Selçuk Özdağ...Geçmiş olsun, Allah tekrarını göstermesin...

Şiddetin her türlüsünü reddetmeliyiz...Heleki bir insanın evinin kapısında saldırıya uğramasının mazur görülecek yanı yoktur...Orada ailesi vardır , yakını vardır vesaire...Türk kültürüne, ahlaka, izana sığmaz.

Buraya kadar yazdıklarımın unutulmaması dileğimle...

Altını çizerek  diyorum ki ,

Hakikaten bu hareketin delisi çoktur...

Deli olduklarından değil...

Delirtilmeye müsait samimi  duygulara sahip olduklarından...

Davalarına , dava arkadaşlarına ,  büyüklerine saygı , sevgi ve  sadakatteki  hududsuzluk...

Ülkücü Hareketi ; göz0nü budaktan esirgemeyen milyonlarca delisiyle var etmiş  , etmeye de devam edecektir.

Bir takım edep yoksunu , çakal soylu gafiller...

Bedel ödemeden kabadayılık yapmak adına...

Sırf yürekleri yetmediğinden...

Cumhurbaşkanına sallayamadıkları içindir ki,

Sabah kapıya polislerin dayanacağını bildiklerinden...!

Sistematik bir şekilde..!

Ellerine  mikrofon geçtiğinde  , karşılarına birkaç kamera dikildiğinde...

Veya bir kürsüye , televizyon kanalına çıktıklarında..

Bilhassa sosyal medyadan...

Ağıza alınmayacak hakaretleri...

Akla ziyan yalan , dolan kurgu ve hikayeleri...

İçinde iftira, içinde küfür,  içinde her türlü şerefsizliği barındıran desise sarmallarıyla...

Sırf Milliyetçi Hareket Partisi ve lideri Devlet Bahçeli için uydurup uydurup endam edenler...

ÜLKÜCÜLERİN KİMYASIYLA kasten ve bilerek oynamaktadırlar.

Çünkü bu hareketin delisinin çok olduğunu iyi biliyorlar...

Buralardan fitne çıkarmak , kaos yaratmak , mağduru oynamak...

Tek çıkar yolları olmuştur.

Seksen öncesine mi dönüyoruz ?

Gibi sorularla Türk Milletinin dimağına tefrikayla endişe zerk etmeye çalışan bu güruha ...

Bırakın kırkbeş yıl öncesini hatırlama veya hatırlatmayı ...

Sorun şu SEROK BEYE ,

Daha beş yıl önce Ankara 'da , İstanbul 'da patlayan bombalarla yüzlerce insanın öldüğünü , onlarca polisin şehit olduğunu  bu millet   unuttu mu ?

Ülkücülerin Kırk beş yıl öncesine dayanan bir hesabı yoktur.

Yokken dahi zindanlarda , idam sehpalarında , C5 lerde, zulüm kalelerinin duvarlarında yaşadığı işkencelerinin izleri duruyor...

Peki...

Beşiktaş 'ta şehit düşen polislerin hesabını Allah'ın huzurunda kimler , nasıl vereceklerdir?

Velhasıl dostlar...

Garip olan, dün Erdoğan ve Bahçeli iki ayrı ucun insanıydı...

Birbirlerini çok ağır ithamlarda bulunmuşlardır..

Ve bugün Cumhur ittifakı adı altında yan-yana, omuz omuzadırlar...

Ben ikna oldum , başkaları olmamıştır...

Saygı duyarız...

Fakat Bahçeli Erdoğan ittifakına itirazı,

Geçmişin söylemlerine indirgeyerek alaya alıp eleştirenler...

Bugün,  Kılıçdaroğlu ve Davutoğlunun geçmişteki pozisyonlarına körlük etmesinler...

Selçuk  Özdağ ve halen  iyi partide bulunan  bazı ülkü devlerinin geçmişteki sövüşmelerini de  unutmasınlar...

Öyle başkalarına haram, onlara  gelince helal uymaz racona..

Neyse dostlarım yine uzun ve ince yordum sizi...

Hakkınızı helal edin...

Keşke siyasette evvela dillerimize hakim olsak..

Gerisi kolay olacak ama...

Ama...

22 Oca 2021 - 01:44 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Akyazi.net Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akyazi.net hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Akyazi.net editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Akyazi.net değil haberi geçen ajanstır.