17 Ağustos 1999...Saat 03.02..Dehşet verici bir gürültü...

Devamında sosyo-ekonomik boyutuyla Türk Milletinin, tarihi boyunca yaşadığı en büyük deprem... Ölümle burun burunasın...

Sanki etrafın silahlı insanlarla  çevrilmiş ve tetiklere basılma emrini bekliyorlar...

Aman dilemenin faydası yok...

Birazdan kesin öleceğini biliyorsun...

Sadece   ölmenin  nasıl birşey olduğunu merak ediyorsun...

Ahirete yolculuk başlamış...

Hangi kapıdan girip nereden çıkacak , ilk neyle karşılacaksın...?

Kırkbeş saniye içinde  sert ve yıkıcı sarsıntıların bende yarattığı ruh hali tamamıyla bundan ibaretti.

Haricinde yaşanan veya korku haliyle yaşandığı zannedilen binlerce esrarengiz hikâyeler, dramlar....

Allah böyle bir felaketi bu millete bir daha yaşatmasın.

***

Şehirler arası yolların dahi kesildiği ilk evrede akılda kalanlar;

Arama kurtarma ekiplerinin üstün kahramanlıkları...

Elektrik ve suların kesildiği ilk başlarda hastaneler ve sağlık görevlilerinin fedakarlıkları..

Çadır / Battaniye ve gıda yardım kamyonlarının, sabahın ilk ışıklarıyla ilçe merkezlerinde hazır oluşudur.

***

Daha sonraki dönemde prefabrik evler...

Deprem kredileri...

Şehir altyapılarının bütünüyle yenilenmesi...

Akabinde Yenikent /karaman/ camili ve korucuk gibi devasa yeni yerleşim alanlarında modern konut kentlerin kuruluşu ...

Yenikent ve Korucuk araştırma hastanelerinin kısa sürede  tamamlanması..

Yıkılan okulların / devlet ve adliye binalarının yeniden inşası ...

Buna keza Düzce ,  Kocaeli ve Yalova il ve ilçelerinde de yaraların aynı şekliyle sarılması...

Türkiye ekonomisinin can damarı üç vilayette vergi terkinleri  ...

Hazinemizin belini iyice bükmüştür.

***

Evet dostlarım yazıya nerden başlayıp nereye geldiğimin farkındayım...

O günleri yaşayanlar biliyor..

Hele hele gecesini gündüzüne katan valiler/ kaymakamlar/ vekiller / bakanları hatırlayın...

Hiç unutmuyorum Dsp sakarya milletvekili Ramis Savaş'ın,

2002 seçimleri nihayetinde yüzde bir oy alması öyle bir kalbini kırmış ki...

Düzenlediği son basın toplantısında " varsa bana hiçkimse hakkını helal etmesin , ancak bende kimseye hakkımı helal etmiyor ve siyaseti bırakıyorum " diyerek hem siyasete hem de millete küsmüştür...

Peki bu adam haklı miydi?

Evet , bu adam gibiler çok haklıydılar..

Çünkü...

O kadar çok dedikodular uyduruldu  ki...

Deprem yardımarının çarçur edildiği...

Yolsuzlukların yapıldığı...

Hatta memur maaşlarının deprem paralarıyla ödendiği...

Ve benim aklıma şuan gelmeyen bir dünya yalan ve iftiralar ...

Millet iradesinde taban tutunca...

Ve bunlara mukabil hiç haketmediğiniz muameleye mahkum edilirseniz...

Valla değil halka insan, anasına /babasına/evladına bile küser...!

***

Hepinizin  bildiği  hükümeti yalayıp yutmakla meşhur bir haber kanalı var...

Dün bakkalın birinde gözüm kulağım ilişti...

Hâlâ deprem paralarının o dönemde memur maaşlarına kullanıldığını iddia ediyor...

Halbuki ak parti  iktidarının   Bingöl depreminde  yaptığı  yardim ve konutları ballandıra ballandıra anlatıyor...

Yazıklar olsun...

Allah ıslah etsin , yalan makineleri ...

Kedi bir tarafını görmüş de  yara zannetmiş...

Yahu gördüm Bingöl'ü...

Akyazı kadar bir yer...

Doksanların Türkiyesinde ...

Üç yamalı/ üç parçalı /üç yıllık hükümeti...

Asrın depremini...

Utanmadan arlanmadan kalkın ...

Yirmi yıllık tek başına hükümetin kedi püskülü kadar yaşadığı depremle mukayese edin... Emin olun dostlarım...

Bu yalama takımı şu  Amerikan aksanlı televizyon kanalı kadar  fitnecilik yapıyor...

Bu kadar seviyesiz ve çapsız yayın politikası bana göre iktidara zarar ettirir / fayda göstermez.

Vesselam.

Sabahınız hayırlı gününüz aydın Türk Devleti ve milleti var olsun Amin

18 Ağu 2020 - 12:29 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Akyazi.net Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akyazi.net hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Akyazi.net editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Akyazi.net değil haberi geçen ajanstır.