADO NUN KIRAATHANESİ GÖZÜMÜN ÖNÜNE GELDİ. ÇARŞAMBA GÜNLERİ İÇİ DIŞI TIKA BASA DOLU OLURDU. BÜLENT KARDEŞ YAZILARINIZA DEVAM EDİNİZ. AKYAZININ TARİHİNİ TEKRAR YAŞAYALIM. AYRICA ANLATTIĞINIZ MUHİTİN ESKİ YILLAR AİT BİR FOTOĞRAFINI KOYABİLİRSENİZ DAHA DA ANLAMLI OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM. YİNE DE YAZABİLDİĞİNİZ KADARI İLE OLUMLU BİR HABER.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Şubat 14:51
03

Mehmet AYDOĞAN - 1970'li yııllarda evlerde TV yoktu. Nail Sarıhan abinin dükkanının vitrinindeki TV'den Muhammet Ali'nin boks maçını nasıl heyecanla izlerdiysek, Bülent arkadaşın yazısını da aynı heyecanla okuyorum. Akyazıya selamlar. Öğretmen Mehmet AYDOĞAN- GEYVE

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Şubat 09:36
04

Bülent Özder - @Mehmet AYDOĞAN 03 nolu yoruma cevabı: TEŞEKKÜR EDİYORUM HOCAM

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Şubat 16:07
02

s. yıldırım - @s. yıldırım 01 nolu yoruma cevabı: Ben bayrak atmıştım...özür dilerim bu nasıl oldu acaba

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Şubat 12:19