• BIST 84.208
  • Altın 147,192
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • Sakarya : 4 °C

Otizm Spektrum Bozukluğu

Emel Sevencan

Otizm, yaşamın ilk üç yılı içinde ortaya çıkan ve yaşam boyu devam eden, sosyal etkileşim, sözel ve sözel olmayan iletişimde problemler, tekrarlayıcı davranış ve kısıtlı ilgi alanları ile kendini gösteren, karmaşık gelişimsel bir bozukluktur.

Otistik bir çocuk, üç yaşından önce aşağıdaki alanların birinde veya daha fazlasında gecikme veya anormal fonksiyon gösterecektir.

-Sosyal etkileşim 
-Sosyal iletişimde kullanılan dil 
-Hayali veya sembolik oyun oynama

 Bir çocuğa otistik bozukluk teşhisi konması için aşağıdaki listelerden en az 6 kriteri karşılaması gerekir.


-Sosyal etkileşimde bozukluk (çocukta en az iki semptom gözlenmelidir)

  • Sosyal etkileşimlerde zorluk yaşamak. Örneğin: Çocuk, göz teması, yüz ifadesi, duruş ve mimikler gibi sözlü olmayan birçok davranış sergileyecektir.
  • Çocuğun gelişim seviyesine uygun olarak yaşıtlarıyla ilişkisinin eksikliği
  • Başarıları, ilgi alanlarını veya haz aldığı şeyleri diğerleriyle paylaşma konusunda isteksizlik
  • Sosyal veya duygusal etkileşime katılım sağlayamamak veya cevap verememek

-İletişim bozukluğu (en az bir tane)

  • Konuşulan dilin gelişiminin gecikmesi veya dil gelişiminin olmaması ve çocuğun bunun eksikliğini hareketlerle telafi etmeye çalışmaması
  • Konuşabilen çocuklarla konuşma başlatma veya konuşmayı devam ettirme konusunda yetersiz girişimler
  • Tekrarlayan, kalıplaşmış veya çok öznel dil kullanımı

-Hayali veya sembolik oyun oynama (en az bir tane)

  • Çocuğun gelişim seviyesine uygun olarak taklide dayalı sosyal oyunlar oynamamak veya spontane, hayali oyun oynamamak
  • Tekrarlayan, sınırlı ve kalıplaşmış aktiviteler, davranışlar ve ilgi alanları (en az 1 tane)
  • Sınırlandırılmış ve kalıplaşmış (örneğin, bazı şeyleri çevirmek) anormal (odaklanma ve yoğunluk olarak) ilgi alanlarıyla meşgul olmak
  • Bir işlevi veya amacı olmayan rutinleri veya tekrarlanan hareketleri ısrarla yinelemek
  • Nesnelerin parçalarıyla sürekli meşgul olma

Otizm nedenleri

Otizmin nedeni henüz tam olarak tespit edilememiştir. Otizmin tek bir nedeni yoktur. Pek çok nedeni olduğu artık bilinmektedir. Otistik bireylerde beyin hücreleri farklı çalışmaktadır. Hücreler arasında mesaj taşıyan kimyasal ileticilerde eksiklik yada fazlalık olduğu düşünülmektedir. Bazı genetik hastalıklar otizme yol açar. Eldeki bulgular genetik olarak otizme yatkınlığı olan çocukların doğum sırasında sorun yaşama riskinin daha fazla olduğunu göstermektedir. Ayrıca, anne karnında geçirilen kızamıkçık virüsünün, pek çok anormalliğin yanında otizme de yol açabildiği bilinir.

Şu kesin olarak bilinmektedir ki, otizm tek bir nedenle olmaz, birden çok etkenin bir araya gelmesiyle meydana gelen oldukça karmaşık bir durumdur.

Otizm erkeklerde kızlara oranla 4 kat daha fazla görülür fakat genelde kızlarda daha ağır seyreder. Otistik bireylerin % 70’inde zeka geriliği görülmektedir. % 30’u normal ve bu %30’luk dilimin %10’u üstün zekaya sahiptirler. Zeka düzeyi ve eşlik eden diğer hastalıklar otizmin ağırlık derecesi üzerinde belirleyici rol oynar. Eşlik eden hastalıklar arasında en sık rastlanılanlar dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, duygudurum bozuklukları ve epilepsidir. Her üç çocuktan biri epileptik anlamda risk taşımaktadır. 0-5 yaş arası ve ergenlik döneminde epilepsi nöbetlerinin görülme olasılığı artar.

 

Otizmde Erken Tanının Önemi

Otizmin  kesin tanısı için kullanılan belirli bir yöntem yoktur. Gözleme dayanarak ve aileden alınan bilgilere göre tanı konur. Bu nedenle ailenin çocuğu hakkında bilgi verirken objektif davranması önem  taşımaktadır. Belirtilerin tamamının bir çocukta görülmesi şart değildir. Otistik çocuklar, bu davranışları hafiften ağıra değişen ölçülerde ve değişik kombinasyonlarda sergileyebilirler. Belirtilerin bazıları zaman içinde kaybolup, bazıları da belli bir zaman sonra aynı yada değişmiş şekilde ortaya çıkabilir. Bu işaretlerden biri yada birkaçının ortaya çıkması durumunda çocuğun çocuk psikiyatristleri ve çocuk nörologları tarafından değerlendirilmesi gerekir. 

Otizmin bugün için bilinen tek tedavisi özel eğitimdir. Özel eğitimin amacı, çocuğun ihtiyaçlarına yönelik olarak planlanmış programlarla, çocuğun gelişimsel olarak mümkün olduğunca akranları düzeyine ulaşmasını sağlamaktır. Bu çocukların erken dönemde tanınması ve uygun eğitime başlanması, hastalığın gidişatı ve ilerleyen dönemlerde karşılaşılabilecek problemlerin en aza indirgenmesi açısından çok önemlidir.

Otizm Öndeğerlendirme Ölçeği

1) Çocuğunuz gözünüze 1-2 saniyeden fazla süre bakar mı?
Evet/Hayır

2) Çocuğunuz istediği bir şeyi göstermek için işaret parmağını kullanır mı?
Evet/Hayır

3) Çocuğunuz size göstermek, paylaşmak üzere nesneleri size getirir mi?
Evet/Hayır

4) Çocuğunuz isteklerini sözlü olarak anlatabilir mi?
Evet/Hayır

5) Çocuğunuz çevresindeki kişilerin ona ne demek istediğini anlayabiliyor mu?
Evet/Hayır

6) Çocuğunuzun konuşması (eğer varsa) yaşıtlarının ki gibi midir?
Evet/Hayır

7) Çocuğunuz gördüğü ya da sizin istediğiniz hareketleri taklit edebilir mi?
Evet/Hayır

8) Çocuğunuz evcilik türü oyunlar oynar mı?
Evet/Hayır

9) Çocuğunuz diğer çocuklarla ilgilenir, onlarla birlikte olmak ister mi?
Evet/Hayır

10) Çocuğunuzun “tanıdığı kişi”, “yabancı kişi” ayırımı yapar mı?
Evet/Hayır

11) Çocuğunuz yeni durumlarla ilgilenir, merak eder mi?
Evet/Hayır

12) Çocuğunuzun davranışlarının anlamını çözmek çoğunlukla mümkün müdür?
Evet/Hayır

* Soruların çoğuna “hayır” yanıtını verdiyseniz bir uzmanla görüşmenizde yarar olabilir.

OTİZMİN TEDAVİSİ VAR MIDIR?

Otizmin bilinen bir tedavisi yoktur. Erken yaşta başlanan eğitimle, çocuğun yetenekleri ve gereksinimleri dikkate alınarak, bireysel özel eğitim programları hazırlanması ve uzman kişilerce uygulanması, günümüzde bilinen tek “tedavi” yöntemidir. Uygulanacak olan  ilaç tedavisi otizme eşlik eden problemlerin azaltılmasına yöneliktir. Özel eğitim bir ekip çalışmasını gerektirir. Bu ekipte çocuğun kendi doktoru, özel eğitimcisi, konuşma  terapisti, çocuk psikiyatrı ve/veya çocuk nöroloğu mutlaka bulunmalıdır. Ailelerin eğitim sürecine katılmaları ve desteklemeleri büyük önem  taşımaktadır.

Ülkemizde otizm tanısı koyabilecek kişiler, çocuk ruh hastalıkları uzmanları ve çocuk nörologlarıdır. Bu uzmanlar aynntılı değerlendirme yaparak, çocuğunuzda otizm olup olmadığını, otizmin derecesini, zeka ve gelişim düzeylerini tespit ederler.
Çocuğunuz otizm tanısı alırsa, Özürlü Sağlık Kurulu Raporu düzenlemeye yetkili bir sağlık
kuruluşuna başvurmalısınız. Bundan sonraki adım eğitimin planlanmasıdır. Her çocuk gibi sizin çocuğunuzunda eğitim hakkı vardır. Bu haktan yararlanabilmek için yaşadığınız yere en yakın Rehberlik Araştırma Merkezi’ne (RAM) başvurarak, çocuğunuzun hangi eğitim ortamında eğitim görmesinin uygun olacağı konusunda görüş almalısınız. Burada çocuğunuz Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu tarafından eğitsel değerlendirme ve tanılamaya tabi tutulacak ve çocuğunuzun uygun eğitim ortamına yerleştirilmesi kararlaştırılacaktır.

Neler Yapabilirsiniz!

 

Bu kimsenin suçu değil…

Eşlerin bu süreçte birbirlerini suçlamaları, suçu diğerinde ya da onun ailesinde aramaları, kendilerinde ya da eşlerinde bir günahın olduğunu düşünmeleri ve bu sebepten onu yargılamaları bireysel ve birlikte baş etmeyi çok zorlaştırır. Onun için özellikle eşler bu süreçte çocuğa konsantre olurken birbirlerini unutmamaları, birbirleri için zaman ayırmaları birbirlerini desteklemeleri, kararlarını, zorluklarını, duygu ve düşüncelerini anlatmaları, birbirlerini dinelemleri baş etmelerinde yoğun bir kolaylık sağlar.Tanı konulduktan sonra bir çok ebeveyn; kendilerini, eş ve yakınlarını ya da sağlık ekibini suçlarlar. Ama suçlu aramaya gerek yok… Siz yanlış hiç bir şey yapmadınız çünkü;

  • Dünyanın herhangi bir ülkesindeki, her kültür düzeyindeki, her yaştaki insanlar otistik bir çocuğa sahip olabilir.
  • Otizm, çocuk anne karnındayken teşhis edilemiyor.
  • Çocuk sahibi olmayı isteyip istememenizin, çocuğunuza ilgi gösterip göstermemenizin, eşinizi sevmenizin ya da sevmemenizin çocuğunuzun otistik olması ile hiçbir ilgisi ya da etkisi yoktur.

Diğer otistik çocukların aileleri ile temas kurun

Bu sizin kendinizi yanlız yada çaresiz hissetmemenize yardımcı olacak ve teşhis sonrası ailenizde yaşanan İlk Şokun üstesinden daha çabuk gelmenizi sağlayacaktır. Engelli bir çocuğunuz var diye yaşamdan kopmamalısınız. Arkadaşlarınızla buluşmaya, sevdiğiniz sosyal faaliyetleri yapmaya, kendinizin değerli olduğunuzu hissetmeniz için çalışmaya ya da bir hobiyle uğraşmaya mutlaka vakit ayırmalısınız. Gerek görürlürse psikolojik destek almaktan asla çekinmemelisiniz.

Otizmi hemen kabullenin

Şunu unutmayalım ki özürlü bir çocuğa sahip olmak her şeyin sonu değildir. Çocuğunuzun durumunu ne kadar erken kabul ederseniz, sizin ve çocuğunuzun durumu daha iyi olacaktır. Bu tutum, sizi daha mutlu kılacak, çocuğunuzun özelliklerine ve yapabileceklerine göre eğitim verilmesini sağlayarak, gelişimine katkıda bulunacaktır. Özürlü çocuğun erken teşhisi, rehabilitasyonu, çocuğunuzun daha hızlı gelişmesini sağlayacaktır. Kabullenmeyi ertelemeniz, sorunu ortadan kaldırmayacaktır. Aksine, daha sonra  otizmi kabullenmek için kaybettiğiniz zaman için üzüntü duyabilirsiniz.

Vakit kaybetmeyin

Otistik bir çocuğa , ne kadar erken yaşta teşhis koyulur ve ihtiyaçları olan özel eğitimi ne kadar çabuk başlanırsa, yaşam becerilerine kavuşma şansları da o kadar fazlalaşır. Bu nedenle, hemen bugün harekete geçmeniz gerekiyor.

Otizmi tanımadan, çocuğunuzu tanıyamazsınız

Otizmin ne olduğunu, otistik bir çocuğun özelliklerini öğrenin. Bu çocuğunuzu tanımanızı ve iletişim kurmanızı kolaylaştıracaktır. Engelli bir çocuğa sahip olmak sadece bir durumdur. Kişiler ufuklarının ve umutlarının genişliğiyle ilintili olarak bu duruma farklı anlamlar yüklerler. Yükledikleri anlam ise onların olaydan etkilenme durumlarına doğrudan etki yapar. Hayalleri, umutları olup hayata dair olumlu bakan bireyler yeni durumla daha rahat baş ederler. Unutulmamalıdır ki bu çocuk da kendi hızında öğrenmektedir, sevgiyle desteklenmeye, ne yapacağının öğretilmesine ihtiyacı vardır. Kişi dikkatini buraya verdiğinde her şeyin daha keyifli olduğunu görecektir. Aynı zamanda hayattan kopmak yerine üretmeye ve hayatını güçlendirmeye yöneldiğinde de çocuğu ve kendi için daha kaliteli bir yaşam oluşturacaktır.

Otizmi saklamayın

Yakınlarınıza, komşularınıza, işyerinizdeki arkadaşlarınıza çocuğunuzun otistik olduğunu söylemekten çekinmeyin. Aksine, onlara çocuğunuzun içinde bulunduğu özel durumu ve onun özel ihtiyaçlarını, beklentilerini hemen anlatın. Bu tutum, çevreniz ile olan sosyal ilişkilerinizdeki gereksiz çekingenliklerden sıyrılmanızı sağlayacak ve ilişkilerinizi bu yeni yaşantınıza göre ayarlamanızda onların size yardımcı olmasını sağlayacaktır. Eğer hayatınızdaki bu gelişmeyi açıkladığınız zaman, bazı kişilerin size olan tutumlarının olumsuz yönde değişebileceğini düşünüp çekiniyorsanız, unutmayın ki, bu kişiler zaten hiç bir zaman sizin gerçek dostunuz değillerdir. Dolayısı ile ortada kaybedeceğiniz bir şey yoktur. 

Çocuğunuzu toplumdan soyutlamayın

Unutulmamalıdır ki, toplum onu oluşturan bireylerin bir bütününü arz eder ve bu oluşum da normalden anomaliye doğru giden bir yelpazede farklılıklar arz eder. Dolayısıyla, her otistik birey toplumun birer ferdidir. Otistik çocuk toplumdan uzak tutulmamalı, aksine, diğer anne ve babaların yaptığı gibi, parklara götürülmeli, onlarla oyun oynanmalı, otobüse binmeli ve dışarıda yemek yenilip, dolaşılmalı, sosyalleşmelidir. Onların da normal bir yaşamı öğrenip, bu yaşama alışmaya ve entegre olmaya ihtiyaçları vardır. Otistik çocuğu olan aileler, diğer insanların tepkilerinden  çekinebilirler, ancak bu eğitimsizliğin sebep olduğu  toplumsal bir yanlıştır.

Çocuğunuza hem özel hem de normal davranın

Otistik bir çocuğa hem özel hem de normal davranılması gerekmektedir. Onun dünyayı algılama biçimi, diğer çocuklarınkinden farklıdır ve bu nedenle farklı bir yaklaşım beklerler. Ancak göz ardı edilmemesi gereken bir unsur da, ona normal davranışların gösterilmesinin de ihmal edilmemesi gerekliliğidir. Aferin diyerek, duygusal ve fiziksel ödüller vermek ya da hayır deyip kızmak, yüzün asılması gibi tepkileri algılayabilir. Kısaca ona  normal davranın, o normalin ne olduğunu ancak böyle öğrenebilir. O konuşmasa da aile onunla konuşmalı, o oynamasa da onunla oyun oynamalıdır. Belki hemen o an tepki alınmaz, ama belli bir süre sonra tepki alınabilir.

Şu noktalar özellikle unutulmamalıdır;

  • Otizm bir akıl hastalığı değildir
  • Otizm kimsenin suçu değildir
  • Otizm toplum, kültür, sosyo-ekonomik yapı gözetmez
  • Otistik çocuklar böyle davranmayı bilinçli olarak seçen şımarık çocuklar değildirler
  • Otizm anne-babaların davranışları yüzünden ortaya çıkan bir bozukluk değildir
  • Çocuğun gelişimindeki psikolojik etkenler otizme neden olmaz

 

PDR.Emel SEVENCAN

Sosyolog/Aile ve Evlilik Danışmanı

0542 847 78 21                                                                              http://www.sakaryapsikologdanisman.com/

Bu yazı toplam 2436 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Psikolog Yrd Doç Dr Merve Balyüz
02 Mayıs 2014 Cuma 11:22
11:22
o zaman telefon numaramı buyrun 0532 675 23 38 bana buradan ulaşabilirsiniz.
Çocuk gelişimi uzm.Derya Yıldız
02 Mayıs 2014 Cuma 10:23
10:23
En yakın zamanda mutlaka ziyaret etmek isterim.Engin tecrübelerinizden faydalanmaktan mutluluk duyacağım.
Psikolog Yrd Doç Dr Merve Balyüz
25 Nisan 2014 Cuma 13:09
13:09
canlarım uzun uzun anlattım size kim olduğumu ve bu yazıdaki bilimsel hataları ama editör yayımlamadı sonraki nasıl olsa yayımlanmaz dediğimi de sırf öyle dediğim için insanlar görsün de bu sitede sansür yok sansın, sansür olsa bu mesajı yayımlamazlardı desinler diye yayımladılar. ben ünlü bir aktris değilim ki benim adım her yerde geçsin. yeterli bilimsel bir çevreye sahip olsaydınız benim adımı duyma ihtimaliniz olurdu. beni magazin sitelerinde değil bilimsel tartışmaların olduğu forumlarda bulabilirsiniz ya da İstanbul üniversitesine gelin misafirim olun, öğrencilerim beni size anlatırlar cancağızım. saygılar
Derya Yıldız
24 Nisan 2014 Perşembe 22:08
22:08
Merve BalyüZ sürekli aynı şeyden bahsediıyorsunuz ama size yönetileri yayınlamasalar siZin bu yorumlarınızı nasıl göreceğiz acaba?amaci başka olan sizsiniz eleştirip eleştip sonra yayınlamayacaklat dıyorsunuz?Bu bir toplum hiZmeti denmiş çok doğru.Farkında olmanız dileğiyle...
Burçin Çolakoğlu
24 Nisan 2014 Perşembe 22:00
22:00
1. Soyismim colak diil COLAKOGLU. 2. Inanclara saldiri iceren yazilar yayinlanmiyacak diyor. Sanirim ilk soyledogim gibi sizinki bilimsel diil sahsi bir saldiri. Hicbir insan merdivenleri basamak atlayarak cikmaz oyuzden adim adim cikmak en saglikli ve en dogrusudur. Bazi insanlarin egolari vardir..bilmem anlatabildimmi? Inanin ki hala sizi bulamiyorum hicbir yerde hemdeeee!!
Psikolog Yrd Doç Dr Merve Balyüz
24 Nisan 2014 Perşembe 10:14
10:14
burçin çolak size gereken bilgi ve cevabı verdim ama bu site editörü kafasına göre hakaret içermeyen cevapları yayımlamıyor canının istediğini yayınlıyor bu mesajı da yayımlamayacak biliyorum ancak övgü dolu mesajları yayımlarlar eleştiriye ne kapalılar
Burçin Çolakoğlu
19 Nisan 2014 Cumartesi 09:35
09:35
Merve BALYÜZ acaba kaç yildir bu meslektesiniz de isminiz hicbir yerde gecmiyor. Inanin cok merak ettim.. yorumlariniz bilimsel degil kinaye yuklu bence. Kisisel saldirilarinizi kendinize saklayin lutfen. Bu bir toplum hizmeti.
Psikolog Merve Balyüz
18 Nisan 2014 Cuma 13:42
13:42
yanlışlarla dolu bir yazı ama bu yorumu yayınlamazlar elbette ben psikoloğum uzun yıllardır ve çok yanlış tespitlerde daha doğrusu alıntılarda bulunmuşsunuz bu da sizin işinizi aceleye getirdiğinizi ve pek bu konuya hakim olmadığınızı gösteriyor yine de çabanız övgüye değer elbette teşekkürler
Ayşe Keskin
01 Nisan 2014 Salı 18:16
18:16
Otizmin yaygın olmasından çok görmezden gelinip hîç bir önlem alınmaması daha korkunçtur.Yazınız için teşekkürler.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim