• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Sakarya : 20 °C

Yalnız Gençler Olsaydı

Merve Yazıcı

Hiç düşündünüz mü 40 yaş ve üzerindeki herkes emekli olsaydı, iş dünyasını genç kuşak istila etseydi ne olurdu?

Spor salonunda Squat çalışırken resim atıp beğeni toplamaya çalışan, toplantının ortasında “oğlum 100 beğeni almışım” diyerek sevincini gösteren bir milletvekili düşünün. Bütçe toplantısından snap atan bir CEO veya aynadan telefonu ile resmini çekip “yine çok şık oldum” iletisi ile facebookta resim paylaşan üst düzey bir yönetici. Muhtemelen gizlilik diye bir şey kalmaz her şey apaçık ulu orta tüm şeffaflığı ile yaşanır hale gelirdi.

Toplantılar, mailleşmeler, video konferanslar tarihe karışır, bunların yerini whatsap ve facebook grupları alırdı.

Düşününce pek de mantıksız sayılmaz. Bir kere whatsapptan aldığınız bir mesajı görüp görmeme konusunda yalan söyleme imkanınız yok. Görülme tarihinden saatine kadar her şeye ulaşmak mümkün.

Laptoplar sadece dinlenme zamanlarında oyun oynamak için açılır, onun dışındaki her şey için bir küçük cep telefonu yeterli olurdu. Bütün işler yaşayarak öğrenilir, herkes bunun bilincinde ve rahatlığında hareket ederdi.

Üretimde hatalı çıkan bir parçayı birilerine şikayet etmek için telefondan resmini çekip, CEO dan, operatöre kadar herkesin olduğu bir whatsapp grubundan kısa mesaj ile konu iletilebilecek herkese iletilirdi.

Karşılaşılan her probleme “hallederiz ya” tepkisi verilerek bir şekilde, problemin çözülmesi gerekenden bir gün önce problem kesinlikle çözülürdü.

Fotokopi makinaları tarihe karışır, her şey cep telefonu ile fotoğraflanırdı. Klasik yazıcıların hepsi çöp olur onların yerine 3 boyutlu yazıcılarla dolu ofisler kurulurdu. Bütün tasarımlar, eksik parçalar, o yazıcılardan çıkartılıp gerekli yerlerde kullanılırdı.

Ofislerin içinde 9GAG esprileri ve capsler ile dolu panolar yer alırdı. Her şey ama her şey üzerinden geyik yapılabilirdi.

Peki şimdi ne oluyor? İşletmenin genel müdürü ile en ufak karşılaşmanda elin ayağına dolaşıyor, ne yapacağını şaşıracak hale geliyorsun. Çünkü, hiyerarşi. Çünkü işletmeler hala demokrasiye geçiş yapamadı.

Her ne hikmetse İş dünyasında sağlıklı yönetim için demokrosinin değil hiyerarşinin olması gerektiğini savunanlar ülke yönetimi söz konusu olduğunda “Osmanlıcılığı kabul etmiyoruz, demokrosi, laiklik” diye bağıranlarla aynı kişiler. Her neyse…

Lise sıralarında saçın , sakalın var, saçın salık, çorabının rengi değişik, küpe takmışsın… gibi sebeplerle bir kenara çekilen öğrenciler olmazdı mesela. Hatta bunun yerine “saçını nasıl yaptın, o küpeyi nereden aldın” diyalogları ile iletişim kuran öğretmenler olurdu. Bütün gelenekler kendi kendine yok olur giderdi.

Gelenekçi veya sabit fikirli biri olmadığım için tüm bunlar bana oldukça güze görünüyor. Saydıklarımın yaşanması çok da uzak zamanlarda değil zaten. Hepsini birer birer yaşayıp göreceğiz.

Bu yazı toplam 1112 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
(jakop)
19 Nisan 2016 Salı 18:26
18:26
walla dogru dıyorsun (jakop)
ssss
18 Nisan 2016 Pazartesi 22:15
22:15
Klasik kalıplardan sıyrılmamız lazım. Saygınlık kılık kıyafetle, saçla sakalla olmamalı herkes saygı görmeli, bunlara harcanan zaman bence gereksiz. Kimin ne düşündüğü değil ne ürettiği önemli olmalı.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim