60’lı Yılların Akyazı Nostalji yazıları-3

Bir önceki yazımız biraz kısa olmuştu, bu yazıyı biraz uzun yazıp aradaki açığı kapatalım. En son çarşı içindeki Terzi Mehmet’in binasında kalmıştık. Binaya geçmeden önce Terzi Mehmet’ten biraz bahsedelim:

Terzi Mehmet Dönmez,Artvin Yusufeli’den Akyazı’ya göç etmiştir. Önce Seyfeler,köyüne  yerleşmiştir.Elektrikçi Nuri Bilgin ve SEDAŞ’tan emekli Ali Bilgin’in dayıları, Mermerci Yusuf Çokal’ın,dedesi olurdu.Daha sonra şimdi Kılıçoğlu Düğün Salonunun ve Belediye Aşevinin olduğu yerde ev yapmıştır.Çocukluğumuz aynı mahallede geçtiği için her gün bahçesinde oynardık. İki katlı,bahçesi çimenlik olan çok güzel, büyük bir evdi. Sonradan Madanoğlu okuluna doğru giderken sol tarafta aynı tip sekiz-on tane bodrum kat üzeri evler yapmıştı.O döneme göre güzel evlerdi.”Terzi Mehmet’in Evleri” derlerdi.Terzi Mehmet,ev yapıp satardı

   .Şimdi çarşı içindeki yaptığı üç katlı binasına dönelim: Binayı Bina yapılmadan önce orada Kazım Okay adında Acem asıllı bir amcamızın ağaçtan yapılmış bir büfesi vardı. Büfede tekel bayiliği,manavlık ve  av malzemeleri bayiliği yapardı.Tekel bayiliği yaptığı için tek tek sigara da satardı. Gönül adında komiser bir oğlu vardı.Kahveci Ali Çetin’in damadı olurdu. Terzi Mehmet’in dükkânı da onun yanındaydı.  Sonra şimdiki üç katlı binayı yapmıştı..

      Şimdi oradaki dükkanları tek tek anlatalım : Bina, dediğimiz gibi üç katlıydı...Yukarı çıkan merdivenin yanında ilk olarak, Yeni Cami’de muhtarlık yapan Ramis Turhan’ın babası Ali Turhan, ayakkabı boya salonu açmıştı. Daha sonra aynı yerde, Akminare Camiinde uzun yıllar imam hatiplik yapmış ve oradan emekli olmuş İsmail Özkan hocamız kuruyemiş dükkanı açmıştı. İsmail Hoca aynı zamanda çok yakın komşumuzdu. Yıllarca komşuluk yaptık .Çok muhterem ,güler yüzlü bir hocamızdı . Saim ,Zahit ,Hüseyin adında üç oğlu vardı. Zahit ile Hüseyin öğretmendi,. Saim, Yonca Süt Fabrikasında muhasebeci olarak çalışıyordu. Zahit, sonra Bankalar Caddesinde “Çiğdem Kuruyemiş” dükkânı açmıştı. İsmail Hoca’dan sonra aynı yerde “Hacı Abi” dediğimiz Antrenör Ali Osman Uygun da kuruyemiş dükkânı açmıştı....Onun yanında Yuvalak’tan Selim Özkan’ın bakkal dükkânı vardı .Selim Abi, güzel bir bakkal dükkânı işletiyordu. Aynı zamanda  çakmak işi de yapıyordu. Oğlu Selim de aynı işi, aynı yerde uzun yıllar devam ettirdi..O yıllarda çakmak tamiri ve çakmaklara gaz doldurma işi pek revaçtaydı. Öyle şimdiki gibi çakmak bolluğu yoktu. Yollarda çakmaklara gaz dolduranlar vardı.

      Selim Özkan’ın yanında bir dönemin en güzel berber salonlarından “Kardeşler Berber Salonu “ vardı. Rafet ve Saffet Koşar kardeşler çalıştırıyordu. Akyazı’nın en iyi iş yapan, popüler berber salonuydu. Dükkânın içine girelim : Dükkânda dört koltuk vardı .İlk koltukta Rafet Abi,ikinci koltukta Saffet Abi tıraş ederdi. Üçüncü koltukta o zamanlar kalfa olan Halil Özdemir ,dördüncü koltukta Foto Ferit’in oradaki Fotoğrafçı Ayhan’ın babası Aydın Yılmaz tıraş ederdi. Çırakları da İsmail Bodur’un oğlu Aydın Bodur’du.......

   Şimdi merdivenlerden ikinci kata çıkalım: İkinci kata çıktığımızda sağ tarafta Akyazı’nın ilk noterliği vardı.Noter, Nevzat Silahşör’dü Karşısında çarşıya bakan tarafta Muhasebeci Ertuğrul Öztürk’ün bürosu vardı. Muhasebeci Oktay ile Haldun Kavasoğlu onun yanında yetişmişlerdi.  Ertuğrul Abi bizim de muhasebecimizdi. Zaten o dönemde üç beş tane muhasebeci vardı. Ertuğrul abi, çok dürüst ve sevilen bir insandı. Söz Ertuğrul Abi’den açılmışken biraz ondan bahsedeyim : Ertuğrul Öztürk, bir dönem belediye başkanlığı yapmıştı. 1977 Yerel seçimlerinde CHP’den belediye başkanı seçilmişti. Akyazı’da eski pazar yerinde Halk Ekmek Fabrikası açtı, Yeni Cami’de ilk kantarı kurdu . O zamanlar kamyonlar uzak yere gidip kantara giriyorlardı. Belediye bahçesine tanzim satış yerleri açtı.                                                                           .     Yine aynı yıllarda Bankalar Caddesinde Akbank’ın yanında şimdi Kav Oto Galerisinin olduğu yerde birçok kişinin bir araya gelip ortak olduğu, başkanlığını Manifaturacı Halit Boztepe’nin yaptığı “Birikim Market” adında bir market kurulmuştu . Akyazı, ilk defa güzel bir marketle tanışmıştı ;sepet arabaları raflar çok güzel bir görüntüydü. Fakat fazla uzun sürmedi, iki yıl sonra kapandı. Markete para yatıranlar bayağı bir sıkıntı çekmişlerdi. Daha sonra 12 Eylül 1980 darbesiyle Ertuğrul Öztürk’ün belediye başkanlığı son bulmuştu. Bu satırların yazarı olan ben de Ertuğrul Öztürk’le beraber belediye meclis üyeliğinde bulunmuştum.

      Şimdi tekrar binanın ikinci katına geri dönelim : Ertuğrul Öztürk oradan taşındıktan sonra orası ikiye bölündü. Yarısını Türk Hava Kurumu tutmuştu.  Yarısını da ilçemizin en efendi,sevilen sayılan insanlarından, bir dönem MHP den belediye başkan adayı olan Mimar Mühendis Hünkâr Baykal tutmuştu. Hünkâr Baykal rahmetli olana kadar orada çalışmıştı.

 Şimdi üçüncü kata çıkalım :Üçüncü kat TÖBDER  adında sol görüşlü öğretmenlerin kurduğu bir dernekti. Oraya “solcu” diye tabir ettiğimiz öğretmenler çıkardı Zaten o dönemde polisler bile POLDER ve POLBİR  adında iki dernek kurmuştu. POLDER solcu, POLBİR ise  sağcı polislerin derneğiydi.12 Eylül darbesinden sonra hepsi kapanmıştı. TÖBDER’in  ocakçısı ise Anahtarcı Mehmeti’n babası Ziya İnce idi.

    Terzi Mehmet’in yanında Yuvalak’tan İsmet Helvacıoğlu’nun binası vardı Buraya ilk defa Adapazarı’ndan gelen Demir Usta adında biri gelip ıslama köfte dükkanı açmıştı Akyazı’ya ilk ıslama köfteyi Demir Usta getirmiştir Özlem Lokantası sahibi İbrahim Bodur onun yanında yetişmiştir.Daha sonra aynı yerde Hasan Sağlam, Kâmil Bodur, İbrahim Bodur üç ortak lokanta açmışlardı.

      Buraya geçmeden Hasan Sağlam hakkında bir parantez açayım : Hasan Abi’nin ilk lokantası Değirmenler Caddesinde Pastaneci Hamdi Sezer’in olduğu yerdeydi .1962-1963 yıllarındaydı. Lokantadan sonra Hamdi Abiler pastane açtı. .

   Tekrar üç ortak tarafından açılan lokantaya dönelim: Üç ortak olarak ilçemize uzun süre hizmet ettiler. Kâmil Bodur’la İbrahim Bodur kardeştiler .Bir de Hamit Bodur vardı. Daha sonra Kamil Bodur ayrılıp taksicilik yaptı. İbrahim Bodur da çarşı içindeki Özlem Lokantasını açmıştı .Kâmil Bodur, taksicilik yaparken üzücü bir trafik kazası sonucu genç yaşta hayatını kaybetmişti.

      Şimdilik buraya bir nokta koyalım Bir dahaki yazıda kaldığımız yerden devam edeceğiz inşallah! Sağlıcakla kalın ! BU YAZIDA İSMİ GEÇİP RAHMETLİ OLANLARA, RABBİM RAHMETİYLE MUAMELE ETSİN İNŞALLAH!

28 Ara 2020 - 01:44 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Akyazi.net Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akyazi.net hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Akyazi.net editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Akyazi.net değil haberi geçen ajanstır.

03

Ali̇ Başol - BÜLENT BİZE UNUTTUKLARIMIZI HATIRLATTIN. SAYENDE AKYAZIYI YENİDEN YAŞIYORUZ.

AKLINA KALEMİNE SĞLIK.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Aralık 22:13
02

Tarafsız - Halk ekmek İstanbulda 1978 de. Ankarada 1981 de kurulurken o tarihte akyazımızda halk ekmek kurulmuş olması gerçekten şaşırttı beni. Valla helal olsun

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 28 Aralık 11:50
01

MEHMET AYDOĞAN - BÜLENT YAZILARININ DEVAMINI BEKLİYORUZ.

TERZİ MEHMET AMCA HATRI SAYILIR BİR KİŞİYDI. BABAM VE KEPÇECİ MEHMET ALİ AYDOĞAN'IN BABASI OLAN AMCAM, TARLA ALMAK İÇİN BANKADAKİ PARALARINI ÇEKMEK İSTERLER. ELLERİNDE AYNI BANKADAN ALDIKLARI, BANKA CÜZDANI OLDUĞU HALDE MEMUR "Kefil getirin." der. BABAMLAR TERZİ MEHMET AMCAYA GİDERLER. TERZİ AMCA BANKANIN KAPISINI ARALAR, İÇERİ GİRMEDEN "Bu çocukların parasını verin." der. MEMUR SAYGIYLA AYAĞI KALKAR VE GEREĞİNİ YAPAR.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Aralık 09:10