Akyazı Nostalji yazıları -44-

60’lı yılların Akyazı’sını anlatan yazılarımızda zaman zaman bazı değişik konulara değiniyoruz. Eski Akyazı’mızı gözler önüne sererek o günleri tekrar hatırlamaya çalışıyoruz.Bu haftaki yazımızda Akyazı’da şimdiye kadar belediye başkanlığı yapmış başkanlarımızı sırayla sizlere tanıtacağız kısmet olursa.

BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ

Evet, şimdi ilk belediye reisinden başlayarak  -O yıllarda başkan demezler, belediye reisi derlerdi-yazımıza geçelim. İlk belediye reisimiz 1938-1946 yılları arası altı yıl reislik yapan Maksut Öztemel’dir. Şimdi önce biraz Maksut Efendiyi tanıyarak yazımıza devam edelim. Maksut Efendi 1894 Akyazı doğumludur. Akyazı’nın yerli eşrafındandır.Zihni,Yılmaz-Sefer ve Maksut -Bir adı da Temel’di-adında dört oğlu üç de kızı vardır. Oğullarından Zihni ve Yılmaz,kamyonculuk; Sefer ve Maksut da esnaflık yapmıştır. Hatta Maksut (Temel ) dericilik yaptığımız dönemde uzun yıllar yanımızda çalışmıştır.Diğer oğlu Sefer de uzun yıllar Kürt Hasan’ın karoser atölyesinde çalışmıştır. Sefer Öztemel, aynı zamanda Akyazı Sanayi Sitesinde herkesin tanıdığı, sanayinin dürüst ve sevilen insanlarından ve aynı zamanda sanayi sitesinde başkan vekilliği yapan Egzozcu Ayhan Öztemel’in babasıdır.

      Şimdi biraz da kırklı yılların Akyazı’sına dönelim.O yıllarda nasıl bir Akyazı varmış görelim: Akyazı 1944 yılına kadar nahiyedir. Akyazı nahiye iken çarşı merkezdeki parkın arkasına  belediye-vatandaş iş birliği ile o zamanki parayla 300 liraya mal olan ve uzun yıllar hizmet veren, iki katlı, geniş pencereli hükümet konağı yapılır. Nahiye müdürü burada oturur. Bu hükümet konağı, uzun yıllar kamu kurumlarının görev yaptığı yer olur. Daha sonra bu bina yıkılıp yerine beş katlı yeni bir hükümet konağı yapılır. O da 99 depreminde yıkılır.

       Kırklı yıllarda pazar çarşamba günü değil cuma günleri kurulurdu. Akyazı, 1944 yılı Eylül ayında Kocaeli ye bağlanmış ve Kocaeli’nin onuncu kazası olmuştur. O zamanki adıyla kasaba olan Akyazı’da 700 hane vardır. Evlerin tamamı bahçe içinde olan bodrum katlı, ahşap evlerdi.Akyazı da tek betonarme ev Mehmet Boztepe’ye aitti.1945 yılında Akyazı’nın  kasaba merkezinde üç bin,54 köyünde ise otuz bin insan yaşardı.

        Belediye dairesi şimdiki belediyenin olduğu yerde üç odadan ibaret köhne bir yerdir.Burası bir dönem okul olarak da kullanılmıştır. Akyazı’da bir de parkın olduğu yerde Halkevi vardır.Memur kısmı buraya gelip kâğıt oyunları oynardı.

         Maksut Efendi, gayet yardımsever biriydi.1943 Hendek Depreminde Hendeklilere erzak taşımıştır. O yıllardaki birkaç köy muhtarını da anarak devam edelim:Kabakulak muhtarı Ahmet Duran,Yahyalı muhtarı Mehmet Mustafaoğlu, Uzunçınar muhtarı Hasan Kart ve Pazarköy muhtarı Şakir Kahraman.

          Maksut Efendiyle devam ediyoruz. Cumhuriyet döneminin  ilçemizdeki belediyecilik tarihi   Maksut Öztemel ile başlar.Dolayısıyla 1580 Sayılı Kanuna göre faaliyete geçen Akyazı Belediyesinin kuruluş tarihi 1941 olarak kabul edilir.Maksut Efendi, bugünkü belediye binasının olduğu yerde üç personeli göreve başlar. Maksut Öztemel’in başkâtibi Hüseyin Bey’dir.Muhasebecisi çarşı içindeki eski Adil Güneş Pasajının sahibi Adil Güneş’tir. Hesap memuru ise Hatip Mustafa Efendi’dir.(Aytaç) Zabıta memuru eski Berber Orhan Savaş’ın babası Vahittin Çavuş’tur (Savaş )

        Şehrin çöplerini mahalleden komşumuz olan Ali Göktürk, at arabası ile toplar ve  kapalı pazar yerinin arkasındaki çöplüğe boşaltırdı. O tarihlerde gece aydınlatma işlemi seyyar lüks ve fenerlerle yapılıyor, caddelerin köşe başlarına şamdanlar yerleştiriliyordu.

       Akyazı’nın birçok yerinde derin bataklıklar bulunuyor bilhassa eski itfaiye binasının olduğu yerdeki bataklıkta avcılar ördek avı yapıyordu. Tabiidir ki o dönemde en büyük sorun bataklıkların kurutulması idi. Bunun için Maksut Öztemel zamanından başlamak üzere çarşı içi, Ömercikler Mahallesi, Pazarköy  ve Yağcılar Caddelerinin yolları kırma taşlarla Arnavut kaldırımı yapılıp çamurdan kurtarılmıştır.Yine Hastane Caddesinden başlayıp çarşı içinden geçen büyük bir dere vardı.Bu derede balık tutulduğu da görülürdü.İşte bu dere de taş duvarlarla örerek kanal deresi haline getirmiştir.

       Akyazı Belediyesine gelir kazandırmak için Gazi Süleyman Paşa Camisinin yanında 26 adet dükkân yaptırılmıştır. Bu dükkânların bazıları cami yapılırken yıkılmıştır. Akyazı’nın ilk mezbahası da onun zamanında Merkez Mezarlığının karşısında kapalı Pazar yerinin olduğu yerde kurulmuştur.Etlerin kasaplara nakli de kapalı at arabaları ile yapılmıştı.

       1945 yılı Mart ayında Samsun’dan iki adet Chevrolet marka araç  getirildi. Bunların bir tanesi otobüs haline getirilmiş ve Akyazı- Adapazarı arasında çalışan ilk vasıta unvanını kazanmıştır. Diğeri ise belediye işlerinde kullanılmak üzere kamyona çevrilmiştir. Ayrıca Akyazı İtfaiyesi için elle basmalı, pompalı yangın söndürme aracı sağlanmıştır Belediyeye kazandırmak için Samsun’dan getirdiği araçlardan birinin şarampole devrilmesi esnasında aracı çıkarmak için kendini aşırı şekilde yoran Maksut  Efendi, geçirdiği ani kalp krizi sonucu 1946 yılında 54 yaşında vefat etmiştir. Kendisini rahmetle  anıyoruz. Hatırasını ebedîleştirmek için Recep Yıldırım döneminde belediye meclisinin Ekim 1989’da aldığı kararla Park Sokak ile Fırın Sokağa MAKSUT ÖZTEMEL SOKAĞI adı verilmiştir.

      Şimdi küçük bir anekdotla yazımızı bitirelim: Maksut Efendi yaptığı hizmetler için 15 Kasım 1945 tarihinde  Akyazı’ya gelen bir dergi muhabirine şunları söyleyecektir : " Şimdilik kasabanın en önemli ihtiyaçları ile meşgulüz.Iyi bir otel açtık, iki han temin ettik. Bir umumî helâ  kurduk. Sıra kasabanın hamamında. Hamam kurulduktan sonra da sıra belediye binasına gelecek.”

    Bir dahaki yazımızda kısmet olursa İkinci Belediye Reisimiz Abdi Bayhan’dan bahsedeceğiz. Bir dahaki yazıda buluşmak üzere kalın sağlıcakla

29 May 2022 - 19:56 - Yaşam