• BIST 83.067
  • Altın 146,783
  • Dolar 3,7897
  • Euro 4,0443
  • Sakarya : 3 °C

Zulüm-Korku Sarmalı

Zihni Açba

Zulüm; korkunun en belirgin işareti, korkakların da en çok bilinen silahıdır. Bu gerçek, tarih boyunca hiç değişmemiştir. Ama değişmeyen bir gerçek daha vardır ki o da bu silahın her zaman geri teptiğidir. Değişmeyen her iki gerçeği zalimler iyi bilirler ve bu yüzden de takatlerinin son raddesine kadar kullanırlar, bir gün geri tepmesinden korktukları bu silahı. Hafızalarımızı biraz zorlarsak; 12 Eylül darbesinin ardından yaşananları, darbecilerin kendi yaptırdıkları Anayasa ile kendi geleceklerini nasıl teminat altına almak gayretine düştüklerini göz önüne getirirsek, sözünü ettiğimiz “Zulüm- Korku” sarmalını daha net görebiliriz. 1982 Darbe Anayasasının meşhur “Geçici 15. Maddesi”, 12 Eylül Zalimlerinin adeta korkaklık itiraflarıdır. 

Esas itibarıyla bugün izlediğimiz manzara da 12 Eylül Darbecilerinin kapıldığı telaştan, yaşadıkları gelecek endişesinden çok da farklı değildir. Onlar, kendilerini Anayasal teminatla koruyabileceklerini düşünmüşlerdi. Şimdikiler Anayasal teminatı pek yeterli bulmuyor olacaklar ki; yasa değişiklikleriyle yetinmeyip, yasa uygulayıcıları üzerinde de yoğun bir kadrolaşma gayreti içerisine düşmüşlerdir. Ancak görünen o ki; attıkları her yanlış adım, geride bıraktıkları hasarı biraz daha arttırdığı için, geleceğe yönelik korkuları da o ölçüde büyümektedir. 
Yapılan bir takım operasyonlara, bu operasyonlarla ilgili yazılıp, çizilenlere çok da fazla takılıp kalmamak lazım. Şayet birileri, dün “Hoca Efendi” hatta “Muhterem Hoca Efendi” dediklerine bugün “Şarlatan” diyorlarsa, burada durup düşünmek lazım. Aynı şekilde; daha dört yıl evvel “Mümkün olsa mezardakileri bile kaldırıp, referandumda ‘EVET’ dedirtmek gerek” diyecek kadar birilerine muhabbet duyanların, bugün aynı kişilere “Firavun” benzetmesi yapmaları da bir o kadar düşündürücüdür. 
Aslında, her iki cenahında son bir yıl içerisinde literatürümüze kazandırdıkları veciz(!) ifadeleri sıralamaya kalksak, sayfalar yetmez. Malûm; “Hafıza-î beşer nisyan ile malûldür.” demişler. Biz de unutulmaması bakımından bir kaçını burada hatırlatalım istiyoruz o veciz ifadelerin. Geçen yıl bu zamanlar ülke gündemine bomba gibi düşen 17 ve 25 Aralık yolsuzluk operasyonlarının ardından; “Ne istediniz de vermedik ulan nankörler!” diye haykıranların, o nankörleri “İninize gireceğiz ininize!..” diye tehdit ettiklerini sanırım herkes hatırlıyordur. Bu tehditler karşısında beri taraftan yükselen; “Birlikte ne güzel işler yaptık. Şimdi neden bu düşmanlık…” serzenişleri, on yıl boyunca birlikte tutulan işlerin bir ikrarı gibiydi sanki. 
Son günlerde AKP sözcülerinin “Biz yapmadık, onlar yaptı.” diye bas bas bağırarak, sıyrılmaya çalıştıkları, özellikle hedefinde Türk Silahlı Kuvvetleri olan türlü kumpasların, ortak tutulan işlerin en başında geldiğini herkes biliyor aslında. Bir dönem “Kozmik oda” operasyonlarını anlatarak ekranlarda boy gösterenlerin, işler sarpa sarınca “Paralel yapı saflığımızdan yararlanmış…” deme utanmazlığına düşmelerinin de farkında herkes. Belki de bu farkındalıktır, iktidar sahiplerinin geleceğe yönelik korkularını arttıran. Geride kalan 12 yıllık dönemde, vicdanları sızlatan haksızlıklara ve hukuksuzluklara ait birçok fotoğraf karesi var hafızalarımızda. O fotoğraf karelerinin oluşmasında müşterek pay sahibi olan taraflardan biri olan iktidarın, yapılan zulmün faturasını tümüyle diğer ortağına yıkma gayretiyle giriştiği yeni kanunsuzluklar, kapıldıkları korkunun dışavurumundan başka bir şey değildir. 
Son gelişmelerin ardından çok komik bulduğum bir açıklamayı sizlerle paylaşarak, sözü bağlamak istiyorum. İktidar adına 14 Aralık operasyonuna yönelik ilk açıklamayı yapan AKP Gurup Başkanvekili Ahmet Aydın diyor ki:
"Türkiye bir hukuk devletidir. Hukuk devletinde kurallar bellidir. Yargının bu süreç içinde nasıl davranacağı çok açık ve nettir. Yargı, kendi kuralları içinde bu süreci yürütür. Bağımsız ve tarafsız yargının vermiş olduğu karara sonuçta hepimiz saygı duyarız. Soruşturma yürütülüyor.”.
Ben çok güldüm bu açıklamaya. Eminim siz de… 
 

Bu yazı toplam 799 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
selim
25 Aralık 2014 Perşembe 16:06
16:06
Saygıdeğer Zihni Abim; faturayı her iki tarafa kesmeni anlamsız buldum. Hoca efendi ne dedi, müslüman aldanır ama aldatmaz. Bu iktidar gerçekten aldatmıştır. Hizmet hareketi ülkenin geleceği açısından kimler ne kadar hayırlı iş yaptıysa hep yanında olmuştur. Yanlışların da karşısında. Çünkü siyasi bir hareket değildir. Siyasi partiler gibi her yapılanın karşısında iyi de olsa durmak anlamlı bir hareket değildir . Şimdi onurlu bir hareketle dim dik karşılarında durulmaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim