• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Sakarya : -1 °C

Yanlış Strateji

Yanlış Strateji
Sakarya Ziraat Odası Başkanı Hamdi Şenoğlu, hükümetin fındık stratejisi sorunlara çözüm değil.

Sakarya Ziraat Odası Başkanı Hamdi Şenoğlu, hükümetin fındık stratejisinin üreticilerin sorunlarına çözüm olmayacağını söyledi. Doğu Karadeniz illerinde 13 ilde olduğu gibi Sakarya'nın Karasu ilçesi Tuzla Mahallesi'nde toplanan Sakarya, Karasu, Kocaali, Hendek, Kaynarca ve Söğütlü ilçelerinin ziraat odaları başkanları hükümetin açıkladığı fındık stratejisiyle ilgili bir basın açıklaması yaptı. Polis ekiplerinin geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen basın açıklamasına fındık üreticileri de büyük destek verdi. Fındık üreticileri adına konuşan Sakarya Ziraat Odası Başkanı Hamdi Şenoğlu, yeni fındık stratejisinde fındık üretim alanlarının 1983 yılında çıkarılan yasaya göre tanımlandığı belirterek, uzaktan algılama sistemiyle belirlenen Türkiye fındık dikim alanlarının 691 bin hektar olduğunu, Tarım Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise bu alanın 642 bin hektar olarak ifade edildiğini ve 49 bin hektar alanın yok sayıldığını ileri sürdü. Şenoğlu konuşmasında, 'Serbest piyasa şartları oluşturulmadan, üretici alıcı karşısında güçlendirilmeden ve özellikle lisanslı depoculuk sistemi devreye girmeden, fındığın serbest piyasa şartlarına bırakılması endişe vericidir. Üreticinin, maliyetin altında serbest piyasa şartlarında oluşacak bir fiyat karşısında korunması için, müdahale alımları yapabilecek bir mekanizmanın hayata geçirilmesi zaruridir. Fındık piyasasında tam rekabet koşulları yoktur. Az sayıda alıcı, çok sayıda satıcı olduğu bugünkü durumda, 'TMO'nun piyasadan çekildiğinin' açıklaması yanlıştır. Eğim ve 750 metrekare üzerindeki fındık alanlarıyla ilgili aldığımız bilgiler açıklanan verilerle uyum göstermemektedir" dedi. Şenoğlu, hükümetin açıkladığı fındık stratejisinde birçok yanlışlık ve eksiklik olduğunu iddia ederek, ''Bunlar bir an önce düzeltilmeli. Hükümetin fındık stratejisi üreticilerin sorunlarına çözüm olamayacak'' şeklinde konuştu. İŞTE FINDIKÇILARIN İSTEKLERİ 1- İlgili Kararname gereğince fındık üretim alanları 1983 yılında çıkarılan 2844 sayılı Yasaya göre tanımlanmıştır. Uzaktan algılama sistemi ile belirlenen Türkiye fındık dikim alanları 691 bin ha iken Tarım Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada bu alan 642 bin ha olarak ifade edilerek 49 bin ha alan yok sayılmıştır. Ayrıca, yapılan açıklamada 406 bin ha ruhsatlı araziye alan bazlı gelir desteği, 176 bin ha araziye telafi edici ödeme desteği verileceği ifade edilirken, 60 bin ha dikili fındık alanının ne olacağına dair bir açıklık getirilmemiştir. Kısaca toplamda 109 bin ha dikili fındık alanı ilgili Kararname ile yok sayılmıştır. Eğim ve 750 m üzerindeki fındık alanlarıyla ilgili Ziraat Odalarımızdan aldığımız bilgiler açıklanan verilerle uyum göstermemektedir. Tutarlı olmayan bu tespitlerin bizim açıklamamızdan sonra revize edileceğini tahmin ediyoruz. 2- İlgili Kararnamede Türkiye geneli 750 m rakım üzerinde bulunan 82 bin ha dikili fındık alanı söküm yapılması şartı ile telafi edici ödeme kapsamına alınmasına rağmen, bahsi geçen arazilerde iklim ve arazi yapısı nedeniyle alternatif ürün üretiminin yapılması imkansızdır. Bununla birlikte üzümsü meyveler gibi bazı ürün çeşitlemesi imkanı olan dar alanlarda gerekli şartlar sağlansa dahi, bu bölgenin geniş alanlarında bölgenin topoğrafik yapısı buna imkan vermemektedir. Aynı zamanda eğimi %80'lere varan bölge topraklarını erozyona karşı korumak da güçleşecektir. 3- Tarım ve Köyişleri Bakanı Sayın M. Mehdi EKER'in basın ajanslarına düşen açıklamasında "TMO stoklarında bulunan 535 bin ton fındığın tamamen yağlığa ayrılarak piyasaya satılmayacaktır" ifadesi olumlu karşılanmıştır. Ancak hemen yağlığa ayrılmayacağı açıklanan 2007-2008 fındığı, ileride tüccarın talebi ile piyasaya sürülmemelidir. 4- Serbest piyasa şartları oluşturulmadan, üretici alıcı karşısında güçlendirilmeden ve özellikle lisanslı depoculuk sistemi devreye girmeden, fındığın serbest piyasa şartlarına bırakılması endişe vericidir. Üreticinin, maliyetin altında serbest piyasa şartlarında oluşacak bir fiyat karşısında korunması için müdahale alımları yapabilecek bir mekanizmanın hayata geçirilmesi zaruridir. Fındık piyasasında tam rekabet koşulları yoktur. Az sayıda alıcı çok sayıda satıcı (üretici) olduğu bu günkü durumda TMO'nun piyasadan çekildiğini açıklaması yanlıştır. Üç yıl önce Fiskobirlik uygun görülmediği için, en güçlü müdahale kurumu olan TMO devreye sokulmuştur. Şimdi ise TMO devreden çıkarıldı. Çiftçi, kiminle karşı karşıya kaldı? Çiftçi, normal işleyen bir piyasanın oluşması için gerekli olan arkasındaki, devlet desteğini kaybetti. Devlet, ben çiftçiden yanayım diyemedi. Fındıkta işletmelerin küçük olması, finansal ve örgütsel sorunlar, fiyat oluşumunda çiftçilerin etkinliğini ortadan kaldırıyor. Serbest rekabet koşullarında alıcı ve satıcı hakkaniyetli (adil) bir ortamda buluşturulmalıdır. Devlet bunun için vardır. Adil piyasa koşullarının oluşması için devlet, sosyal devlet anlayışı gereği piyasayı düzenlemelidir. 5- Yapılan açıklamada, fındık üretim alanlarının 2012 yılına kadar 406 bin ha alana çekilmesi ve arz fazlasının ortadan kaldırılması hedeflenmektedir. Dünya fındık üretiminin %75 ini ve ticaretinin %85 ini gerçekleştiren Türkiye, bu uygulama ile dünya fındık üreticisi ülkeler arasındaki üstünlüğünü kaybederek ekonomik ve sosyal kayıplar yaşayacaktır. Bu uygulama gerçekleşirse, arz talebi karşılayamaz hale gelir, üretim ihracatımıza bile yetmez. Dünyada fındık talebi artmaktadır. Projeksiyonları doğru koymamız gerekir. Bugün fındığı dikseniz hemen ertesi yıl ürün alamazsınız. Ekonomik olarak en az 8-10 yıl beklemeniz gerekir. 6- İlgili Kararnamede ihracat miktarının ve iç piyasada tüketimin arttırılmasına yönelik bir çalışmanın olmaması da dikkat çekicidir. 7- Alan bazlı destek uygulanması verim ve kalitenin düşmesine neden olacağından, desteğin üretime yönelik ve ürüne verilmesi daha doğru bir uygulama olacaktır. Çiftçinin desteklenmesi düşüncesi doğru, ancak enstrüman yanlıştır. Ürüne destek verilmesi ticareti kayıt altına alacaktır. 8- Kararnamede stok yönetimi ile ilgili bilgi yer almamaktadır. Türkiye'nin dünya fındık piyasasında gücünü ve istikrarlı fiyat politikasını sürdürebilmesi, yıllık 50-60 bin ton fındığın bir stok müessesi garantisi ile sağlanabilecektir. Uluslararası piyasalarda belirleyici olmak için böyle bir stokun olması gerekir. Ruhsatlı alanla bu stok gerçekleşemez. Müdahale alımları, sadece devlete yük olmamış, ihracat gelirlerini de artırmıştır. Sonuç olarak, açıklanan Kararnamenin fındık üreticisi çiftçiler açısından değerlendirildiğinde uygulamada önemli sorunları da beraberinde getireceği açıktır. Hasada çok kısa bir süre kala yapılan bu sistem değişikliği açıklaması, fındık fiyatlarını aşağıya çekecektir. Bu sistem değişikliği ile piyasada fiyatlar düşecektir. Tüccar fiyatı aşağı çekerek, desteğin bir kısmını çiftçi ile kırışacak, paylaşacaktır. Nitekim kırışma hızlı başladı; kararname açıklanmadan önce 4 TL den bağlantı yapan tüccar, fiyatı 3,1 TL'ye çekti. Bu fiyatların daha da aşağıya düşmesinden endişe ediyoruz. Bundan en büyük zararı, prim desteğinden faydalanamayan toplam fındık üreticisinin üçte birini oluşturan çiftçi görecektir. Bu strateji ile çiftçi dayak yedi. Makro açıdan Ülke kazanacak mı? Kazanacaksa dayak yemeye razıyız. Fındık fiyatlarının düşmesi ile İhracat miktarımız artsa bile toplam ihracat gelirimiz düşecektir. Son yıllarda, Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin verdiği etkili mücadele sonucu fındıkta, kaybeden dış alıcılar ve bunların Türkiye'deki temsilcileri, kazananlar ise Türk çiftçisi ve Türkiye olmuştur. Türkiye ortalama 7 dolar/kg'dan fındık ihraç etmiş ve son beş yılda 7 milyar dolar Ülkemizin kasasına girmiştir. Bu yeni düzenleme bu tabloyu tersine çevirecektir. Dış piyasa aktörleri istikrara bakar. Fiyat politikası istikrarlı olmalı, değişken olmamalıdır. Fiyat istikrarını sağlayacak devlet müdahalesi olmalıdır. Müdahale fiyatı belirlenerek gerektiğinde Fiskobirlik marifetiyle alıma girilmelidir. Destek üreticiye ürün bazında yapılmalıdır. Alan bazında destek fiyatları aşağı çekecektir. Fiyatlar düşerse bundan Avrupalı çikolata üreticileri kazanacaktır. Hasada girerken çiftçi tüccara mahkum edildi. Çiftçi daha önceden haberdar edilmediği için korumasız ve çaresiz bırakıldı. Bazı üreticiler destek alırken, toplam fındık üreticisinin yaklaşık %30'u bu prim desteğinden mahrum bırakılmıştır. Bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu düşünüyoruz. Hukukçularımız konuyu değerlendirmektedir. Biz bu stratejinin hazırlandığı mutfağın Tarım Bakanlığı olmadığını tahmin ediyoruz. Bu mutfak Tarım Bakanlığının mutfağına benzemiyor. Biz yaptığımız bütün sektör toplantılarına Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Üniversiteler, Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Borsaları, İhracatçı Birlikleri, Üretici Birlikleri gibi konunun ilgili tüm taraflarını davet ediyoruz. Ancak tüm Karadeniz bölgesini ilgilendiren fındık konusunda tarım sektörünün çatı örgütü olan Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nden ve diğer üretici kuruluşlarından görüş alınmamıştır. Bundan fevkalade üzüntü duyuyoruz ve doğru bulmuyoruz. Bu çok yanlıştır. Planlamaya karşı değiliz ama Ziraat Odaları ile çiftçinin görüşünü ve desteğini almayan hiçbir kararın başarılı olması mümkün değildir. İlgili tarafların görüşü alınmadan hazırlanan fındık stratejisinde yanlışlık ve eksikliklerin olduğu açıktır. Bu strateji hazırlanırken görüşlerimiz alınmış olsaydı bu eksiklikler olmazdı. Bu kararda ısrar edilirse, yeni fındık stratejisi, ülkemiz fındık politikasını ve fındık üreticisini olumsuz yönde etkileyecektir. Söz konusu Kararname, yukarıda zikredilen maddeler ışığında, ilgili tüm tarafların görüşleri de alınarak yeniden gözden geçirilmelidir." kaynak medyabar.com


Bu haber toplam 1130 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim