32 yıl sonra 'O' koltuğa yine oturdu

Medyabar ve Tv 264’den Ekrem Ürdüç Karapürçek’in genç belediye başkanına sordu ,İşte merak konusu olan Karapürçek belediye başkanı Çoruhlu ve verdiği cevaplar  

32 yıl sonra 'O' koltuğa yine oturdu
32 yıl sonra 'O' koltuğa yine oturdu
+4
Haber albümü için resme tıklayın

32 yıl sonra 'O' koltuğa yine oturdu

Enerjisi, heyecanı, içtenliği, sıcakkanlılığı, sarığı ve sakalı ile dikkat çeken Karapürçek Belediye Başkanı Murat Mehmet Çoruhlu ile oldukça keyifli bir söyleşi gerçekleştirdim. Sakarya siyasetinin sürpriz isimi olarak adlandırılan Çoruhlu ile makamında sohbet ettim.  

Medyabar ve Tv 264’e yapacağı hizmetleri anlatan Karapürçek’in genç belediye başkanına sordum ve cevap verdi.  

13 yıl önce tanıştığı sarıklı yaşam tarzını, siyasete bakış açısını, hayata geçirmeyi düşündüğü projeleri ve hizmetlerini anlattı. 32 yıl önce yine kendisi gibi belediye başkanı olan babasının koltuğuna 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda oturan Başkan Çoruhlu, “32 yıl önce çocukken oturduğum bu koltuk bana nasip oldu. Hatırlamıyorum, çocuktum, sanırım çok dua ettim” dedi.



Başkan Çoruhlu’nun ifadelerinde yine dikkatimi çeken husus belediye bünyesinde kuracağı istişare kurulunda seçim yarışına girdiği diğer partilerin adaylarının sürekli görüşlerini almak isteği oldu. Eğer bunu başarırsa Karapürçek siyasi yönetim tarzında örnek bir ilçe olarak ön plana çıkar.

Karapürçek Belediye Başkanı Murat Mehmet Çoruhlu ile kahve keyfi eşliğindeki söyleşimiz..
 Kamuoyu sizi çok merak ediyor, biraz kendinizi tanıtır mısınız?    

    

1981 yılında Karapürçek ilçesinde doğdum. İlk, orta ve lise eğitimini Karapürçek'te tamamladım. Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünden mezun oldum. Yaklaşık 20 yıldır Karapürçek'te inşaat, zahire ve kereste sektöründe faaliyette bulunuyorum. Evli ve iki çocuk babasıyım.

32 yıl sonra 'O' koltuğa yine oturdu

Daha önce siyaset yaptınız mı?

Daha önce MHP’de Mehmet Erdoğan ve Orhan Ünver dönemlerinde il yöneticilikleri yaptım ama yine de pek aktif değildim.

Şimdi siyasete girmeye nasıl karar verdiniz?

Mütevazi bir yaşantım vardı. Bir yıl öncesine kadar siyaset düşünmüyordum. Mevcut durum ve insanların isteği üzerine siyasete girme kararı aldım. Burası bir hizmet kapısıdır, belediyeleri böyle görürsek bunun sevabına nail olabilmek istedim. Allah bize nasip etti, inşallah kolaylığı da nasip eder diye dua ediyoruz.

Şu an da hayal ettiğiniz mesleği mi yapıyorsunuz?

Evet. İnşaat Mühendisiyim. Ata mesleğim diyelim. Dedem müteahhitti, babamda teknikerdi ve o da müteahhittlik yaptı.  Hatta ben üniversitede tercihleri yaparken ilk tercihim eczacılıktı. İkinci tercihim yoktu. Babama sormuştum o da, inşaat yaz dedi ve oldu. Sonradan sevdim mesleğimi, hakkını vererek yapmaya çalışıyorum.

Sakarya’da yaptığınız yapılar var mı?

Evet var. Adapazarı, Serdivan ve Karapürçek ilçelerimizde ve belediyelere ait yerlerde oldu. Genelde yap-sat olarak çalışıyorum.

Belediye Başkan Yardımcılıklarını atadınız mı?

Hayır atamayacağım. Ben belediye başkan yardımcılıklarını siyasi görüyorum. Bu kadrolara ayrıca maaş ödeyemeyiz. Ben buradaki tüm personele zamanla iş dağılımı yapacağım. Her bir personelimiz başkan yardımcısı gibi çalışacak.

Belediye meclisinde encümen ve komisyon üyeliklerinin dağılımları nasıl oldu?

Bulunduğumuz makam ve oturduğumuz koltuk adaleti gerektiriyor. Bizde mecliste adaletli olmak istedik. Hz. Ali ‘Devletin dini adalettir’ buyurmuş. Biz adaletli davranmak zorundayız. Karapürçek’te encümen üyelikleri 6 AK Parti, 5 Yeniden Refah ve benimle birlikte 6’ya 6 eşitlik vardı. Hem komisyonları, hem de meclisi oluştururken, eşit bir şekilde olmasına gayret ettik. Burası küçük bir yer, hepsi arkadaşımız, dostumuz. Hepsi Karapürçek’in menfaati için çalışacak insanlardır. O yüzden hiç parti gözetmedik dağılım yaparken, adaletli bir şekilde yaptık. Bundan sonra da aynı şekilde yani adaletli yürümeyi düşünüyoruz

32 yıl sonra 'O' koltuğa yine oturdu

Peki neden Yeniden Refah Partisini tercih ettiniz ?

Hayat tarzıma uyuyordu açıkçası. Bir de genel başkanım beni olduğum gibi kabul etti.

Genel Başkan Fatih Erbakan ile hiç görüştünüz mü?

Ben Türkiye genelinde partimizde adaylığı açıklanan ilk 50 belediye başkanından bir tanesiydim. Genel merkeze çağırıldık. Orada genel başkan yardımcılarından bir kaçı, ‘Ya böyle sarıklı sizi sahneye çıkartamayız’ dediler.  Bende ‘Başvuru sürecinde de böyleydim beni biliyorsunuz’ dedim. Onlar kabul etmedi, fotoğraf çekilmeyelim o zaman dedim. Benim ismim anons edilsin, gideyim çalışayım dedim. Orada genel başkana durumu anlatmışlar. Genel başkanım da ‘Olur mu öyle şey o bizim adayımız’ diyerek tepki göstermiş. Kendisi Allah razı olsun, sahneden inerek yanıma geliyor ve ‘Gel seninle bir fotoğraf çektirelim’ diyor. Genel başkan yardımcıları bundan çekinirken, kendisi yanıma geliyor, koluma gidiyor ve bana dua ediyor, en iyi şekilde milli görüşü temsil edeceğimi söylüyor. Bu bana çok vefalı bir davranış geldi.

Seçimden sonra sizi aradı mı?

Aradı, tebrik etti, geleceğini de söyledi. Yakın bir zamanda hayırlı olsun ziyaretinde bulunacağını söyledi.  Vefa borcum var kendisine. Bizi olduğumuz gibi kabullendi. Çünkü benim mevcut şeklim şemalim siyasi bir özür gibi gözüküyor. Sanki bir yara bereymiş gibi algılanıyor. Genel başkanım bütün yara beremiz ile birlikte beni olduğum gibi kabul etti bizi. Çok teşekkür ediyorum kendisine..

Gerçekten başkan seçileceğinize inanıyor muydunuz?

Seçilmeyeceğimi hiç düşünmedim.


İlçenin kurucusu olan rahmetli babanıza, size ve ailenize büyük bir teveccüh var Karapürçek’te. Bu sevginin hikmeti nedir?

Bazı yerleri geziyorduk. Gittim bir kapıyı çaldım oy istedim. Bana dedi ki; ‘Oğlum ben Çoruhlu’nun oğluna vereceğim’ dedi. Beni tanımıyor bile. Bazı jenerasyonda yine farklı iletişimler yaşadım. ‘Ben sana babanın hürmetine oy veririm’ diyenler oldu. Babamın iyiliklerinin dokunduğu insanlarla karşılaşmak beni çok mutlu etti. Çok duygusal bir süreçti. Belki ben, babamın oğlu olduğum için objektif bakamayabilirim ama çok insan bana babamın iyiliklerini anlattı. Ben bu seçimi kazandıysam yarı yarıya babamın yaptığı hizmetlerin etkisi oldu diyebilirim. İnsanlar ona güvenerek, hiç olmazsa 10’da 1’i kadar olur düşüncesiyle bana oy verdi.

32 yıl sonra 'O' koltuğa yine oturdu

Babanızın adını taşıyorsunuz size neden kendi ismini vermiş?

Eski inanış gereği bilirsiniz, yaşayan bir insan çocuğa ismini verdiğinde uzun yaşar denirmiş. Benden önce doğan bir ablam, bir abim bebekken vefat etmişler. Acıları yaşayınca da babamın ismi olsun istemiş ninem. Babamda nüfusa kaydederken, karışıklık olmasın diye ‘Murat’ ismini ilave ettirmiş.

Sakarya’daki belediye başkanlarından en uzun boylu olan siz siniz sanırım boyunuz kaç cm? Sporla uğraştınız mı?

Bilal Soykan’da benim boyuma yakındır. Benim 1,93 cm boyum var. Zamanında spor yaptık onun etkisi oldu. Voleybol oynuyordum.

Az bir oy farkıyla seçim kazanmak nasıl bir duygu?

Evet, 50 oyla seçimi kazandım. Rakip AK Partinin adayını çok severim. Karapürçek’teki bütün adaylar, CHP’nin ve diğer partilerin adayları hepsi benim arkadaşım ve dostumdur, değerli insanlardır. Hatta belediye bünyesinde istişare kurulu oluşturup, yapacağımız işlerde onların görüşlerini almak istiyorum. Rekabet ettiğimiz insan değerli bir insandı. AK Parti yüzde 65 oy alan bir parti. Bizimde bu vesileyle seçimi kazanmamız kolay olmadı ama herkesime hitap ettiğimiz için, AK Partililerden, CHP’lilerden ve farklı görüşteki insanlardan oy aldım.

Peki, sizce 50 oy farkı nasıl oldu?

Oradaki 50 fark şöyle oldu. Oy pusulasına bakarsanız insanların çoğu Saadet Partisi amblemi ile Yeniden Refah Partisi amblemini karıştırmışlar. 300’e yakın böyle karışan oy var, amblemler birbirine benzediği için. Ama demokrasi bunu gerektirir, 1 oyla da, bin oyla da kazanılsa fark etmez. Allah bize nasip etmiş. Hep dua ettik.

Seçim sürecinde sarıklı başkan adayı olarak gündeme geldiniz, bundan rahatsızlık duydunuz mu? Seçildiniz ve hizmet ederken sarık nedeniyle yadırganacağınızı düşünüyor musunuz?

Düşünmüyorum. Benim oy potansiyelimin yüzde 70’i hep genç nüfus. 35 yaş altı gurubu. İnsanlar değişim istedi. Sadece projelerimize baktılar, ben gençlere sadece projelerimi anlattım. Genelde bizim için ne yapacaksın, Karapürçek için ne yapacaksın diye sordular. Haricinde bazı insanlar çok tepki gösterenler oldu. Böyle olmaz, sarığı çıkar, sakalı kes dediler.


İnsanların alıştığı politikacı görüntüsünden farklı bir profille ön plana çıkıyorsunuz..

İnsanlar alıştığı bir politikacı kisvem yok. Marjinal bir görüntü sergilesekte aslında orijinal olanın ben olduğunu düşünüyorum. Niye derseniz. Büyük çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede yaşıyoruz ve kisvem islamiyete aykırı değil. Milliyetimize baktığımızda veya eskilere bakın bütün yöneticilerin görüntüleri benim görüntümdür.  Aslında öz olan bu, tahrif edilmiş olan görüntü diğer görüntüdür. İnsanlar buna alışmışlar ama herkesi olduğu gibi kabullenmek gerekiyor. Ben ya olduğun gibi görün, ya da göründüğü gibi ol sözü çizgisinde gitmeye çalışan biriyim. Ben olduğum gibiyim, başkası gibi görünmeye çalışmıyorum, kandırmıyorum insanları.

Bu yaşam tarzınız siyasetinize engel olmayacak mı?

Siyaset yapacağım diye ne kendimden ödün veririm, ne inançlarımdan, ne de siyasetin gereğini yapmaktan çekinirim. Bu sarık veya sakalım hizmetlerime engel değil. Hizmetleri takım elbise kravat değil, sakal ve sarıkta değil, insanlar yapar. Bu benim kendi yaşam tarzım. İnsanlar tepki gösterebilirler, açığız ve politika bunu gerektirir. Her eleştiriye eyvallah diyoruz. Tepki gösterilse de, belli bir yerden sonra insanların hizmetlerimize bakacaklarını düşünüyorum.

Bu yaşam tarzına ne zaman ilgi duymaya başladınız?

13 yıldır ben böyleyim ondan öncede ibadetlerimi hep yapardım. Araştırdım, okudum ve sünnetin gereğini yapmak istedim. Unutulmuş bir sünneti yaparken, peygamber efendimiz (s.a.v)’in hadisi vardır. ‘Unutulmuş bir sünneti uygulayan 100 şehit sevabı alır”. Ben bir sakalım var diye 100 şehit sevabı kazanacağım, sarığım var diye 100 şehit sevabı kazanacağım diye düşünüyorum. Niye bu sevaplardan olayım. Müslüman akıllı olmalı ve kendi karını düşünmeli. Bende kendi karımı düşünüyorum. Farklı görüşlere saygım var ama beni de olduğum gibi kabul etsinler. Ön yargılı davranmasınlar. İnşallah insanlara yaptığımız hizmetlerle, böylede oluyor muş görüntüsü çok önemli değilmiş dedirteceğiz.

Herhangi bir vakıf, tarikat veya cemaate mensup musunuz? Diye sorduğum Başkan Çoruhlu gülerek cevap veriyor.

Yok yok değilim. Sadece cami cemaati üyesiyim. Karapürçek merkez cami ve köy camilerine mensubum.

Büyükşehir meclisinde olsun, il içi ve dışında görev yaparken olsun bu yaşam tarzı sizi zorlar mı? Yadırganacağınızı hissediyor musunuz?   

Ben 13 senedir böyle halkın içerisinde dolaşıyorum zaten. Bütün arkadaşlarımın yanına, resmi kurumlara böyle girebiliyorum. Kimse beni yadırgamıyor. Toplumun içerisinde benim görüntümde olan var zaten.

TBMM’nin kurulurken seçilen milletvekillerine dikkat çeken Başkan Çoruhlu…

Kurucu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’de bile 30’a yakın sarıklı, sakallı ve cübbeli temsilcilerimiz vardı. Bu arada benim cübbem yok. Cübbeyi çıkarttı diyorlar, ama ben hiç cübbe giymedim onu da düzeltelim. İnsanların beni yadırgayacağını zannetmiyorum. Biz kendimizi güzel tanıtıp, aktarabilirsek bu ön yargıları yıkarız inşallah.

İlçede bazı resmi törenlerde olacak, milli bayram vs. olacak bunlara katılma, ya da katılmama gibi bir ikilem yaşıyor musunuz?

Eğer insanlar ben oraya, yani törenlere katıldığımda benden rahatsız olacaklarsa, vekillerimi gönderebilirim. Niye ben rahatsızlık vermemek adına bunu yapmak isterim. Yoksa benlik bir durum yok, katılırım. Zaten milliyetçi kökenden geliyorum. Benim için milli bayramlarımız çok değerlidir. Ama insanlar bundan rahatsız olacaksa, katılmam insanların kalbi kırılmasın diye.

32 yıl sonra 'O' koltuğa yine oturdu

Herkesin AK Parti Karapürçek’te tekrar kazanır düşüncesi vardı ve siz birden sürpriz olarak çıkarak seçimleri kazandınız. Seçim sürecinde ne gibi projeler vaat ettiniz?

Basınımıza bir serzenişte bulunayım. Biz küçük ilçe olduğumuz için hep geri planda kalıyoruz. Çok az konuşuluyoruz. Güzel projelerimiz var, bunlar pek gündeme gelmedi. Özellikle gençlerle biz bu yolu yürüdük ve projelerimize güvendiler. Ne vaat ettik. Bizim fon havuzu projemiz var. Bu havuzda yüzde 51 belediye, yüzde 49 halk ortaklığında gelir getirecek bütün yatırımlar olacak.

Ne olacak bu havuzun içinde?

Enerji alanında biyogaz tesisi düşünüyoruz mesela. Bu tesiste hem belediye, hem halk ortaklığı olacak. 10 milyonu olan bir gençte bu işe para yatırabilecek, bin lirası olan insanda bu işe para yatıracak. Biz talepleri toplarken sıfırla yüz bin arası imkanları az olan insanları dahil edip, daha sonradan iş adamlarına yönelmek istiyoruz. Neticede iş adamları bu havuza yatırım yapabilecek. Adaletli bir şekilde bu havuzu yöneterek, yatırımları değerlendirmek istiyoruz. Milli görüş belediyeciliğinde vardır. Devlet bana versin de, ben harcayayım denmez. Kendi gelir kaynaklarımızı oluşturalım, devlete omuz verelim istiyoruz. Devletimiz elhamdülillah çok güçlü bir devlet ama ne kadar yetişebiliyor. Hem sosyal belediyeciliğe, hem insanların ihtiyaçlarına ne kadar yetişebiliyor. Bu yükü belediyelerin omuzlaması gerekiyor. Biz kendi gelir kaynaklarımızı oluşturup, sosyal belediyeciliği üzerimize alarak yapmak istiyoruz. Bir iki sene zor bir süreç olacak belki ama, Allah izin verirse görevimizi tamamlarken, yani 5’nci yılın sonunda fazla fazla sosyal belediyecilik yapmak istiyoruz. Belediyeciliğin insana hizmet olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Biz yönetici değil, hizmetkarız anlayışını göstermek istiyoruz.

Başka ne gibi projeleriniz var ve ilk olarak hangisinden başlayacaksınız?
Çok var. 23 madde altında topladık. Karapürçek o kadar bakir ki, yani sizin aracılığınızla dillendirelim.  Bizim yapamayacağımız ama dillendireceğimiz bir konu var. Karapürçek, Sakarya’nın yetim ilçesi diyebiliriz. Bildiğim kadarıyla Marmara bölgesinde ana yolu köy yolu olan tek ilçe diyebilirim. Hepsine bakın Taraklı’nın bile 60 km yolu vardır. Duble yollar vardır. Karapürçek’in en büyük sorunu yoldur. Bizim bütçemizle aşılabilecek bir şey değil. Karayolları veya büyükşehirin el atması gerekiyor. Büyükşehir belediyemizden çok ricacı olacağız bu konuda elini taşın altına koyması için.

Yusuf Alemdar’ı yakından tanıdığını ve adaletli olduğunu vurgulayan Çoruhlu..

Yusuf Alemdar başkanı bir hayli rahatsız edeceğim bu hususta. Yalvarmak gerekiyorsa yalvaracağız, ağlamamız gerekiyorsa ağlayacağız. Bunun yapılması gerekiyor. Bu bizim hakkımız. Ben ayrıcalık istemiyorum, özellikle kendi belediyem adına hiçbir hususta ayrıcalık istemiyorum. Sadece adalet istiyorum. 60 kilometrelik yol yapılırken, 10 kilometrelik yol yapılması da adalettir bence. Adaletsizlik ortadan kalksın istiyorum. Her yağmur yağdığında suyumuz kesilmesin istiyorum, her rüzgar estiğinde elektriğimiz kesilmesin istiyorum. Karapürçek daha bu sorunları aşabilmiş değil. Yani yatırımlar hususunda hep görmezden gelinen ve ötelenen bir ilçeyiz. Evet, nüfus çok az ama burada da yaşayan insanlar Adapazarı’nda veya Serdivan’da yaşayan insanlardan daha değersiz değil. Benim için Karapürçek en değerlisi ve en iyi hizmeti hak ediyor. Elimden geleni de yapacağım.

Yeterli hizmeti alamazsanız ve ihtilaf yaşarsanız parti değiştirmeyi düşünüyor musunuz?

İhtilaf yaşayacağımızı düşünmüyorum. Yusuf başkanı çok iyi tanıyorum. Adaletsiz davranacağını düşünmüyorum, bundan zerre kadar şüphem yok. Diyelim ki hadi onunda imkanları kıt oldu, ülkemizin durumu ortada ve yapamadı diyelim, ben kendi imkanlarımla ne kadar yapabilirsem yaparım. Onun sözünü verdim ben. Terimin son damlası ve gücümün son noktasına kadar Karapürçek için mücadele ederim.  Bana negatif bir ayrımcılık yapılacağını hiç düşünmüyorum. Parti değiştirmeyi düşünmüyorum çünkü bir ahde vefam var Fatih Erbakan’a.  5 yılımı kendi partimde tamamlayacağım onlar beni atmazlarsa…

5 yılın sonunda tekrar aday olmayı düşünüyor musunuz?

Bugünden hiç öyle düşüncem yok. Ben siyasete bir meslek olarak değil, bir hizmet kapısı olarak görüyorum. Bize ahireti kazandırabilecek bir kapı. İnşallah bu 5 yılda verdiğim sözlerin hepsini yapabilirim. 5 yılın sonunda bir daha siyaset düşünürsem bu bir üst kategori içindir. Yani daha büyük projeler için olur. Eğer 5 sene sonra tekrar bu seçime girerim düşüncesinde olursam adaletli davranamam.

Rahmetli babanızın yarım bıraktığı bir iş var mıydı, varsa hangisi ve nasıl tamamlayacaksınız?

Allah rahmet eylesin babam çok vizyoner bir adamdı. Onun düşüncelerine daha yeni yeni geliyoruz. Mesela kapalı pazaryeri için arsa satın almıştı, inşaata başlanacaktı ve 20 yıl geçti hala kapalı Pazar yerimiz yok. Yeri milli eğitime verilmiş, şu an anaokulu var orada. Bu yıl yerini tespit edip,  yapmak istiyorum. Bunu ilçeme kazandırmak istiyorum Allah nasip ederse.

32 yıl sonra 'O' koltuğa yine oturdu


Bildiğimiz kadarıyla 32 yıl önce yine 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında babanızın koltuğuna oturmuştunuz ve şimdi seçilmiş başkan olarak yine o koltukta oturuyorsunuz bu nasıl bir duygu?’ diye sorduğum Başkan Çoruhlu gözleri sulanarak anlatıyor…

Bir aile dostumuz bana 32 yıl önceye ait olan bir fotoğraf, yani gazete küpürü yolladı. Ben unutuşum bile yani hatırlamakta zorlandım. Öğretmenim beni belediyeye getirmiş ve babamın koltuğuna oturmuşum. Büyük bir tevafuk oldu diyeyim. Çocuktum o yıl, dua mı ettim bilemiyorum ama Allah şimdi nasip etti tekrar bu görevi. Benim görevi devraldığım Orhan Yıldırım babamdan görevi devralmıştı, ben de Orhan Yıldırım’dan görevi devraldım. Çok duygulandım bu durumdan.


Belediyenin borcu var mı?

Borcumuz yok Allah’a şükür. Babam da devrederken parayla devretmiş, bende ihtiyaçlarımızı karşılayacağımız az bir miktarla devraldım.

Son olarak Karapürçek ve Sakaryalılara mesajınız var mı?

Dediğim gibi Allah bize hizmet etme kapısı açtı. Karapürçek’inde, Sakarya Büyükşehir’in de hizmetkarı olabiliriz. İnşallah bu işin hakkını verebiliriz. Herkesten dua istiyorum. Hakikaten zor çalışmaların içerisindeyiz.

Bu keyifli sohbet için yayın grubumuz adına sizlere teşekkür ediyorum..

Ben sizlere teşekkür ediyorum bana söz hakkı verdiğiniz için. 

Bu keyifli sohbet için yayın grubumuz adına sizlere teşekkür ediyorum..

27 Nis 2024 - 14:39 - Siyaset


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Akyazi.net Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akyazi.net hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Akyazi.net editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Akyazi.net değil haberi geçen ajanstır.