Akyazı nostalji yazıları -56

Bu haftaki nostalji yazımızda şöyle bir 60’lara, 70’lere gidip eski günleri ilkokul zamanlarını gençlik günlerini yad ederek ortaya karışık bir yazı yazıp sohbet edelim dedik.

60’lı yıllarda Akyazı'da edebini bilmeyenler kahvelerde oturamaz oyun oynayamazdı. Polisiye tedbirler almaya gerek yoktu.Bırakın çocukları, askerliğini yapmayanlar bile kahvelere giremez, toplum içinde büyüklerin yanında konuşamaz, fikir beyan edemezdi.Birisini çağıracakları vakit kahvenin camına vurur,onu dışarı çağırırlardı. Eve misafir geldiğinde küçükler olarak kesinlikle konuşamaz, lafı bölmez;sadece büyükleri dinlerlerdi.O zamanlar koltuk kanepe yoktu.Tahtadan sedirler vardı.Büyüklerle aynı seviyede oturulmaz, yere dizlerin üzerine çökülürdü.Öyle karyola divan filan da yoktu.Akşam oldu mu yere yer yatağı serilir,yerde yatılırdı.Evlerin bir köşesinde yüklük olur, sabah oldu mu yataklar yüklüğe konur ve üzerine bir çarşaf örtülürdü.

     O zamanlar gençler bile büyüklere ayıp olmasın diye sigara içmek için ya Pazar yerindeki sergilere ya da değirmenlere giderlerdi.Hele kızlar, kadınlar yolda asla sigara içmezlerdi.Ya şimdi???

     60’lı yıllarda ilkokula başlarken bile yokluklar içinde başlanırdı.Bulabilenler siyah önlük, beyaz yaka  çizme, tahta çanta alındı mı çok mutlu olurlardı.Gerçi o yıllarda ilkokul denmez “ ilk mektep” derlerdi. Şimdiki gibi yardımcı ders kitapları, servisler yoktu.Yayan okula gidip gelinirdi.Yardımcı ders kitabı olarak dergi satarlardı.Hediyesi 25 kuruştu.Onu bile alamayanlar olurdu.Okul harçlığı bile 25 kuruştu. Onun da beyaz olanı tercih edilirdi.Bütün bunlara rağmen neşe içinde okula gider zevkle okurduk. Resim derslerinde ev çizdirirlerdi sınıfta.Iki katlı yapardık.Bahçeli ve dıştan merdivenli olurdu mutlaka. Bacasından pembe pembe dumanlar ve buram buram mutluluk tüter,karışırdı bulutlara.Bu evde mutlaka nineye,dedeye,amcaya,dayıya,teyzeye,halaya herkese yer vardı.Olmadı birkaç cam daha karalarsın duvara, odaları çoğaltmanın zoru yok ya! Çocuk aklına göre evde herkese yer vardı.Sonra?? Sonra,aileler küçüldü bırakın nineyi,dedeyi,amcayı,teyzeyi aynı şehirde üniversite kazanan çocuklar bile evde durmaz oldular.Yaşlılar huzurevine gönderildi.Kadınlar hayata aktı, iş kurdu, parayı buldular ve boşandılar.Çocuklar yollandıyuvalara, kreşlere. Herkesin kuyruğu dik ve “Sen yoluna,ben yoluma!” Birileri de" İşte bu " diyorve bu duruma  alkış tutuyor.Artık ne gibi bir hesapları varsa.Kısacası kapımızı kapattık,onu bunu istemiyoruz yanımızda.Telefonumuz yetiyor da artıyor bize.Gözümüz ekranda, parmaklarımız tuşlarda ; uyur gibi geziyoruz sanal dünyada. Bir şeyi de merak ediyorum.:”Acaba çocuklar iki katlı ev çiziyor mu hâlâ?...”

    O yıllarda yemekler yerde yenir, yere sofra bezi serilir tepsi kasnak üzerine konulur ve etrafına dizilirdik.Önce değişmez çorbayı,sonra kuru fasulye ve pilavı bakır sahanlarda yer,Allah’a şükrederdik. Eskiden karpuz ortaya kesilir, salata tepsiye doğranırdı.Neşe doğru orantılıydı.Kaba uzanan el sayısıyla varlık yokluk meselesi olmazdı.Bir sahana zeytinyağı döker, üstüne pul biber, kekik,kimyon ekip limonu sıkar, somunu basardık.Yemek battal boy tencerelerde pişer, kokusu dağılır  etrafa, elbet kâse kâse yollanır komşulara. Bakarsın biri helva kavurmuş;,için rahattır, size de gelir nasıl olsa. Yanılma- mışsındır umduğunu bulursun akşam sofrada..Aşure tencereleri kışla boyudur; tarhana, kuskus, erişte, turşu, salça bol tutulurdu yapana da yapamayana da..

    60’lı yıllarda Akyazı’da otomobil böyle yaygın değildi.Koca Akyazı’da beş on damalı Şevrole yatardı durakta.Eskiler bilir,parkın önündeki durakta on- on beş arası Şevrole olur ve dizilirlerdi sıraya.Şimdi dediğimiz gibi o yıllarda üç beş kişi hariç kimsede otomobil olmadığından düğünler ve sünnetler olduğu zaman önceden taksiler tutulur, randevu alınır, ya sünnet arabası ya da gelin arabası yapılırdı.Ford’lar, Magirus’lar çıkmamıştı daha.Feka’lar tek tük düşmüştü durağa..

   Şimdi biraz da 60’ların Şevrole esnaflarına bir göz atalım: Gebzeli Salihin 61 model oğlu Levent’te 63 model Şevrole vardı.Cevat Cur'da 60 model, Abbas'ta 59 model, Salim Ömercikoğlu’nda beyaz 58 model Şevrole vardı.Yine Şükrü Bekâr ve Burko Muzaffer’in de Şevroleleri vardı.Ziya Bayrı,Cavit Sayılı, Ziyattin Hikmet, Ahmet Tomar, Cevat Aşan ve Cillo Ziyaattin de Şevrole taksisi olan esnaflardı. Bir de Kamil Özdemir’in Ford taksisi vardı.O da Abaza düğünlerine gelin arabası olarak giderdi..

    Şimdi ortaya karışık bir yazı olacak dedik ya, biraz da 70’lerden bahsederek yazımızı tamamlayalım. 70’lerin ortalarında yokluklarla tanışmıştık;yağ yok, tüp yok, şeker yok,çay yok, petrol yok, sigara yok… Sigara içenler bilir; Samsun, Maltepe bile Bulgaristan'dan gelirdi. Kağıdı harbiden naylondandı, düğüm atsan kırılmaz ve tuhaf kokardı.

    70’lerde evimize televizyon girdiğinde şaşırmıştık.Nordmende'nin sekiz düğmesi vardı, sekizi de aynı kanalı gösteriyordu.”TRT’yi tabi!”Ne gerek var bu kadar düğmeye diyorduk.Fabrika fazladan koymuş. Düğmeler de bugünkü gibi değil neredeyse iki santim kalınlığında çubuklardı. “Hark! " diye bastırmak gerekiyor.Günün birinde televizyonu -hem renkli hem de yüzlerce kanal -cebimizde taşıyacağımız aklımıza gelmezdi.Cep telefonları yalnız televizyon değil… Herkesin cebinde küçük bir bilgisayar var artık. İlk bilgisayarların oda büyüklüğünde olduğunu duymuş muydunuz?Bırak cebi mebi ,evde henüz sabit telefon bile yoktu.Bakkala gidiyorduk. İstanbul’u,Ankara’yı aramak için yazdırıyor ve saatlerce bekliyorduk.

   Evet, bu yazımızın da sonuna geldik. Vefat etmiş şoför esnaflarımıza Rabbimden rahmet diliyorum. Bir dahaki yazıda buluşmak üzere kalın sağlıcakla!...

02 Eki 2022 - 23:12 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Akyazi.net Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akyazi.net hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Akyazi.net editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Akyazi.net değil haberi geçen ajanstır.

01

Özer - Kaleminize sağlık. Hoş bir yazı oldu, teşekkürler.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Ekim 15:01
02

Bülent Özder - @Özer 01 nolu yoruma cevabı: sağolun teşekkür ederim

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Ekim 19:25