Akyazı Nostalji yazıları -40-

60’lı yılların nostalji yazılarına devam ediyoruz. Geçen en son yazdığımız Ramazan ayı ile ilgili yazımızda yazılarımıza bir ay ara vereceğimizi ve bayramdan sonra devam edeceğimizi yazmıştık.Şimdi kaldığımız yerden devam edeceğiz kısmet olursa.

 Evet şu anda Ramazan bayramını idrak ettiğimiz bu ilk günde ilk yazımızın konusu da Ramazan Bayramı üzerine olacak. Gerçi buna benzer bir bayram yazısı yazmıştım fakat bu biraz farklı olacak.Yazımıza geçmeden önce sizlerin ve tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı kutlar sağlıklı ve güzel günler dilerim.
       Her bayram söylenen klişe bir söz vardır."Nerde o eski bayramlar!”diye.  Gerçekten de eski bayramların esamesi yok şimdi. Şimdiki kuşak bayramı sadece tatil bölgelerine gidip tatil yapmak zannediyor.Büyükleri ziyaret el öpme falan hak getire!..

        Bizim çocukluğumuzda resmi ideoloji daha baskılıydı.Devletin radyosu dini günleri sulandırmaya çalışırdı açıkça. On bir ayın sultanını Ermeni kantocuların avazeleri ile geçiştirir,bayram günleri de def dümbelek,gırnata; çal çal oyna! Sırf Ramazan-Şerif kelimesi geçmesin diye mübarek bayrama " Şeker Bayramı " adı takılmıştı hatta. TRT’nin kadrolu konukları koz helva,macun,ve horoz şekeri üzerine bayat muhabbetler yaparlardı bıktırasıya. Bayram namazı,kabir ziyareti,fukara gözetme,helaleşme,eş dost arama,dargınları barıştırma gibi mevzuların yanına bile uğramazlardı.Ne tekbir,ne salavat;”Dön dolaş  Direklerarasına "
       Bayram yeri muhabbetleri kuru bir nostaljiydi,özenilecek yanı yoktu aslında. Atlı karınca ve dönme dolap insanlık suçuydu dön baba dön, inersin böö; miden gelir ağzına.Veletler ya velespit kiralar ya da parasına kıyar mobiletle turlarlar. Kiralık bisikletler yamalı bohça gibidir,çatal maşa,her tarafı kaynak….Gidon eğreti durur, frenler tutmaz.Ikide bir zincir atar, pedal kopar.5 dakikası 25 kuruşa,daha ne olsun? İki düşüp bir kalkıncaya kadar müddet dolar.

      Bayramlarda uyanıklar işe çıkar,çocukların kapı kapı dolanıp topladıkları mangırları ellerinden alırlar. Maytap ,mantar,fişek,çatapat,gibi ıvır zıvırdan sıkı bir hasılat kurtarırlar.Bayram yerlerinin altın dişli fötr şapkalı
çakalları vardır;rulet çevirir,halka attırırlar.Kumarı oynayan değil oynatan kazanırmış,avuç avuç para toplar, çantalara basarlar. Üç penaltı elli kuruş,üçte üç atana Kulüp ya da Yeni Harman sigarası! Çocuklar sigara hevesine abanır,bayramlık iskarpinleriyle pis burun vururlar.Top bildiğiniz armut şeklindedir. Şutlarsın ya Hanya'ya gider ya Konya'ya. Meyhaneler bütün bir Ramazan camlarınıgazete kâğıtları ile kapatır,ışık sızdırmaz.
Gel gelelim Şevvalle adeta açılış yaparlar.Bayram bayram ayarı kaçıranlar olur küfeyle taşınırlar..

      Her ne kadar bu mübarek günün şekerle şerbetle anılmasına karşıysam da tatlı işini yok sayamayız.O artık klinik bir vaka.Kadınlar arefeden kolları sıvar. Bakır tencerelerde helvalar kavrulur;tel tel kadayıflar, baklavalar hazırlarlar. Ah o lokmalar,revaniler,dilberdudakları, kalburabastılar!.Bazı evlerin bahçesinde toprak fırınlar olur;  ama bunları yakmak kızdırmak zaman alır.Halbuki ekmek fırınları tepsileri nazlanmadan kabul eder ,yarım somun parasına atar çıkarırlar.

       Bayram günü kapıdan uğrayanlara kolonya ve kâğıtlı şeker tutulur.Çocuklara mendil veya  çorap verilir, avuçlarına harçlık sıkıştırılır çaktırmadan .Lütfedip oturanlara çay,kahve yapılır ve limonata ,çikolata artık ne varsa. Yerli aileler tepsi tepsi baklava hazırlar, yanına ayran çırparlar.Ev baklavası dediğin en az kırk kat olmalı ,  cevizi itina ile ayıklanmalıdır. Ama ben iki dilimlik hakkımı fıstıklı kullanmaktan yanayım.Ne saklayayım:
" yeşil baklavanın " tadı başka.

       Yalnız bu günlerde baklava fiyatları çok geziyor; biri kırka elliye, diğeri yüze satıyor. Peki bu fark neyin nesi ?.Efendim merdiven altı tabir edilen imalathaneler var.Bunlar şeker yerine glikoz ve mısır şurubu kullanırlar. Felaket tatlıdır; kesin bünyeye zarar verir. Tereyağı yerine margarin,Antep fıstığı yerine yeşil
mercimek veya bezelye kullanırlar.
    Siz gelin beni dinleyin.Ucuzuna bakmayın. Sokak aralarında satılan ıslakbaklavalar okka çeker,usta işi olanlar hafiftir tüy kadar.Tane sayarsanız üç aşağı beş yukarı çıkarsanız aynı kapıya. Az alın iyisini alın haydi afiyet ola!
       Tekrar bayramınız mübarek olsun! Bir dahaki yazımızda buluşmak üzere kalın sağlıcakla!...

 

03 May 2022 - 01:22 - Yaşam



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Akyazi.net Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Akyazi.net hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Akyazi.net editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Akyazi.net değil haberi geçen ajanstır.