Muharrem ayı ve Aşure günü

Muharrem ayını önemli kılan en önemli sebeplerden birisi de bu ayın onuncu günü olan Aşure günüdür.

Aşure günü, birçok peygamberin hayatında önemli yeri olan olayların gerçekleştiği bir gündür. Ancak Peygamber Efendimizin sevgili torunu Şehitlerin efendisi Hz. Hüseyin Kerbelâ’da şehit edilmesi de bu güne tesadüf etmiştir.

 Ancak bütün Müslümanları üzen bu müessif olaydan ders alınmalı, Müslümanlar olarak birlik ve beraberlikten, Kur'an ve sünnetten ayrılmamalı, bu olay Müslümanlar arasında husumetin ve kırgınlığın sebebi yapılmamalıdır. Bizlere düşen görev, yanlış ve üzücü hadiselerden ders alarak, onların tekrar yaşanmaması için, kardeşlik bağlarını güçlendirmek bir ve beraber olmaktır.

Dinimizce bu ayda yapılan ibadetlerin faziletli kabul edilmesi de bu ayın değerini yüceltmiştir. Hz. Peygamber (s.a.s.) Muharrem ayında oruç tutulmasını tavsiye etmiş, bu ayda tutulan orucun “Ramazan’dan sonra en faziletli oruç” olduğunu bildirmiştir. (Müslim, Sıyâm 202) Hz. Peygamber (s.a.s.) bu ayın onuncu günü yani Aşure gününde oruç tutulmasını tavsiye etmiş, kendisi de bu orucu tutmuştur. (Buhârî, Savm, 69; Müslim, Savm, 127) Ancak Peygamber Efendimiz (s.a.s.), Yahudilerin de aynı gün oruç tuttuklarını öğrenince bir gün öncesiyle birlikte yani Muharrem’in 9. ve 10. günlerinde bu orucun tutulmasını tavsiye etmiştir.İşte bu gibi özelliklerinden dolayı Muharrem ayı, Hz. Ömer’in hilafeti döneminde Müslümanların Mekke’den Medine’ye hicretinin esas alındığı hicrî takvimin başlangıcı kabul edilmiştir.

İslam dini haram aylar uygulamasıyla; zulüm ve haksızlıkların kol gezdiği, hırsızlık, gasp ve cinayetlerin bolca işlendiği, kavga ve savaşların hiç eksik olmadığı bir çağda, insanları belli dönemlerde durup düşünmeye, savaşların meydana getirdiği tahribatın farkına vararak muhasebe yapmaya davet etmiş ve bunun için uygun bir ortam oluşturmayı hedeflemiştir.

Sonuç olarak; Allah’ın ayı olan Muharrem ayı Kur’an ve hadislerde övgüyle bahsedilen insanlar tarafından hürmet gösterilen bir aydır. Muharrem ve diğer hürmetli aylar, bizlere barışı ve kardeşliği hatırlatmalı ve dünyada kalıcı barışın sağlanması için somut adımların atıldığı bir zaman dilimi olarak değerlendirilmelidir. Bu duygu ve düşüncelerle; Muharrem ayının ve Yeni 1442’nci Hicrî Yılın başta Dostlarımız, Türkiye’miz olmak üzere İslam âlemine ve tüm insanlığa Sağlık, Barış, Huzur ve Yeni Bereketler getirmesini Yüce Allah'tan niyaz ederim.

Allah'ım;Yaraları saran sensin, Hüzünleri gideren sensin,

Acıları dindiren sensin, Kalplere huzur veren sensin, Hastalara şifa, dertlilere deva veren sensin, Tevbeleri kabul eden sensin,  Bu cumayı hepimizin affı ve mağfireti için hayırlara vesile kıl...

Cuma’nın Feyzi bereketi üzerinize olsun. Selam ve dua ile...

Abdullah Keskin- İmam Hatip

28 Ağu 2020 - 00:27 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Akyazi.net Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akyazi.net hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Akyazi.net editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Akyazi.net değil haberi geçen ajanstır.

01

Vatandaş Kemal - Aşureyi sevmiyorum. Nasıl yiyorsunuz. Anlamıyorum.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Ağustos 15:32