• BIST 97.149
  • Altın 283,462
  • Dolar 5,7454
  • Euro 6,3899
  • Sakarya : 24 °C

Çevreci Avukatlar Denizli’de Toplandı

Çevreci Avukatlar Denizli’de Toplandı
Toplantıda Sakarya Barosunu Çevre Komisyonu Başkanı Elif Yar temsil etti.

Kent ve Çevre hukukuyla ilgili çalışmalar yürüten Avukatlar ile Baroların Komisyon Üyelerinin katıldığı toplantı Denizli’de yapıldı. İlki İzmir’de, ikincisi Antalya’da gerçekleşen toplantıda Sakarya Barosunu Çevre Komisyonu Başkanı Avukat Elif Yar temsil etti.

 

Sakarya Barosu Avukatı ve Çevre Komisyonu Başkanı Elif Yar Denizli’de yapılan toplantıyla ilgili şu bilgileri verdi “ 13-14 Temmuz tarihleri arasında Denizli Barosunun ev sahipliği yaptığı çok önemli toplantı yaptık. İki gün süren bu toplantıda çevreyle ilgili önemli konular görüşüldü ve toplantının sonunda da toplantıya katılan tüm Baro temsilcilerinin imzaladığı bir sonuç bildirgesi yayımlandı. Çok yararlı geçen toplantının sonunda da bir bildirge imzalayarak yayınladık”

 

İşte Denizli sonuç bildirgesi;

 

TÜRKİYE BAROLARI KENT VE ÇEVRE HUKUKÇULARI BULUŞMASI

                                            DENİZLİ SONUÇ BİLDİRGESİ

Türkiye Barolarına kayıtlı kent ve çevre hukuku alanında çalışmalar yürüten avukatlar ile Baroların Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu temsilcilerinin 3. toplantısı 13-14 Temmuz tarihinde Denizli Barosu ev sahipliğinde gerçekleştirilmiştir. Bu toplantıda;

Sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının yok edildiği,  küresel iklim krizinin içinde bulunduğumuz günlerde, her kentin kendi özelinde de büyük ekolojik sorunlar yaşadığı tespit edilmiştir.  Kütahya, Uşak bölgesinde yoğunlaşan madencilik, Denizli ve Aydın’da sanayi atıklarının yanı sıra, yenilenebilir ve temiz enerji diye sunulan jeotermal santraller, tarımsal alanları tamamen yok etmektedir. Bölgede yaşayan, tarımla geçinen halkın ekonomik gücü azalmakta, santrallerin yarattığı hastalıklar ise en çok da kanser vakalarının artışında kendini göstermektedir.
            Türkiye’nin zeytin, üzüm ve incir üretim deposu olan Aydın’da bu ürünlerin kalitesi ve niteliği, denetimsiz jeotermal santrallerin verdiği çevresel zararlardan dolayı her geçen gün düşmektedir. Jeotermaller, bulundukları bölgede asit yağmurlarına neden olarak doğrudan tüm canlı yaşamına zarar vermekte, yeraltına tekrar basılmayan atık sularda bulunan ağır metaller suyu ve toprağı kanserojen hale getirmektedir.  Bir zamanların tarım alanı olan Büyük Menderes havzasını besleyen nehir, artan kirlilikten dolayı artık bir zehir nehri haline gelmiştir. Kamu kurumları birincil görevleri olan denetim ve izleme faaliyetlerini, büyük sermayenin maden ve enerji alanında yoğunlaşmış şirketlerine karşı yerine getirmemektedir. Daha verimli ve etkin olacak diye devlet tarafından daha önce özelleştirilen sektörlerde, hiçbir denetim mekanizması çalışmamakta, çevresel zararlar kamunun üzerine bırakılırken, kârlar birkaç özel şirketin olmaktadır.

Bölgelerin kendi özelliğini göz ardı ederek ve Türkiye topraklarının geleneksel tarım üretiminden koparılarak vahşi madencilik ve enerji sektörüne alan açmanın sonuçları yakıcı olarak kendini göstermektedir. Bu bölgelerdeki bitki ve hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar bize canlılar üzerindeki tahribatın yıkıcılığını anlatmaktadır. Sanayi atıklarına karşı izleme ve kontrol mekanizmalarının çalışmaması, tarım topraklarını, suyumuzu ve havamızı kirletmekte, son aşamada bu kirlilik insan sağlığına ve tüm ekosisteme büyük zararlar vermektedir. Temiz hava ve temiz su tüm canlıların temel ortak ihtiyacı ve doğada parayla alınıp satılabilecek bir meta değilken, bugün temiz suya erişim, ciddi bir hak sorunu olarak karşımızdadır. Suların özelleştirilmesinden vazgeçilmeli, evlerimizde akan suyun içilebilecek nitelikte olması sağlanmalı ve su kaynakları ve çevresi mutlaka korunmalıdır

Bölgede yoğunlaşan kirliliğe rağmen Kütahya Murat Dağı’nda bulunan ormanlık alana, üstelik 1. Derece deprem bölgesinde bulunmasına rağmen altın-gümüş madenciliği için izin verilmesi hiçbir bilimsel mantıkla açıklanamaz. Maden şirketlerine her türlü kolaylık gösterilirken, sektör temsilcilerinin hâlâ şikayet ederek kendilerine yeni ayrıcalıklar talep etmesi ise bu sektör temsilcilerinin tüm topluma ve yaşama karşı yabancılaştıklarının göstergesidir. Talep ettikleri ayrıcalıklar verilmemelidir. Zeytincilik Kanunu hiçbir şekilde madenciler lehine değiştirilemez.  Yaşam alanlarını mahveden madenciliğe karşı Bergama'dan  Cerattepe'ye  yürütülen yaşamı ve hukuku savunma mücadelesini sürdürme kararlılığımızı bir kez daha ifade ediyoruz.

Toplum yararına yatırımlar, tarihi, kültürel ve doğal varlıkları dikkate alan, tüm canlıların geleceğini öncelik kılan projelerin değerlendirilmesi ve ülke geleceği açısından tehdit oluşturmaya müsaade etmeyecek şekilde önceliği kamu yararı olan denetleme mekanizmalarının mutlaka işletilmesi gerekmektedir. Fukuşima ve Çernobil felaketlerinin sonuçları gözümüzün önündeyken Akkuyu’ya yapılmak istenen Nükleer Santralin temelinde çatlaklar oluştuğu haberlerine karşı, olaya ciddiyetle yaklaşılmamıştır. Böyle bir durumun yaratacağı olası faciaların etkisi yüzyıllarca sürebilir ve bölgedeki tüm canlıların felaketi anlamına gelebilecektir. Yetkililer olası zararlara karşı, gerekli önlemleri almamaktadırlar. Bugünkü ve gelecek kuşakların yaşamı için çok büyük tehlike yaratan, dünyayı radyoaktif atık deposu haline getiren nükleer güç santrali projelerine karşı mücadelemiz sürecektir.

Yaşadığımız ekolojik kriz, küresel kapitalizm merkezli çevre ve kentleşme politikalarının sonucudur. Türkiye’de de kapitalizm, içine girdiği krizi doğaya saldırarak aşmak istemektedir. Türkiye’deki Başkanlık rejimi ise bu sistemin bir parçasıdır ve yaşam odaklı değil, güç odaklıdır. İdare, anayasal sorumluluk ve görevlerini yerine getirerek doğayı ve hayatı korumalıdır, hukuk kurallarını usulen değil işlevsel olarak doğayı ve halk sağlığını korumayı amaçlayarak uygulamalıdır. Hukuk güvenliğini ortadan kaldıran, idarenin denetlenebilirliğini sınırlayan, demokrasiyi, sağlıklı ve dengeli çevrede yaşama hakkına ilişkin hukuki güvenceleri aşındıran başkanlık rejiminden bir an önce vazgeçilmelidir.

Toplum bir bütün olarak yaşam haklarına sahip çıkmalı ve temel haklarından ödün vermemelidir. Bu nedenle merkezi iktidarın rant odaklı politikalarına karşı bir kent hakkı ve çevre isyanı olarak gördüğümüz Gezi sürecinin kriminalize edilerek bazı Gezi bileşenlerine dava açılması, çevre savunucularının kararlılığından bir şey kaybettirmeyecektir. Savunulan kent hakkı ve tüm canlıların yaşam hakkıdır.

Biz aşağıda imzası olan Türkiye Barolarına kayıtlı kent ve çevre hukukuyla ilgili çalışmalar yürüten avukatlar ve Baro komisyon temsilcileri, sağlıklı çevrede yaşama hakkının ihlal edilmesine karşı mücadelelerimizi kararlılıkla ve birlikte yürüteceğimizi belirtir, bu çerçevede dördüncü toplantının Eylül ayı içinde Urfa Barosu ev sahipliğinde gerçekleştireceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

 

ADANA BAROSU                ANKARA BAROSU              ANTALYA BAROSU

ARTVİN BAROSU                AYDIN BAROSU                  BURDUR BAROSU

BURSA BAROSU                  DENİZLİBAROSU                DİYARBAKIR BAROSU

DÜZCE BAROSU                  ISPARTA BAROSU              İZMİR BAROSU

KIRKLARELİ BAROSU       KOCAELİ BAROSU             MUĞLA BAROSU    

SAKARYA BAROSU            ŞANLIURFA BAROSU         VAN BAROSU         

YALOVA BAROSU              ZONGULDAK BAROSU     

9ef5b86561b52dbc893f0c3fe4e2d4f4.jpg 4987053bef17baa981b16875631853a1.png

Bu haber toplam 575 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Akyazı'yı sağanak vurdu22 Ağustos 2019 Perşembe 16:35
  • Marketin ortasına kakasını yaptı22 Ağustos 2019 Perşembe 16:32
  • Köpeklerin saldırısına uğrayan kedi otomobilin altına sığındı22 Ağustos 2019 Perşembe 12:05
  • İçler acısı bu kare Akyazı’dan…21 Ağustos 2019 Çarşamba 15:12
  • TÜFAD Sakarya şubesinden Başkan Soykan’a ziyaret21 Ağustos 2019 Çarşamba 13:14
  • Bu birliktelik hizmet getirsin20 Ağustos 2019 Salı 17:44
  • Yenigün Gazetesi Spor Müdürüne ziyaretçi akını20 Ağustos 2019 Salı 17:41
  • Sözleri anlamsızlaştıran görüntüler!20 Ağustos 2019 Salı 15:52
  • Dikkat 6 Mahallede Elektrik kesintisi yaşanacak..19 Ağustos 2019 Pazartesi 16:18
  • TEMAD Sakarya İl Başkanı Ömer Soykanın feryadı19 Ağustos 2019 Pazartesi 14:34
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim