• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Sakarya : 16 °C

Standart Zihinler

Merve Yazıcı

Üretim sektörü ile uzaktan yakından bir ilişkiniz olduysa,  “standart, standart, standart …” diye diye oradan oraya koşturan birileri dikkatinizi çekmiştir.

İnsan bir durup düşünüyor;  sen kalk o kadar eğitim al, ufkunu aç, ülke ülke gez, iletişim becerilerini geliştirmek için uğraş, kendini pazarlamanın yöntemlerini keşfet, yaratıcılıktı, teknolojiydi… eee?

Tüm bu yetiler işe kabul edilene kadar. İşe başladığın anda ellerine bir kırpma makası alıp, senin yıllarca biriktirdiğin bütün o, seni sen yapan özelliklerini tek tek buduyorlar.

Madem budayacaksınız ne diye hazır hiç o özelliklere sahip olmayan, sıradan birini işe almadınız demek istiyor insan. Ama işte banka hesabını açıp baktığında susup oturuyor.

Özellikle kurumsal markaların her işi standart hale getirmek için, sunum sayfalarındaki tabloların kenarlık kalınlığından, anahtarlıklara kadar her şeyi standart yapmaya çalışmalarına gülüyorum.

 Tamam, seri üretim yapıyorlar, belli bir kalite standardını korumak zorundalar, en ufak bir hata milyonlarca dolar kaybetmelerine sebep olur….

Anlıyorum hepsini ve yanlış demiyorum. Eksik diyorum, kurumsal şirketler bu mantıkla devam ettiği sürece ilerlemeyecek,  yerinde sayacak diyorum.

Üretirken standart üretsinler, iş emirlerini versinler, sırasını, sayısını, hatta işçilerin el kol hareketlerini dahi standartlaştırsınlar

Ama yıllarca kendini geliştirmek için uğraşıp, sırf adı marka diye o kurumlara giden mühendislerinin  pırıl pırıl zihinlerini standartlaştırmasınlar.

Gerçekten amaçları sürekli iyileştirme ile büyüme ise, herkesin herşeyi aynı yapması için belirledikleri standartları ile amaçlarına gerçekten ulaşabileceklerini düşünüyorlar mı?

Yaratıcılık, iyileştirmek için gözlem yapan göz, çözüm arayan zihin sürekli canlı kalmadığı sürece körelmeye mahkûmdur.

Bıraksınlar üretim hattından başka hiçbir şey standart olmasın. Bıraksınlar herkes özgürce yaratıcılığını sergilesin.

Mühendisler önüne konulan standartlarla işleri yürüterek parasını alıp gitmesin.

Hani hatta çalışanlarından “katma değerli iş” bekliyorlar ya, izin versinler mühendisler de katma değerli iş yapsın.

Hayal gücünü, yaratıcılığını daima canlı tutsun ki, süreçleri iyileştirecek şekilde gözlemleyebilsin. Çalışıyor olmasının bir anlamı olsun.

Ne mutlu bana ki, bir fabrikanın en yaratıcı olunması gereken bölümünde çalışıyorum. Böyle olduğu için etrafımda dönüp dolaşan standartçıları daha iyi gözlemleyebiliyorum.

Yıllarını fabrikaya vermiş çok kıymetli mühendislerin, “yeni” kelimesini duyduğu anda değişen yüz ifadelerine daha fazla sessiz kalamadım. Bir şeylerin değişmesini isteyen, farklı uygulamalar getirmeye çalışan bir mühendisseniz sürekli bir mücadele içinde geçiyor fabrikalarda günleriniz.

Düşüncenizi önyargısız dinlemeleri için dahi savaşmanız, kendinizi göstermeniz gerekiyor.

Mücadele beni yıldırıp, yerimde sessiz sessiz oturmaya itecek bir etken değil. Peki ama mücadele edemediği için güzelim fikirlerini çöpe atan nice parlak mühendis?

İşi standartlaştıracağım diye, zihinlerini ve hatta tüm hayatını standartlaştıranlara ithaf olsun.

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 1014 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim