• BIST 89.412
  • Altın 146,694
  • Dolar 3,6411
  • Euro 3,9163
  • Sakarya : 20 °C

NETWORK

Merve Yazıcı

Başarılı insanların çevrelerinin başarılı insanlarla dolu olması tesadüfî midir?

Başarının tesadüfî olmadığını bildiğimiz kadar, sadece çalışmak ile başarıya ulaşılmadığını da artık hepimiz biliyoruz. Başarı için başka ne lazım diye baktığımızda , “ bağlantı kurma ve bu bağlantıyı aktif olarak kullanma “ karşımıza çıkıyor. Sosyal çevre, iletişim ağı, network... Adına ne derseniz deyin hepsi aynı yere varıyor. Bakış açımız, vizyonumuz, misyonumuz, olmazsa olmazlarımız sosyal çevremizde şekillenerek ilgi alanlarımızı, bizi biz yapan değerleri oluşturuyor.

Sosyal çevremiz sayesinde değerlerimiz oluştu, kocaman adam olduk, üniversiteye de kapağı attık. Bitti mi? Hayır. Sosyal çevre şimdi daha çok kıymetleniyor. İşe başlama sürecinden, başarılı adımlarla ilerlemeye kadar her süreçte çevrenin önemi daha fazla artıyor. İşini iyi yapandan çok tanıdığa yaptırmayı seven bir millet olarak, sosyal çevrenin önemini doğuştan biliyoruz ama her zamanki tembelliğimizle, aşağı ki mahallenin kıraathanesine gidip oturmaktansa her gün kendi mahallemizin kıraathanesinde oturmayı tercih ediyoruz.

En ufak bir ortak noktayı kullanarak bağlantı ağını genişletmek ve bu ağı aktif olarak kullanmak gerekirken, aşağı mahalleye, yukarı köye, komşu ilçeye, başka bir üniversiteye gidip ağı genişletmeye bazen üşeniyor bazen de cesaret edemiyoruz.  Kaçırdığımız fırsatlar için söylediğimiz sözler ise hep aynı “bana yol gösterecek kimse yoktu, bana kimse gelip böyle anlatmadı” .Tabii kimse gelip sana anlatmayacak. Sen gidip dinleyeceksin, soracaksın, öğreneceksin.

Üniversiteler sosyal çevre için büyük nimet. Bunu hala fark edememiş olanlar  varsa dikkat! Nimet elden gidiyor. Üniversite içindeki topluluklar, üniversiteler arası etkinlikler, girişimcilik ve liderlik üzerine oluşturulan sayısız grup, asistanlar, profesörler, bölüm arkadaşlarınız. Her biri iş hayatınızı kolaylaştıracak, kendinizi güvende hissettirecek, daha hızlı ilerlemenizi sağlayacak değerler.

İçinizde biraz olsun girişimcilik dürtüsü varsa ki Türk olduğunuza göre kesin vardır, kendi grubunuzu kendiniz oluşturun. Mesela memleketinizden uzakta bir yerde okuyorsanız,  hemşerilerinizden oluşan bir grup veya bir dernek kurun.  Ankara’da okuyan Sakaryalı öğrenciler Derneği’ni kurarken edindiğim tecrübelere dayanarak söylüyorum, sizin birbirinize olacağınız kadar, Türkiye’nin hatta dünyanın her tarafında rastlayacağınız memleketinizin iş adamları da size fazlasıyla destek olacaklardır. Başka bir şehre gidip okumanın, aşina olmadığın sokaklarında kaybolmanın, kültürüne uyum sağlamaya çalışmanın nasıl olduğunu iyi bilirim. Üniversite öğrencisi iken tanışıp gurbette memleket havasını estirecek çalışmalarda omuz omuza çalıştığınız hemşerilerinizle,  kim bilir yarın memleketinizde hangi işte, hangi çıkmazda birbirinize destek olacaksınız.

“Bana network’unu söyle sana işini söyleyeyim” sözünden de hareketle, başarılı olmak istiyorsak, çevremizdeki insanları özenle seçerek güçlü bir ağ oluşturmalıyız. Unutmayalım ki bağlantılarımız kadar güçlüyüz.

Bu yazı toplam 986 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Ömer aydın
17 Ağustos 2014 Pazar 22:22
22:22
Bağlantı kurulduktan sonra olaylara bakış açılarımızda oluşan duygusallık olgusunun önüne nasıl geçebiliriz ☝️
i.m.
13 Ağustos 2014 Çarşamba 17:15
17:15
insan demek dert demek, her tanıştığın yeni insan dert hanene bir puan olarak eklenir, o yüzden yalnızlık en iyisi.
yavuz
13 Ağustos 2014 Çarşamba 13:03
13:03
merve kardeşim senin yaşında birinin böyle yazılar yazması güzelde parkta çektirip profil yaptığın resmi değiştir be kardeşim
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim