Ünlü deprem uzmanı İstanbul'da 8 şiddetinde deprem bekliyor! Peki Sakarya'nın hali ne olacak?

Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul'un Silivri ilçesiyle ilgili uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Görür, "Silivri'de 8 şiddetinde deprem bekleniyor. 8 şiddetinde ki bir deprem küçük değildir" dedi. Korkutan deprem açıklamasının ardından akıllara Sakarya'da ne olacak? sorusunu getrdi. İşte geçmiş yıllarda Sakarya'nın deprem karnesi...

Büyütmek için resme tıklayın

Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, bu sefer de İstanbul'un Silivri ilçesinde bir deprem olacağı hakkında bir uyarıda bulundu.

Prof. Dr. Görür, "Silivri'de 8 şiddetinde deprem bekleniyor. 8 şiddetinde ki bir deprem küçük değildir. Eğer, yüksek binalar yaparsanız, o binaların ara kesiti olan temelle zemin arasındaki ilişkiyi sağlayamazsanız, iyi mühendislik hizmeti vermezseniz, iyi malzeme kullanmazsanız, iyi planlama yapmazsanız Silivri'de evler zor ayakta kalır" ifadelerini kullandı.

8 ŞİDDETİNDE DEPREM BEKLENİYOR
İstanbul'da özel bir üniversitede yapılan sempozyuma katılan Prof. Dr. Naci Görür, önemli açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Görür katıldığı sempozyumda, Türkiye'nin çoğu bölgesinde şiddetli deprem olabileceğini ifade etti. Prof. Dr. Görür, bu depremlerin 4 ya da 5 şiddetinde değil 7 hatta 8 şiddetini bulabileceğini açıkladı.

Prof. Dr. Görür, "Türkiye'nin hemen hemen her yerinde deprem olacak. O¨yle 4'lük, 5'lik depremlerden bahsetmiyorum. 7 ve üzeri büyüklüğündeki afet niteliğinde depremler olacak. Dolayısıyla bu ülkede herhangi bir gece bir sabah kalktığınızda herhangi bir yerde büyük bir depremin olduğunu, binlerce evin yıkıldığını, insanımızın öldüğünü duyabilirseniz. Gerçek olan bu. Çözümü ise çok basit. Tek çözüm depreme dirençli yerleşim alanları oluşturarak, ülkemizdeki bütün yerleşim alanlarının depreme dirençli yapılmasını sağlamak. Bu mümkün değil gibi gözüküyor ama gayet mümkün. Örneklemek gerekirse, Kaliforniya, Japonya, Meksika hatta Brezilya, Arjantin, İtalya, Çin. Bütün buralarda depreme dirençli kentler oluşturulmuş¸, özellikle Endonezya ve çevresinde. Bu ülkelerde, Türkiye'deki depremlerden daha şiddetli depremler olduğu halde özellikle Japonya'da, 35 kişi ya ölüyor ya ölmüyor. Günlük yaşam bile değişmiyor. Deprem olmayan yer yok. Öncelikle bunu kabul edip, bilinçli davranmak zorundayız" şeklinde konuştu.

"DEPREMİN BÜYÜKLÜĞÜ VE ŞİDDETİ FARKLI"
Depremin büyüklüğü ve şiddetinin farklı şeyler olduğunu söyleyen Görür, bu ayrımın vatandaşlar tarafından hala tam olarak anlaşılamadığını ifade etti.

Prof. Dr. Görür, "Deprem büyüklüğünü şiddeti ile hep karıştırıyorlar. Depremin büyüklüğü deprem sırasında açığa çıkan enerjiyle ifade edilir. Örneklemek gerekirse; son yaşanan 7.7 büyüklüğündeki deprem tam 5 milyon ton TNT'nin yani patlayıcı maddelerinin aynı anda patlamasıyla eş değer bir enerji açığa çıktı. Açığa çıkan enerji neyse Güneydoğu'daki depremde o enerji çıktı. Onun için büyüklüğü 7.7 oldu. O büyüklük değişmez ama şiddet farklıdır. Diyelim ki Marmara'da Kumburgaz fayı üzerinde deprem oldu. Deprem esnasında Silivri sahilde olan biri bu depremi başka hisseder bir başkası o esnada Istranca tepesinde olsa deprem olduğunu anlamaz bile. Çünkü o kişi depremi 5 veya 4 büyüklüğünde hisseder. Yani deprem kaynağına ne kadar yakınsanız depremin şiddetini o kadar hissedersiniz. Ne kadar uzaksanız şiddetini daha az hissedersiniz. Sadece mesafe değil depremin büyüklüğüne veya derinliğine de bağlı" dedi.

BÜYÜK BİR YIKIM OLACAK
Ünlü deprem uzmanı, olası Marmara Depremi gerçekleştiğinde İstanbul'un adeta dümdüz olacağını ifade ederken, "Marmara depremi gerçekleşirse tek kelime ile yıkım olur. Altyapı yapı stoku, çevre tamamen imha olur. Bakın bu 11 kentte deprem oldu ya 11 kentteki yıkımı düşünün. Ondan çok daha fazla olur. Güneydoğu'da aşağı yukarı 100.000.000 ton moloz açığa çıktı. İstanbul'da bu birkaç 100.000.000 ton olur. Anormal bir yıkım olur çünkü kent yoğunluğu nüfus yoğunluğu kadar. Burada inşaat yoğunluğu da fazla olduğundan can kaybımız çok fazla olabilir. Mesela İstanbul'da 97 bin binanın tamamen çökeceği İBB tarafından yapılan çalışmalarda ortaya kondu. Bu demek milyonlarca insanın can güvenliği olmayacak. Göçük altında kalabilme tehdidi altında. 97 bin bina ne demek biliyor musunuz? Kabaca 10 bin bina üzerinden hesaplasak. 10 bin bina 5 katlı olsa 50 bin kat demek. Her katta 2 daire olsa 100 bin daire. Her dairede 5 kişi olsa 500 bin insan ölümlü vakaların yüzde 10 olduğunu kabul etseniz, demek ki 500 binlerce insan. Marmara böyle bir tehdit altında. Ve maalesef insanlar hala bunun farkında değil" şeklinde konuştu.

SAKARYA NASIL ETKİLENECEK?
Beklenen olası depremin nasıl bir sonuç doğuracağına yönelik simülasyonlar çalışılırken, Sakarya’da depremden en fazla etkilenen kentler arasından yer alıyor.

Deprem uzmanları, Marmara Denizi'nde gerçekleşecek olan olası bir depremden başta İstanbul olmak üzere, Kocaeli, Tekirdağ, Yalova, Bursa, Sakarya, Balıkesir illerinin büyük ölçüde etkileneceğini söylüyor.

17 Ağustos 1999 tarihinde Gölcük'te yaşanan sarsıntının İstanbul Avcılar'da bile yıkıma yol açtığını ifade eden uzmanlar, 200 kilometrelik büyük bir alanda etkili olacağını söylüyor.

DEPREME YETERİ KADAR HAZIR MIYIZ?
Yaşanması olası bir Marmara Depremi'nde Sakarya'ya en kolay yardım edecek olan şehirler de hasar göreceğinden, Sakarya'ya yardım gelmesinin zor olacağı öngörülüyor.

Bu nedenle deprem uzmanları, depremden az hasar alacak şehirlerdeki lojistik hazırlıkların iyi ve koordineli bir şekilde yapılmasının gerekli olduğunu söylüyor.

SAKARYA'NIN DEPREM KARNESİ
Sakarya'nın tamamı birinci derece deprem kuşağının merkezinde yer alıyor. Bu nedenle Sakarya'da ya da çevresinde bir deprem meydana geldiğinde Sakarya büyük ölçüde hasar alıyor.

Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde kalan Sakarya, 1943, 1957- 1967 ve 1999 yıllarında şiddetli depremlerle sarsıldı.

Yaşanan depremler ve şiddeti;
1943 Adapazarı depremi - 6,6,
1957 Sakarya- Hendek depremi - 7,1
1967 Adapazarı-Hendek Bolu- Mudurnu depremi - 7,3
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi - 7,4
12 Kasım 1999 Düzce depremi - 7,2

SAKARYA'DA ÜÇ İLÇE RİSKLİ
Uzmanlar, zemin ele alındığında Sakarya'nın üç ilçesinde büyük bir riskin olduğunu ifade ediyor.

Bu üç ilçenin de Sakarya'da yerleşimin yoğun olduğu Arifiye, Serdivan ve Adapazarı ilçeleri olması dikkat çekiyor.

30 Kas 2023 - 22:01 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Akyazi.net Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akyazi.net hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Akyazi.net editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Akyazi.net değil haberi geçen ajanstır.