• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Sakarya : 4 °C

Sulukule atışmaları ve günümüz kavgaları…

Zihni Açba

Hani derler ya; “Yahudi’nin sermayesi tükenince, eski defterleri çıkartırmış” diye. Son günlerde AKP hükümetinin durumu da o. Sanırım onlarda kendileri için artık denizin bittiğini ve karaya oturmak üzere olduklarını anlamış olacaklar. Kürsüye çıkıp, eline mikrofonu alan her hükümet sözcüsü veya açık bir kamera gören her AKP yetkilisi, “Geçmişte şöyle olmuştu, eskiden şöyle yapmışlardı…” v.s gibi çağrıştırmaları bitirip, bir türlü “Bugün neler oluyor?” konusuna gelmeye zaman bulamıyor. 
Her geçen gün biraz daha komik bir hal alıyor şahit olduğumuz gelişmeler. Yaşanan gelişmelere, ortaya atılan iddialara ve söylenen sözlere baktıkça, üniversite yıllarıma gidiyorum zaman zaman. Fatih Vatan Caddesi üzerinde idi okulumuz o zamanlar. Karagümrük’ten Vatan Caddesi’ne inerken, Sulukule’den geçirirdik bazen yolumuzu ve sokak aralarında özellikle kadınlar arasında ilginç kavgalara şahit olur, gülmekten karnımız ağrırdı. Bir iki itiş kakışın ardından, araya girenler olur ve kavga edenleri ayırırlar, işte o andan itibaren başlardı ağız dalaşı ve müthiş atışmalar. İlk küfürleşmelerin ardından iş “Benim kocam, senin kocandan daha …” diye başlayan cümlelerle, kocaları yarıştırmaya dönüşürdü. İnanın abartmıyorum; “Baak! Benim kocam bana buzdolabı aldı, seninki ne aldı?” diyerek, koskoca buzdolabını kapısının önüne çıkartanını bile görmüştüm, bu atışmalarda. Neden mi anlatıyorum bunları? Hem son günlerde iyice çirkinleşen bir takım çekişmelerin arasında, bir parça tebessüm edebilmenize vesile olmak ve hem de bu çirkin çekişmelerin, o dönemdeki Sulukuleli hanımların sokak arası kavgalarından bile daha düzeysizleştiğine işaret edebilmek için. 
Özellikle 17 Aralık operasyonu ile alevlenen AKP – Cemaat sürtüşmesi, bütün kirli çamaşırların ve pis kokuların ortaya saçılmasına sebep oldu. Yurdum insanı, her akşam “Acaba yarın sabah kimin, hangi skandal ses kaydı veya görüntüsüyle uyanacağız?” merakıyla uykuya dalar oldu. Taraflar arasında yaşanan çatışma ve atışmanın boyutu, tam bir Sulukule jargonuna dönüştü. Artık kimin kocasının kimin kocasından daha babayiğit ve cömert, kimin karısının kimin karısından daha güzel ve işveli olduğuna yetişemeyeceğiz gibi görünüyor. 
30 Mart seçimlerine yönelik miting startı veren AKP Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan’ın miting konuşmalarında, genel olarak 17 Aralık operasyonuna ve operasyon sonrasında ortaya çıkan ses ve görüntü kayıtlarına yönelik bir savunma refleksi içerisinde olduğunu görüyoruz. Bu savunma refleksiyle kendisine ve başında bulunduğu iktidara yönelik her eleştirel yaklaşımı, en ılımlı yaklaşımla “İhanet” olarak nitelendiriyor. Bu durumu kim, hangi şekilde değerlendirir bilemem ama bir Başbakan’ın böyle bir ruh hali içerisine girmesi, ülkenin kaçınılmaz bir kaosa sürüklenmesine ve milletin, yeni bir kutuplaşmayla “Başbakan gibi düşünenler ve düşünmeyenler” şeklinde bölünmesine sebep olur bence. Sözlerim sakın yanlış anlaşılmasın. Sayın Tayyip Erdoğan’ın hangi ruh hali içerisinde olduğunu çok önemsemiyorum dahası beni çok da ilgilendirmiyor. Benim dikkat çekmek istediğim, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Başbakanı olarak, böyle bir ruh hali içerisinde olmasının sakıncalarıdır. Hele son zamanlarda sıkça kullandığı bir “çocuklu- çocuksuz” polemiği var ki, sürtüşmenin boyutunu iğrençlik düzeyinde çirkinleştiriyor. 
Hatırladığımız kadarıyla yıllar önce şehit cenazeleriyle ilgili olarak MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’ye yönelik kullanmaya başladığı bu ifadeyi, son zamanlarda kendi çocuklarıyla ilgili bazı yolsuzluk iddialarının ortaya atılmasıyla yeniden kullanmaya başlamıştı. Şimdilerde aynı ifadeyi Fethullah Gülen için kullandığını görüyoruz. Balıkesir mitinginde yaptığı konuşmada 28 Şubat sürecinden bahsederken;
"Şu anda Pennsylvania’da kendi ülkesine, kendi milletine tuzaklar kuran zat da o günlerde yine ülkesini sırtından hançerliyordu. Başörtüsüne saldırılar olduğu günlerde az önce ifade ettiğim gibi füruattandır diyordu. Yani ’takmayabilirsiniz’ diyordu. Sen ne karışıyorsun? İnancından dolayı benim kızım takıyorsa başörtüsünü sen ne karışıyorsun? Çünkü onda evlat yok. Öyle bir derdi de yok…” ifadeleriyle sözünü ettiğimiz çirkin vurguyu yapıyordu. 
Oysa biz biliyoruz ki; 28 Şubat sonrası hakkında başlatılan bir takım soruşturmalar sonrasında, 22 Mart 1999 tarihinde Amerika, Chicago Kenti’ne giden THY uçağının yolcularından biridir Fethullah Gülen ve o günden bu yana bir daha Türkiye’ye dönmemiştir. Daha geçen yıl düzenlenen Türkçe olimpiyatlarında, İstanbul Arena Stadı’ndan “Uzaklarda sıla hasreti, vatan hasreti çeken muhterem zat…” diye seslenilen birine, bugün Balıkesir’den ’’Pennsylvania’da bir zat var, 17 Aralık komplosunun fikir babası o. Kasetler, montajlar oradan çıkıyor...” deniliyorsa, sağlıklı bir ruh halinden söz edebilmek mümkün değildir.

Bu yazı toplam 1066 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Zihni Açba
21 Nisan 2014 Pazartesi 12:32
12:32
Sevgili A.T rumuzlu Kardeşim;
Keşke yazdıklarını açık kimliğinle yazsaydın da sana ulaşabilmeme ve yaptığın bir çoğunu isabetli bulduğum değerlendirmelerini tartışmamıza imkan tanısaydın. Ancak bu değerlendirmelerinin, benim yazımda izaha çalıştığım konuyla ne gibi bir ilgisi olduğunu anlayamadım. Keşke bir istikrar bahanesine dayalı bir iktidar savunuculuğu yerine, benim yazdıklarım üzerine de fikir beyan etmiş olsaydın.
a.t
14 Mart 2014 Cuma 15:59
15:59
TÜRKİYEDE SİYASİ KAOS OLURSA NE OLUR?
BAKIN ANLATAYIM

TÜRKİYENİN EKONOMİK DENGELERİ HERŞEYE RAĞMEN VE HALA BIÇAK SIRTINDA..........TÜRKİYENİN YAKLAŞIK 60 MİLYAR DOLAR YILLIK DIŞ TİCARET AÇIĞI VAR...........TÜRKİYENİN ENERJİ İTHALATINA ÖDEDİĞİ BEDELDE O KADAR...........TÜRKİYE BU AÇIĞI NASIL KAPATIYOR...........SİSTEME GİREN SICAK PARAYLA...........SICAK PARA.......ADI ÜSTÜNDE..........YANLIŞ YAPANI YAKAR..........TÜRKİYE PETROL ZENGİNİ BİR ÜLKE DEĞİL...........DOĞALGAZ KUYULARIMIZ YOK.........TÜRKİYE KNOW HOW İHRAÇ EDEN BİR ÜLKE DEĞİL.............YURTİÇİ TASARRUFLAR KALKINMAYA, BÜYÜMEYE YETERLİ ÜLKE DEĞİL...........TÜRKİYE KALKINAN BİR ÜLKE............YATIRIM VE ARA MAL İTHALATI YAPMAYA MECBUR BİR ÜLKE..........TÜRKİYE 90 YIL BOYUNCA.......SİYASİ İSTİKRARSIZLIKLAR YÜZÜNDEN..........YANLIŞ EKONOMİK TERCİHLER YÜZÜNDEN........İMAR VE İNŞAASINI YAPAMAMIŞ BİR ÜLKE.........ÇOK CİDDİ ALTYAPI EKSİKLİKLERİ VAR.........TÜRKİYE BİR AN İÇİN SİYASİ İSTİKRARINI KAYBEDEN ÜLKE GÖRÜNTÜSÜ VERSİN...........BİRKAÇ GÜNDE SİSTEMDEKİ SICAK PARA UÇAR GİDER..........BUGÜN 2.2 TL CİVARINDA OLAN DOLAR 4-5 TL'YE FIRLAR......DÖVİZ BÜFELERİ YENİDEN HORTLAR........BUGÜN 130 MİLYAR TL ÖDEDİĞİMİZ ENERJİ İTHALATINA TL CİNSİNDEN 260-300 MİLYAR TL ÖDEMEK ZORUNDA KALIRIZ........İTHAL ETTİĞİMİZ ARA MAL VE YATIRIM MALLARI'NA AYNI ORANDA BEDEL ÖDEYECEĞİMİZ İÇİN, YA İTHALAT YAPAMAYACAĞIZ YADA MÜTHİŞ PAHALI İTHALAT YAPMAK ZORUNDA KALACAĞIZ. ORTA VE UZUN VADELİ VE DÜŞÜK FAİZLE ULUSLARARASI TİCARİ BANKALARDAN KREDİ BULAMAYACAĞIMIZ İÇİN MECBUREN İMF'NİN KAPISINI ÇALACAĞIZ. ÇOK YÜKSEK FAİZLE, ÇOK KISA VADE İLE VE BİR SÜRÜ ŞART VE ŞURTLA BORÇLANACAĞIZ. BAŞTA ENERJİ VE YATIRIM MALLARI İTHALATINA İNANILMAZ YÜKSEK BEDELLER ÖDEYECEĞİMİZ İÇİN..............BİZ DAHA YATMADAN ZAMLAR GELECEK............BİZ DAHA KALKMADAN YENİ ZAMLARLA TANIŞACAĞIZ................BANKALARIN VERDİĞİ UCUZ KONUT, ARAÇ VE DİĞER TÜKETİCİ KREDİLERİ GERİ ÇAĞRILACAK VE YENİDEN YAPILANDIRILACAKTIR.............ÖRNEĞİN: KONUT ALDINIZ.........AYDA 1500 TL GERİ ÖDEME YAPIYORSUNUZ.........AYLIK ÖDEMENİZ 3000 TL'YE ÇIKACAK........SABİT GELİRİNİZLE BU RAKAMI ÖDEYEMİYECEĞİNİZ İÇİN..........TIPKI AMERİKADA'Kİ GİBİ KONUTU GERİ VERMEK ZORUNDA KALACAKSINIZ..........YENİDEN EV SAHİBİ OLMAK BİR BAŞKA BAHARA KALACAK..........TABİİKİ ÖMRÜNÜZ VEFA EDERSE...........DİYELİMKİ BUGÜN ALDIĞINIZ 2500 TL AYLIK GELİRLE KIT KANAAT GEÇİNİYORSUNUZ............GAZA BEZE TUZA.......A'DAN Z'YE HERŞEYE ZAM GELECEĞİ İÇİN SİZİN 2500 TL'LİK GELİRİNİZİN SATINALMA GÜCÜ OTOMATİKMAN 1250 TL'LERE DÜŞECEKTİR.................HİÇBİR BÜTÇENİZ DENK GELEMİYECEKTİR.......ÇALIŞTIĞINIZ KURUMDAN ZAM TALEBİNİZ OLDUĞUNDA...........BU AY ZAMLI ALDIĞINIZ MAAŞ...........BİR AY SONRA BÜTÜN TEMEL MAL VE HİZMETLERE GELECEK YENİ ZAMLARLA KUŞA DÖNECEK...........VE SİZ YENİDEN AĞLAMAYA..........FERYAT, FİGAN ETMEYE BAŞLAYACAKSINIZ.............ÇOCUĞUNUZU KOLEJE VERMİŞSENİZ ONU ORADAN ALIP DEVLET OKULUNA GÖNDERECEKSİNİZ..........ARABANIZ VARSA TEZ ELDEN UCUZ PAHALI SATIP BÜTÇE AÇIĞINIZI KAPATMAYA ÇALIŞACAKSINIZ...........OTOBÜSLERLE YENİDEN SEYAHATE DEVAM.............EĞER BUNLARIN BİR HAYAL OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORSANIZ, ANNELERİNİZ-BABALARINIZ HAYATTAYSA ONLARA SORUN........ONLAR SİZE HAKİKATİ SÖYLER.
A.T
13 Mart 2014 Perşembe 16:02
16:02
BUNDAN 12 SENE ÖNCE ÜÇLÜ KOALİSYON KURMUŞTU MHP 2 SENE DEVLET YÖNETEMEDİLER 22 BANKA BATIRDILAR ÜLKEYİ KAOSA VE AÇLIĞA MAHKUM ETTİLER VE NİHAYETİNDE ÜLKEYİ SEÇİME GÖTÜRDÜLER,AKP HÜKÜMETİNİ SİZ BÜYÜTTÜNÜZ VE GEÇEN SEÇİM AKYAZIDA MHP FAZLA SÖZE GEREK YOK SANIRIM ZİHNİ ABİ
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim