• BIST 90.182
  • Altın 146,281
  • Dolar 3,6195
  • Euro 3,9306
  • Sakarya : 14 °C

Unutmayalım

Merve Yazıcı

Ne zaman “Ölümün iyisi kötüsü olur mu” diyen birilerini duysam,  o gece; binlerce liralar ödeyip satın aldığı beton yığınlarının altında ezilirken, “kimse yok mu” diyerek attığı çığlıklarla adım adım yaklaşan Azrail’i çaresizce bekleyenler, tek bir helallik alamadan, sevdiklerinin kollarıyla özenle yerleştirilmek yerine, kimsesizler için açılan çukura toplu olarak bırakılanlar gelir aklıma. Sonra sessizce var derim kendi kendine, ölümün bile iyisi var.

Yetimliğin ve öksüzlüğün yaşının olmadığı günler gördü Marmara. Beton yığınlarının başında annesini, babasını, kardeşlerini, evlatlarını kurtarmak için oradan oraya koşuşturanlara, kurtarma ekiplerine kendi yakınlarını kurtarsın diye yalvaranlara, her saniye ölüme daha çok yaklaşan sevdikleri için dualarla yeri göğü inletenlere şahit oldu. Beton yığınları arasındaki küçük bir delikten hayata bakarken, ölümle yaşam arasındaki çizgide öylece bekleyen yürekleri kimi zaman ferahlatıp, kimi zaman ise sonsuzluğa terk ederken, günlerce hatta haftalarca süren çalışmaları umut dolu gözlerle izledi.

Paranın anlamını yitirdiği o günlerde, paylaşabilmek, birlikte başarmayı başarabilmek anlam kazandı Marmara’da. Sebzeler, meyveler, içecekler ve hatta giyecekler yanında en unutamadığım, Ankara’dan gelen ekmek arabalarıydı. Sıcacık dağıtılan o ekmekler, buz kesmiş yüzlerin ve soğuk taş yığınlarının arasında biraz da olsa içini ısıtıyordu insanın.

Bir anda “Alışmak, depremle yaşamayı öğrenmek zorundasınız” sesleri yükselmeye başladı her taraftan. Çayırda çimende sabahladığımız gecelerde arada bir dinlediğimiz radyolardan yükselen bu sesler şaşırttı bizi. Böyle bir duruma alışmak, yaşamayı öğrenmek nasıl olurdu? Hayat durmuş ilerlemiyor, kimse bundan sonra ne olacağını kestiremiyor, çarşı pazarın yeniden açılabileceğine ve hayatın normale dönebileceğine kimse inanamıyordu.

Çadırlardan barakalara, barakalardan betonarme evlere geçiş aylarca sürse de, çarşı pazar açıldı, hayat normale döndü ve para yeniden eski anlamını kazandı. Alışabileceğimize inanamayan bizler, alışma işini bir adım öteye götürerek yaşanan her şeyi unutup, yıkılan evlerimiz yerine bir kaç tane ev sahibi olmak için gece gündüz çalışmaya başladık.

20. yüzyılda yaşadığımız ibretlik mucizeleri, aldığımız dersleri, yeryüzünün bize anlattıklarını, 17 ağustosta kaybettiklerimizi unutup, mezara dönecek evler yapmaya devam ettik.

Artık aklımızı başımıza toplayarak, geçmişin en azından depremlerinden ders alarak yolumuza devam edelim. En acı tecrübelerle yaşadığımız depremi unutmayalım ve unutturmayalım!

 

 

Bu yazı toplam 1371 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim