• BIST 97.559
  • Altın 144,656
  • Dolar 3,5587
  • Euro 3,9715
  • Sakarya : 16 °C

Paralel Devlet

Zihni Açba

Bildiğiniz gibi 17 Aralık soruşturmasının ardından, bizzat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya atılmış, sonrasında en yetkili ağızlar tarafından defalarca dile getirilmiş bir kavramdı bu “Paralel Devlet” kavramı. Hatta 21 Aralık 2013 tarihinde Ordu’da düzenlenen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada kullandığı;“Paralel bir yapı kurmak isteyenler, devletin kurumları içerisine sinenler şunu bilesiniz ki istediğiniz kadar oralara yerleşin, ininize gireceğiz, ininizi didik didik edeceğiz…” şeklindeki ifadeleriyle de hükümet olarak adeta var olan böyle bir yapıya savaş açtığını dile getirmişti.
Aradan iki ay geçti ancak henüz ne böyle bir yapı ortaya çıkartıldığını duyduk ne de böyle bir ine girildiğini. Geçtiğimiz hafta Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın yaptığı açıklama, işi daha da bilinmezlik dehlizine sokmuştur. Kendisinin; “Paralel devlet, paralel yapı Sayın Başbakan’ın bir tanımlamasıdır. Böyle paralel devlet, yapı soruşturması diye soruşturma mevcut değildir” ifadelerinden anlıyoruz ki konuya dair yasal bir soruşturma yoktur. Bu noktada ilk akla gelen soru şudur; “Devlet içerisinde paralel bir yapı kurmak” soruşturmayı gerektirecek bir suç mudur, değil midir? Bildiğimiz kadarı ile suç hem de ciddi bir suçtur. Öylesine ciddi bir suçtur ki; benzeri ithamlarla suçlanarak yapılan yargılamalar ve verilen ağır cezalar, hala ülke gündemini işgal etmeye devam etmektedir. Böyle bir soruşturmanın olmadığı Başbakan Yardımcısı tarafından açıklanınca inanmak durumundayız. 
Bu durumda akla ikinci bir soru geliyor. Herhangi bir soruşturma açılmadığına göre; Arınç tarafından ifade edildiği şekliyle “Sayın Başbakan’ın tanımlaması olan paralel devlet” sadece bir vehim veya hayal ürünü müdür? Ya da 17 Aralık operasyonunda ortaya çıkan yolsuzluk ve usulsüzlüklere karşı oluşturulan bir zırh, geliştirilen bir savunma mekanizması mıdır? 
Öyle zannediyorum ki sizlerde izlemişsinizdir görüntüleri ve geçmişte söylenenleri de hatırlıyorsunuzdur. Sayın Başbakan’ın ısrarla 17 Aralık operasyonuyla eşleştirmeye çalıştığı gezi eylemlerinden ve o günlerde ortaya atılan bir taciz iddiasıyla ilgili görüntülerden söz ediyorum. Gezi parkı eylemleri sırasında bir anda ortaya atılmış ve büyük yankı bulmuştu, “Kabataş iskelesinde başörtülü genç bir kadın ve bebeğine saldırıda bulunulduğu” iddiası. O günlerde yaptığı bir miting konuşmasında; “Benim başörtülü kızlarıma, benim başörtülü bacılarıma saldırdılar” demişti Sayın Başbakan. Yine partisinin gurup toplantısında; “Kabataş’ta bir kızımız, yanında bebeğiyle çok çirkin bir saldırıya maruz kalıyor…” açıklamasında bulunmuştu. Geçtiğimiz hafta içerisinde bazı televizyon kanallarının haber bültenlerinde bahse konu olaya dair görüntüler yayınlandı. O zamanlarda kameraların arızalı oluşundan tutun da kayıtlar silinmiş ithamlarına kadar türlü bahanelerle bulunamayan MOBESE kameralarının kayıtlarına bir şekilde ulaşılmış ve o kamera kayıtlarına göre, iddia edildiği şekilde bir saldırı veya taciz olayı yaşanmamış. 
Ancak bu görüntülerin yayınlanmasının ardından, Haliç Metro geçiş köprüsü açılışında paralel yapılanmaya yeni bir atıfta bulundu Sayın Başbakan. “Haziran ayında sokak ayaklanması yapanlar yaktılar, yıktılar. Başörtülü kızlarımıza saldırdılar. Kabataş’taki kızımıza saldırı görüntüleriyle oynamışlar. Adli Tıp raporları ortada. Adli Tıp raporlarını nereye saklayacaksınız. Nerenize koyacaksınız?” sözleriyle, “Gezi- Paralel devlet” eşleştirmesini bir kez daha dile getirdi. Merakımı gidermek için sözü edilen adli tıp raporlarının ne olduğunu biraz araştırdım. İlgili şahsın kendi müracaatına binaen Adli Tıp Şube Müdürlüğünce verilen raporda; bacaklarının iç kısmında, kısa sürede geçebilecek 5 adet morluk olduğu belirtilmiş.
Nihayet, son eşleştirmesi adeta tuğ dikiyordu Sayın Erdoğan’ın. Haliç Metro geçiş köprüsü açılışındaki konuşmasını “CHP, MHP ve paralel yapı ittifak yaptı” sözleriyle taçlandırıyordu. Sadece gülümsemek geldi içimden. Bugün “Paralel Yapı” diye suçlananlarla 12 yıldır koyun koyuna olanlar ve “Ne istediniz de vermedik be nankörler!” diye sitem edenler içindi bu gülümseme.

Bu yazı toplam 1105 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim