• BIST 97.859
  • Altın 145,775
  • Dolar 3,5783
  • Euro 3,9984
  • Sakarya : 19 °C

Sakarya Köprüsünün hikayesi...

Sakarya Köprüsünün hikayesi...
İlimizde amblemlere konu olan Sakarya Köprününün şaşırtan hikayesi.. Aynalıkavak yazılarında Fahri Tuna yazıyor..

Deprem uzmanı Prof.Dr.Ahmet Ercan, "Deprem, Allah'ın insanlara en büyük lütfudur; depremin olduğu yerde nehirler, çaylar, dereler olur (bizde Sakarya, Mudurnu, Dinsiz, Çark vs. var), depremin olduğu yerde ovalar olur (bizde Akova, Pamukova, Söğütlü, Şeyhler ovası var), depremin olduğu yerde deniz olur (bizim Kaynarca, Karasu ve Kocaali ilçelerimiz denize sahili olan ilçelerimiz), depremin olduğu yerde göller olur (bizde Sapanca, Poyrazlar, Akgöl, Çaltıcak, Acarlar vs.. 7 göl var), depremin olduğu yerde kaplıcalar olur (bizde Kuzuluk, Geyve, Taraklı kaplıcaları var), depremin olduğu yerde yaylalar olur (bizde Karagöl, Kırca, Çiğdem, Acella, Soğucak, İn Önü vs.. 
18 tane var). Depremin olduğu yerde mavi ve yeşilin her rengi olur. Bütün bunları yapan depremdir; deprem berekettir yani. 
Sadece küçük bir şartı vardır; depreme uygun yapılaşacaksınız" demişti bir sohbetimizde.

SADECE JÜSTİNYANUS ÜÇ DEV KÖPRÜ YAPTIRTMIŞ

Sakarya'mız, inanarak söylüyorum ki, gerçek bir yeryüzü cennetidir: Gölleri, yaylaları, ovaları, nehirleri, dereleri, kumu vs… ile eşi benzeri bulunmaz bir coğrafyadır.
Nehri, çayı, deresi bu kadar bol olan, toprağı kazsanız 75 santimden su çıkan vilayetimizde, doğal olarak köprüleri de bol olacaktır. Özellikle Eskişehir Çifteler ilçesinden doğup, Karasu'dan Karadeniz'e dökülen, bunun için de 724 km yol kat eden, ilimize Pamukova Mekece'den girip önce Geyve boğazını, ardından da Akova'yı boydan boya geçip Karadenizle buluşan Sakarya nehri üzerinde, tarih boyunca bir çok köprüler inşa etmişiz. Örneğin Doğu roma İmparatoru II. Jüstinyanus M.S. 555-65 yılları arasında Sakarya nehri üzerine, biri Alifuatpaşa'da, diğeri Karaaptiler mahallesi/köyünde, üçüncüsü de Beşköprü'de üç dev köprü inşa ettirmiş. Sellerin, depremlerin, doğal afetlerin yok ettiği köprülerden günümüze sadece Beşköprü (II. Jüstinyanus Köprüsü) gelebilmiş.

OSMANLILAR BÖLGEMİZE BİR ÇOK KÖPRÜ YAPTIRIRLAR

"Sakarya Köprüleri" (1) adıyla Sakarya tarihi açısından çok önemli bir araştırma yapan Fahri Yıldırım'ın kitabının "Osmanlı Köprüleri" bölümünden öğrendiğimize göre, 1326'da bölgeyi fetheden Türkler, Sakarya nehri üzerinde; Süleyman Paşa Köprüsü, Orhan Gazi Köprüsü, Sakarya Köprüsü, Çarka Köprüsü, Uzunköprü, Tavuklar Köprüsü, Pamukova Kâki Köprüsü, Ziyaret Suyu Köprüsü, Göksu Köprüsü (Ak Köprü), Irgandi Muslihiddin Köprüsü, Mudurnu Suyu Köprüsü, Dinsiz Suyu Köprüsü, Hendek Köprüsü, Karasu Ayu Deresi Köprüsü, Akyazı Yaylacık Suyu Köprüsü, Göynük Suyu Köprüsü, Ferizli Papas Köprüsü, Karasu Kadı Köprüsü, Sapanca Yanık Deresi Köprüsü, Sinanoğlu Köprüsü, Balaban Köprüsü, Bektaş Köprüsü, Şerbetçiler Köprüsü, Yılanaltı Köprüsü, vs. vs… adlı köprüler inşa ederler. Bunların arasında en büyüğü, günümüze kadar da gelebileni Alifuatpaşa'da Sakarya nehri üzerine "Beyazıd- Veli" olarak da isimlendirilen II. Beyazıt'ın 1495'te inşa ettiği "II. Beyazıt Köprüsü"dür.

AHŞAP KÖPRÜ, 1921 İŞGALİNDE YAKTIRILMIŞTI

İstanbul-Ankara, İstanbul-Bilecik, Eskişehir, İstanbul – Bolu, Kastamonu, Samsun, Trabzon vs. güzergahlarının üzerinde yer alan Adapazarı, ticaretin ve sosyal hayatın büyük gelişme ve ivme kazandığı Cumhuriyet Türkiye'sinde bir çok karayolu, dolayısıyla karayolu köprülerine sahne olmuştur.
Cumhuriyetin ilk yıllarından E-5 (D-100) Karayolu'nun inşa edildiği 1963'e kadar İstanbul – Ankara Karayolu'nun Adapazarı - Güneşler – Trabzanlar – Dernekkırı – Hendek – Bolu - Ankara güzergahını takip ettiğini düşünecek olursak, Sakarya Nehri üzerine sağlam ve sağlıklı bir köprü ihtiyacının önemini de kavramış oluruz. Yunanlıların Adapazarı'nı işgali üzerine, savunmasını taktiğini "düşmanı Sakarya nehrinin doğusuna geçirtmeme" üzerine kuran Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk ve Kuva-yı Milliyenin bölgemizdeki komutanı Kazım Orbay, Trabzanlardaki ahşap köprüyü 28 Haziran 1921 günü yakmak orunda kalmışlardı. Adapazarı'nın 21 Haziran 1921'de düşman işgalinden kurtuluşu sonrasında aynı yere ahşap bir köprü inşa edilmişse de, söz konusu köprünün kar kış kıyamette yeterli hizmeti veremediği bilinmekteydi.


SAKARYA KÖPRÜSÜ:
1937'DE 93 BİN LİRAYA YAPILDI

Dönemin Bayındırlık Bakanı Ali Çetinkaya tarafından "Bizzat Atatürk'ün emriyle" yaptırıldığı ifade edilen "Sakarya Köprüsü", 1936-37 tarihinde inşa edilmiştir. 1934 Temmuzunda karayolu ile Bolu üzerinden Adapazarı'na gelirken, şimdi Kumköy yakınlarında bulunan ahşap Tavuklar Köprüsünden geçen Atatürk'ün, köprünün yetersizliğini görüp, "sağlam ve güvenli beton bir köprünün inşası" emrini vermiş olması olasıdır. 108.60 metre uzunluğunda, 4.80 metre genişliğindeki köprü 93.000 lira harcanarak tamamlanmıştır. Betonarme Bowstrink tipinde inşa edilen, her biri 35 metre açıklığında üç ayağa sahip köprünün (2), 1970'lere kadar bölgede sıkça rastlanan su taşmalarına-baskınlarına karşı da fevkalade dayanıklı olduğu görülecektir. Köprüye; 1530 tarihli haritada varlığı görülen bitişiğindeki köyün adından dolayı "Trabzanlar Köprüsü" veya Adapazarı yönündeki semtin adından dolayı "Güneşler Köprüsü" denilmişse de, asıl yaygın olan isim "Sakarya Köprüsü"dür. Nitekim 2009 yılı itibarıyla günümüzde de "Eski Sakarya Köprüsü" adıyla anılmaktadır.

VALİ OSKAY: "OSMANLININ 600 YILDA YAPAMADIĞINI,
CUMHURİYET 13 YILD A İNŞA ETTİ."

31 Mayıs 1937 tarihinde gerçekleştirilen resmi küşada (açılışa), "İstiklâl Mahkemeleri"nin ünlü "üç Alileri"nden biri olan, dönemin Nafia Vekili (Bayındırlık Bakanı) Ali Çetinkaya da katılmıştır. Kocaeli Valisi (henüz Kocaeli'ye bağlı büyük bir ilçeyiz o zamanlar) B. Hamit Oskay, Adapazarı Kaymakamı İhsan bey, Adapazarı Belediye Başkanı Ahmet Faik Abasıyanık (Veteriner, Sait Faik'in amcası), General İbrahim, General Mürsel, CHP Adapazarı ilçe başkanı ve yönetim kurulu ( o zamanlar henüz tek parti egemenliği sürmektedir), İzmit, Düzce, Hendek Belediye ve CHP heyetleri, Adapazarı Halkevi camiası, umumi meclis ve belediye azaları (il genel meclisi ve belediye meclis üyeleri) ve geniş bir halk kesiminin katıldığı açılışta konuşma yapan Kocaeli Valisi Hamit Oskay, "Osmanlının 600 yılda yapamadığını Cumhuriyetin 13 yılda yaptığına" işaret ederek, "böyle muazzam bir eseri kazandırdığı için başta Ulu Önder Atatürk'e, Başvekil (Başbakan) İsmet Paşaya, Bakan Ali Çetinkaya'ya halk adına şükranlarını" sunmuştur. 


31 MAYIS 1937: KÖPRÜ,
BAYINDIRLIK BAKANI ALİ ÇETİNKAYA TARAFINDAN AÇILDI

Daha sonra kürsüye gelen Nafia Vekili (Bayındırlık Bakanı) Ali Çetinkaya da, "bu köprünün yapılmasını bizzat Ulu Önderin işaret ve direktiflerinin önemi"ne bir kez daha değinmiş, emeği geçenlere teşekkür etmiştir. Konuşmaların ardından Bakan Çetinkaya, resmi zevat ve halkla beraber köprüde yürümüş, köprüden geçen ilk kişi olmuştur. Bakan köprü yapımına nezaret eden fen memurunun "mühendislik eğitimi" almasını sağlamak amacıyla da Köprüler Reisine emir vermiş, böylece durumdan memnuniyetin, ortaya koymuştur. (3) Tören nedeniyle Adapazarı'nda bulunan Çetinkaya, "İstanbul – Ankara Trenyolunun İzmit-Arifiye-Adapazarı-Hendek-Düzce - Bolu güzergahından geçirilerek 100 km kısaltacak bir projenin hazırlandığı"ndan ve "yakında hayat geçirmek istediklerinden" söz etmiştir. 04 Temmuz 1937 tarihinde, Nafia Vekili Ali Çetinkaya tarafından "Adapazarı'nda Sakarya üzerinde kurulan betonarme köprünün inşasında gösterdikleri çalışmadan dolayı", Vali B. Hamit Oskay'a, Nafia Müdürü İsmail Devletkuşu'na "teşekkür" edilmiş ve birer "takdirname" gönderilmiştir. 


ATATÜRK DÖNEMİ KÖPRÜ MİMARİSİNİN EN ÖZGÜN ÖRNEKLERİNDEN

Atatürk Dönemi Köprü Mimarisinin en güzel örneklerinden birisi olan Sakarya Köprüsü, sağlamlığı ve fonksiyonelliği kadar, estetik görünümüyle de takdir toplaya gelmiştir. 1963 yılına kadar İstanbul'dan Ankara'ya karayoluyla giden her yolcunun üzerinden geçtiği ve hayranlığını belirttiği köprü, sanat çevrelerince de övgüye değer bulunmuştur. Hemen her Ankara – İstanbul yolculuğunda Adapazarı Ankara Caddesi üzerinde Hacıbaba Hurşit'in (Deve Ziya ve zeki Konuk'un babası) işlettiği (şimdiki İşbankasının olduğu yerdeki) ünlü lokantada yemek molası veren dönemin ünlü ses ve sahne sanatçılarından Muhsin Ertuğrul, Müzeyyen Senar, Safiye Ayla, Zeki Müren, Muammer Karaca gibi isimler de köprüye olan hayranlık ve beğenilerini dile getirmişlerdir. 
D-100 Karayolu'nun güneyden geçirilmesiyle ulaşımın 1963'ten itibaren şehrin dışına çıkarılması üzerine, Sakarya Köprüsü eski cazibesini yitirse de, hafızalardaki muazzam ve övgüye değer yerini korumuş bulunmaktadır. 

1954: SAKARYA VİLAYET, KÖPRÜ DE AMBLEM OLUYOR

Bilindiği gibi, Menderes Hükümeti 14 Haziran 1954 tarihli TBMM Oturumunda "Kocaeli'den ayrılan Sakarya ile Malatya'dan ayrılan Adıyaman"ın, 6419 sayılı kanunla "il olmasını" kararlaştırmış, 01 Aralık 1954 tarihinde ise Sakarya'nın ilk valisi olan M. Nazım Üner, yapılan coşkulu bir törenle görevine başlamıştır.
"Asrın felaketi" olarak adlandırılan 17 Ağustos 1999 Depremi sonrasında "şehri ayağa kaldırmak amacıyla" Sakarya Valisi olarak atanan M. Cahit Kıraç, her ilde olduğu gibi "Sakarya Valiliği"ni temsilen de bir ambleme ihtiyaç duyduğunda, "acaba ne olsun" arayışına gidilecektir. Yapılan değerlendirme neticesinde, "alternatif olan" 10 kadar unsur arasından Vali Kıraç ve ekibi, "ittifakla/oybirliğiyle" Sakarya köprüsünün amblemde yer almasına karar verecektir. 2000 yılından bu yana da Valilik ambleminde "Sakarya Köprüsü" yer almaya devam edecektir. 

1965: SAKARYASPOR KURULUYOR

II. Türkiye Ligi'ni (bugünkü Bankaysa Ligi) yapılandırmaya karar veren Orhan Şeref Apak Federasyonu, Anadolu'daki orta büyüklükteki illerden birer takım kurulması çalışmalarını başlatır. İzmit, Denizli, Kocaeli, Antalya, Trabzon gibi illerden "bu konuyu başarabilecek" öncü kişilerle görüşmelere başlanır. Adapazarı'nda ise bu işin öncü ikilisi, Güneşspor'un başkanı Ethem Boran'la, 1. Lig'deki (bugünkü süper Ligde) Ankara Şekerspor'un kalesini koruyan Adapazarılı Fikret Aldinç'tir. İlin o günlerdeki öncü takımlarından Ada Gençlik, İdmanyurdu, Güneşspor ve Gençlerbirliği yönetimlerini aynı çatı altında bir araya getirmeyi başaran ikili, 17 Haziran 1965 tarihinde kuruluş tüzüğünü resmi makamlara teslim edeceklerdir. Dört büyük takımdan 20 yönetici tarafından kuruluşu gerçekleştirilen yeni kulübe "Sakaryaspor" adı verilecek, 21 Temmuz 1965'deki "onay"dan sonra da kulüp resmen faaliyete geçecek, Ethem Boran "ilk başkan", Fikret Aldinç de "ilk teknik direktör – ilk kaleci" olarak kulübün tarihindeki yerlerini alacaklardır.

SAKARYASPOR'UN AMBLEMİ DE
AYNI KÖPRÜ

Ne hikmetse, 1965-66'larda kurulan 4 takımdan 3'ünün rengi yeşil-siyahtır: Sakaryaspor, Kocaelsipor, Denizlispor… 
Peki Sakaryaspor'un amblemi ne olacaktır?
Sakarya'nın kıvrımını veren beyaz bir S, soluna yeşil, sağına siyah…
Altına da "Sakarya Köprüsü"nün üç ayağı, kıvrım kıvrım. Bir de 1965, yani kuruluş yılı.
Bu kadar sade, bu kadar yalın, bu kadar güzel, bu kadar güzel.
Bu kadar "derin bir sevda"nın sembolü.
Kısaca: Sakarya veya Sakaryaspor denilince ilk akla gelen sembol, "Sakarya Köprüsü"dür yıllarca.

6 MART 2000:
YENİ KURULAN BÜYÜKŞEHİRE KÖPRÜLÜ AMBLEM

Bülent Ecevit Başbakanlığındaki Bakanlar Kurulu, 17 Ağustos 1999 Depremini büyük tahribatı sonucunda "organize bir kalkınma sağlamak amacıyla, 06 Mart 2000 tarihinde, 593 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile
"Adapazarı Büyükşehir Belediyesi"ni kurmuştu. 
Aziz Duran Başkanlığındaki Büyükşehir Belediyesi, "Tozlu Camii"nin sembolize edildiği mevcut logonun "Adapazarı Belediyesi"ni temsil ettiği gerekçesiyle, 3.000 tl ödüllü ulusal düzeyde bir amblem yarışması açmıştı. 156 eserin katıldığı yarışma sonucunda, 7 kişilik seçici kurul üyeleri 3 amblemi "uygun görerek" başkanlık makamına sunmuştu. Şehrin muhtelif noktalarına açılan masalarda yaklaşık 5.000 Adapazarılı attığı imzalarla mevcut 3 aday amblemi oylamıştı. Emin Kelekçi'nin çizdiği "Sakarya Köprüsü" orijinli amblem, halktan % 82 oranında oy alarak birinci seçilmiş, Büyükşehir Belediyesi Meclisi'nin de onayıyla "2002'den bu yana kullanılan amblem" kesinleşmiş oldu.

VALİLİK, BÜYÜKŞEHİR, SAKARYASPOR'UN AMBLEMLERİ
HEP SAKARYA KÖPRÜSÜ

Evet; 2009 yılı itibarıyla bugün Sakarya Valiliği, Sakaryaspor veya Sakarya Büyükşehir Belediyesi denilince, amblemlerine bir göz attığımızda, en belirgin figürün "Sakarya Köprüsü" olduğunu görmekteyiz.
Bu güzel köprünün bu kadar çok sevilmesinin ve kabul edilmesinin bir başka sebebi daha var aslında: Hayri Yazıcıgil. Aslında bir soğuk demirci olan "Adapazarılı Grup 5"in kurucularından merhum Hayrı bey, 1963'te uçaktan bolca Adapazarı fotoğrafları çekme fırsatını iyi değerlendirmişti.
Hayri Yazıcıgil'i de burada "rahmetle ve minnetle" anıyoruz: 1963 yılında uçaktan çektiği "Sakarya Köprüsü", hem Sakarya nehrini, hem de köprüyü çok iyi veren nefis bir fotoğraf çektiği ve tarihe bıraktığı için.
O köprü ki, artık 835.222 Sakaryalının ortak değeri, ortak sevgisi, ortak tutkusu, ortak anısı, ortak sembolüdür.


---
1) Fahri Yıldırım, Sakarya Köprüleri, SBS Yayını, Adapazarı, 2008, sh.137-203,
2) Fahri Yıldırım, a.g.e., s.205-206,
3) "Sakarya Köprüsü Nafia Vekili B.Ali Çetinkaya Tarafından Açıldı", Ayın Tarihi, T:C: Başbakanlık Basın Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü, Ankara, Mayıs-1937, s.61-62, 




Sakarya Köprüsü -1938 (Foto Nur, SBB Arşivi)





Uçaktan Sakarya Köprüsü – 1963 (Foto: Hayri Yazıcıgil)
 


Bu haber toplam 3252 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim