• BIST 82.779
  • Altın 146,779
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Sakarya : 6 °C

Sınırların Ötesinde Pazarlama

Merve Yazıcı

Günümüzde en çok ürettiklerimizi pazarlama aşamasında sıkıntı çekiyoruz. Ürettiğimiz her türlü ürün ve hizmet için geliştirmemiz gereken pazarlama stratejilerine gerekli özeni göstermiyoruz. Zihnimizin sınırları arasında debelenip dururken pazarlamanın önemini üretimin gerisine atıyoruz.

Pazarlama stratejilerinin yalnızca kurumsal şirketler tarafından hazırlanması gerektiği gibi eski kafalı yargılarımız var. Elbette ki herkes gidip milyon dolarlar harcayarak pazarlama sürecinin takibini yapacağı yazılım programları satın almayacak. Sadece yaptığı işe olan saygısıyla biraz araştırma yapıp, biraz gözlemleyip, biraz da hizmetini pazarlamayı bilecek hepsi bu. Pazarlama stratejileri oluştururken ilk sorumuz “neden beni tercih etsin?” Bu soruya kendimizi tatmin edecek bir cevap bulduktan sonra hedef kitlemizi bize ihtiyacı olduğuna inandırdık mı tamam. Oldubitti işte, biraz düşünerek basitçe pazarlama stratejimizi oluşturduk. Geniş düşünüp, kendimize sınır koymadığımız sürece her şey oldukça net. Kişilerin kendi zihinlerine koyduğu sınırları geçtim, artık birbirimizin zihinlerine yani geleceğine de önemli sınırlar koyup hizmet alanımızı daraltıyoruz. Peki bu sınırların ülkemizin, çocuklarımızın ve hatta torunlarımızın geleceğini etkilediğinin farkında mıyız?

Mesela ilçemizden doktor, mühendis, mimar, öğretmen çıkar ama bir Harvard’lı bir Oxford’lu çıkmaz değil mi? Kimse bu dediğime gülüp geçmesin! İki Anadolu, bir Anadolu öğretmen bir de fen lisesi olan ilçemizde kaç öğrenci yurtdışında eğitim alabileceği dünyaya kafa tutan okulların giriş şartlarından haberdar? Kaç öğrenci veya öğretmen bu okullara girilebileceğini düşünerek ya da sadece meraktan tek tuşla bu okulların öğrencilerden beklediklerini okumuş? Ülkemizde yılda kaç öğrenci bu okullara yerleşiyor? Öğrenciler, aileleri ve öğretmenleri tarafından hala riske girmeden para kazanılacak iş kollarına yönlendirilmeye devam ediliyor. Tamam kimsenin adam yerine koymadığı, şekeri, ekmeği zor bulduğumuz zamanlardan geçmiş bir ülke olabiliriz ama artık başkayız. Hiç bir ülke yalnızca hükümetinin siyasi veya ekonomik başarıları ile en tepelere gelmez.

Yeni nesillerin önderliğini yapan öğretmenler, aileler vizyonlarını, bakış açılarını geliştirmedikleri sürece ülkemiz için çok büyük işler başarmış saymasınlar kendilerini. Gün öğrencileri üniversiteye hazırlama günü değil! Gün öğrencileri hayata, iş dünyasına, başarmaya ve girişimciliğe hazırlama günü. Bugün en güzel okulları bitirip işe girmeye çalıştığımız o şirketler, fabrikalar birilerinin emeğiyle, girişimciliğiyle, girdiği risklerle şimdiki konumuna ulaşmadı mı? Hem devlet hem de özel sektörler tarafından girişimciye maddi manevi verilen destekler böylesine yoğunken hayata girişmek hala neden zor.

Güvenli ve sıradan adımlar atmak eskide kaldı. Dünya korkudan korkar hale gelmişken artık kendi farkını katarak doğru insanlara doğru attığın adımlar önemli. Doğru insanlara ulaşmanın yolu da kendini ve yaptığın işi pazarlamadan geçiyor. Sınırlardan kurtulup, sahip olunan değerleri pazarlayacak gençler büyütmenin zamanı geldi Sakarya’m.

Bu yazı toplam 1043 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim