60'lı Yıllarda Akyazı-2

60’lı yılların nostalji yazılarına devam ediyoruz. Bu yazıda elimizden geldiği kadar o yılların Akyazı Adapazarı çalışan minibüs ve otobüslerinden ve şoför esnafından söz edeceğiz.

O zamanki arabaların kalktığı yer, çarşının çıkışında şimdi Kenan Sofuoğlu Parkının önündeki meydandı. Bu meydanda aynı zamanda 23 Nisan, 29 Ekim gibi milli bayramlar da kutlanırdı. Bu meydanı yazmadan önce size birinden bahsedeceğim : Belki seyahat ederken ondan simit gazoz almışınızdır..Remzi Kardeş adında bir amcamız vardı, çarşının çıkışında parkın köşesinde simit tezgahı vardı Adapazarı’na gidip gelenlere simit, gazoz satardı. Bir tarafı hafif felçliydi. Boyacı Sabri Kardeş’in ve “Yanık Kâmil “ dediğimiz çarşı içinde kestane satan Kamil Kardeş’in büyükleriydi.

İşte bu Remzi Kardeş’in üç oğlu vardı. Bir oğlunun kafasında bir lira büyüklüğünde beyazlık olduğu için ona “Sakar” derdik, Adnan adında küçük oğlu vard.ı Ona da “Ado” derlerdi Küçükken esnaflar ona şarkı söyletip harçlık verirlerdi. Büyük oğlu bir döneme damgasını vurmuş. Kırkpınar büyük orta başaltı birincisi olmuş , Akyazı Akbalık güreşlerinde her zaman birinci olan yağlı güreş ustası Albay Kardeş’ti . Albay Kardeş,çok kıvrak çevik bir pehlivandı. Sonra Manisa’ya göç etti, orada belediyede zabıta olarak çalıştı.

Tekrar minibüslerin kalktığı meydana geri dönelim: Meydanın park tarafındaki yere otobüsler dizilirdi. Otobüsler Papatyalarındı. Otobüsler burunluydu, üstünde eşya koymak için bagaj kısmı vardı .Otobüsleri çalıştırmak için l şeklinde bir demiri motorun altına sokar ve çevirmek suretiyle çalıştırırlardı .

Akyazı Adapazarı arası yol ücreti otobüsler yüz elli kuruş, minibüsler iki buçuk liraydı .Genellikle yolcular otobüsleri tercih ederlerdi. Otobüslerin yanında orta yerde minibüsler dururdu.

O dönemin minibüslerinden bahsedelim: İlk olarak Japon Süleyman dediğimiz amcamızın mavi renkli beş kişilik Ford taksisi vardı.Bu taksi çok hızlı giden seri bir arabaydı .Süleyman Amca, kısa boylu ve çok pratik bir insandı. Ben Ada’ya giderken onu tercih ederdim .Cevdet adında bir oğlu vardı .

Şimdi biraz ara verip size bir pastaneden bahsedeceğim, bakalım kaç kişi hatırlayacak?1964 yıllarında Kastamonu’dan gelen Tahsin Çoban adında birisi Akyazı’da pastane açmıştı. Pastane Bankalar Caddesindeki Belül Eczanesinin oralarda bir yerdeydi. Bir şubesi de Büfeci Asım Ceyhan’ın şimdi dönerci olan yerindeydi .Bu pastane o yıllara göre çok lüks ve güzeldi. Revani tatlısı meşhurdu, güzel iş yapıyordu. Sonra babasının adı bir taciz olayına karıştığı için dükkânları kapatıp Akyazı’yı terk etmişlerdi.

Tekrar konumuza geri dönelim : O yılların minibüsleri “Naysa ,Feka, Commer “ gibi arabalardı . Şoför esnaflarından Şarlo Nihat Aşan vardı, aynı zamanda dayım olurdu. Kırmızı bir Naysa’sı vardı Ayrıca Zafer adında birinin de Naysa’sı vardı “Fifi Faik” dediğimiz Faik Kardeşin de Naysa’sı vardı. Bu Faik kardeşin Vahit, Ruhi ve Nuri adlarında üç kardeşi daha vardı. Hepsi kahvecilik yaparlardı Birde Hilmi Çayır’ın Fekası vardı .

Bu Naysa arabaları pek hızlı değildi; hatta şöyle bir rivayet anlatılardı: Bu Naysa’lar üretimden çıktığı zaman mühendisler beğenmemiş ve “Oldu bir sefer neyse!” demişler. Sonra neyseyi Naysa anlamışlar, isim de öyle kalmış.

Fakat Feka minibüsler çok güzel çok seri arabalardı, taksiden farkı yoktu. Bir de Çapkın Kemal’in Commer marka koldan vitesli minibüsü vardı .Parkın öteki ucunda da Chevrolet (Şavrole) taksiler vardı...Burko Muzaffer ve Gebzeli Salih’in Şavrole taksileri vardı. Bunlar da yolcu taşırlardı. O zamanlar E- 5 dediğimiz yol daha açılmamıştı. Yol güzergâhı Ormanköy- Çatalköprü-Budaklar-Çökekler hattıydı. Yollar asfalt değildi. Arnavut kaldırımı denilen kesme taşlarla yapılan yoldu .

Akyazı arabalarının Adapazarı’ndaki kalktığı yer şimdi Adapazarı Kaymakamlığının olduğu yerdeydi. Küçük bir terminaldi. Aynı zamanda orası süpürgecilerin çarşısıydı.

Yıllar sonra E- 5 yolu açılınca artık yeni yoldan gidilmeye başlanmıştı. Artık slogan da değişmişti. Muavinler şöyle bağırıyordu : “Yeni yoldan Adapazarı, yeni yoldan Adapazarı!”

Ben bu yazıda sembolik olarak dört beş arabadan ve şoför esnafından bahsettim. Tabii ki daha çok araba ve esnaf vardı. Ben o dönemi az bir şey yansıttım, siz de bildiklerinizi ekleyebilirsiniz ....

BU YAZIDA İSMİ GEÇİP VEFAT EDENLERE RABBİMDEN MAĞFİRET DİLİYORUM MEKANLARİ CENNET OLSUN İNŞALLAH.

Bülent ÖZDER

25 Ara 2020 - 00:00 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Akyazi.net Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akyazi.net hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Akyazi.net editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Akyazi.net değil haberi geçen ajanstır.

03

Mehmet Aydoğan - Naysa ve taksilere binemezdik. Çünkü 2,5 L. pahalı. Akyazı Maliyesinden emekli Hasan Gümüş ile Adapazarı'na sinemaya gidiş geliş parası denkleştirdik. Adapazarı'na sinemaya gittik. Çıkışta Yenicami durağına geldik. Mavin "Akyazı, Akyazı..." bağırıyor. Ücrete zam gelmiş. Otobüse binmeye paramız yetmedi. Mavine de söylemeye utandık. Söylesek belki eksik parayla da götürürdü. Ama çocukluk... Adapazarı'ndan Akyazı'ya yayan yürümeye karar verdik. Erenler-Etbalık'a kadar geldik. Arkamızdan bir kamyon gelip durdu. Şoför "Çocuklar ben kamyona karoser yaptırmak için Akyazı'ya gideceğim. Nasıl gidebilirim.?" diye sordu.. "Biz de Akyazı'ya gidiyoruz. Eğer götürürseniz karoser atölyesini gösteririz." dedik Adam kabul etti. Akyazı'da bizim mahalledeki Ata Karosere getirdik. Şimdiki gençler, Avni Özsoy'un petrolünden çarşıya yayan yürümüyor. Hey gidi garibanlık hey...GEYVE'DEN AKYAZI'YA SELAMLAR... Öğretmen Mehmet AYDOĞAN

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 27 Aralık 17:36
01

Ali̇ Başol - BÜLENT KARDEŞİM SENİ KUTLARIM. ESKİLERDEN TELLAL SABRİYİ ANLAT. TARİHİ SÖYLEYİP GÜNÜNÜ BİLEN ZİYAYI ANLAT. ESKİLERİ ANLATMAYA DEVAM.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 26 Aralık 01:01
02

Halit Kaymak - @Ali̇ Başol 01 nolu yoruma cevabı: Tarihi bilen ziyayı bende tanıyorum. Allah rahmet etsin mekanı cennet olsun.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 26 Aralık 21:49