• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Sakarya : 19 °C

Üretici misiniz? Tüketici misiniz?

Merve Yazıcı

Hayatta herkesin bir pozisyonu var. Kimi üretecek, kimi tüketecek. Üreten kişilerin üretmekten tüketmeye vakti kalmayacağı gibi, tüketenlerin de sürekli tüketecek bir şeyleri olduğundan üretmeye ihtiyaçları olmayacak.

Keşke herkesin ürettiği kadarını tüketme, tükettiği kadarını üretme zorunluluğu  olsaydı. Bir türlü sağlayamadığımız o adalet denilen şey bir zorunluluk olarak gerçekleşseydi. Böylece her bir kişinin hem üretmeye hem de ürettiklerini tüketmeye vakti olurdu.

Öğrenim hayatını sürekli bir şeyler üretme amacı ile geçirmeye çalışanlara bir bakın. Bursluluk sınavlarına çalışmaya başlarlar önce, daha orta okul yıllarında. Sonra lise sınavı gelir önlerine. Çalışırlar, çalışırlar ve çalışırlar. Sanki liseyi kazandıklarında her şey bitecekmiş gibi. Bütün bu çalışmalar iyi bir lisede okumak ve dolaylı olarak öğrenim hayatı bittiğinde güzel bir hayata sahip olmak içindir. Lise kazanıldığında her şey bitmiş hissi ile bir kaç aylık  rahatlama görülür kişide. Derken üniversiteyi kazanma ve yine o rahat hayata ulaşma amacıyla yeniden başlar aynı süreç. Kişi tekrar , yeni baştan çalışır, çalışır ve çalışır.

Üniversiteyi kazanır. Tam her şey bitti derken sonunda uzun yıllardır ulaşılmak istenen o çok rahat hayat için vakit iyiden iyiye yaklaşmış olur. Kişi son kez olduğunu umarak çalışır, çalışır ve çalışır. Her şeyin sonu gelmiştir artık hayal edildiği gibi o rahat hayata başlanacaktır, bütün koşullar sağlanır. Artık çalışmak, çalışmak ve çalışmak olmayacak zanneder kişi, beklediği hayatı sunacak olan işe başlar. İşte o anda şimşekler çakar. Taa orta okul dönemlerinden beri hayalini kurduğu, her öğütte yer alan o "çok rahat hayat" diye bir şeyin olmadığı ortaya çıkmıştır. Bu kişinin bir ömür boyunca hayattaki pozisyonu üretici olmak yani  çalışmak, çalışmak ve çalışmaktır.

Bir de tüketici olanlar var hayatta. Bu kişiler her şeyi kolaylıkla elde ederler. Kendilerini yormadan, hiç bir fedakarlık yapmadan  bir liseye yerleşirler. Hayat toz pembedir. Yaşamak bu kişiler için yiyip içimek, gezip tozmak içindir. Hiç bir şey üretmeye, çalışmaya gerek yoktur zaten bu kişiler üretmek zorunda kalmadan,  ihtiyaçları olan her şey tüketmeleri için önlerine hazır konur. Öyle böyle bir üniversiteye de yerleşirler. Hayat hala aynı güzelliğiyle devam etmektedir. Kimi zaman okula giderken üzerlerine sıçrayan bir çamur damlası kimi zaman saklamaya çalıştıkları sigara paketi hayattaki en büyük kaygılarındandır.

Üniversite biter, ya tanıdıkları birinin desteği ile yüksek maaşlı bir işe yerleşirler yada onlar için hazırlanan bir iş yerine gökten zembille inip müdür olarak otururlar. Bu kişiler için hayat, yaşamak, yaşamak ve yaşamak içindir.

Üretici veya tüketici olma arasında doğru yanlış ayrımına girmek bana düşmez. Bu ayrım kişilerin kendi istekleriyle veya yönlendirmelerle hayatta aldıkları pozisyonlardan başka bir şey değildir. Şöyle bir gerçek de var ki;  en başta nasıl pozisyon alırsan, o pozisyonda gidersin.  Hangisi iyidir hangisi kötüdür bilmiyorum lakin tüketici olmak çok keyifli olsa gerek...

 

Bu yazı toplam 1175 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim