• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Sakarya : 14 °C

NASIL BİR CUMHURBAŞKANI İSTİYORUM…

Zihni Açba

“Devlet din ve inanç özgürlüğüne müdahale edemez. Devlet din üzerinde tahakküm kuramaz. Hiçbir dini toplulukta devlete tahakküm kuramaz. Paralel devlet kuramaz…”.
Yukarıdaki cümleler; hali hazırda Başbakanlık görevini yürüten ve aynı zamanda da Ağustos ayında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimimde de Cumhurbaşkanlığına aday olan Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz Cuma günü “Vizyon Belgesi” olarak sunduğu konuşmasından alınmıştır. Öyle zannediyorum ki; burada “Dini topluluk” diye vurgu yapılanın kim veya kimler olduğunu, dağdaki çoban bile biliyor. Elbette “Paralel Devlet” ithamının muhataplarının da kim olduğunu söylemeye gerek yok. Bu ifadelere sonuna kadar katılıyor ve kelimesi kelimesine altına ben de imzamı atıyorum. 
Ancak; aşağıda yer vereceğimiz cümleler de yine Sayın Erdoğan tarafından 17 ve 25 Aralık operasyonları öncesinde müteaddit defalar ve değişik platformlarda benzerleri sarf edilmiş cümlelerdir.
"MHP’nin bir defa FethullahHocaefendi’ye saldırısı gerçekten bana göre ihanet derecesindedir. Bu hiç ahlaki değil. Çok çok çirkin bir şey... Yani Hocaefendi, işi gücü bırakmış da Bahçeli’yle mi uğraşıyor? Bir defa onun bulunduğu makam böyle bir şeye müsaade etmez. Onun meşgalesi böyle bir şeye müsaade etmez. Bu çok çirkin, çok ayıp bir şey... Ben bunu ihanet derecesinde kınıyorum. Ben inanıyorum ki, aklıselim sahibi ülkücü kardeşlerim de bunun bu yaptıklarından ciddi manada rahatsızlar. Böyle bir yaklaşım olmaz. Zannediyor ki bunu siyaset malzemesi olarak kullanırsa bundan bir şey elde edecek sanıyor ama çok büyük yanlış yapıyor farkında değil.".
Hiçbir yorum yapmaksızın, değerlendirmeyi siz değerli okurlara bırakmak istiyorum. Ancak bu değerlendirmeyi, Sayın Erdoğan’ın “Ne istediniz de vermedik?” feryadını hatırlayarak yapmanızı istiyorum.
Yine yorumsuz olarak sizlerle paylaşmak istediğim iki beyan var. Tahmin edeceğiniz üzere bu iki beyandan biri Başbakan Erdoğan’a, diğeri de Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan’a ait. Daha dün sayılabilecek bir tarihte, Başbakan Erdoğan Gaziantep’te konuşuyor; 
“Biz geldik, Esad kardeşimle oturduk... İki dost, iki kardeş olduk. Mayınları temizledik. Vizeleri kaldırdık. Kapılarımızı açtık. Şimdi benim Gaziantepli kardeşim, cebine pasaportunu koyuyor, istediği gibi Halep’e gidiyor, Şam’a gidiyor. Halep’teki Şam’daki Lazkiye’deki Hama’dakiHumus’taki kardeşim de, cebine pasaportunu koyuyor, istediği gibi Gaziantep’e geliyor…”. 
Üç gün önce Tokat’ ta halka hitap eden Cumhurbaşkanı adayı Sayın Erdoğan ise bakın ne diyor;
“Türkiye’nin dış politikasına itibar kazandırdık. Mazlumların sesi olduk, Somali’deki yoksulların umudu olduk. Ey CHP ey MHP siz adayınızla gidip Esed’in yanında oturun. Yeni Türkiye, tarihinde olduğu gibi hakkın yanında durmaya devam edecek …”.
Sizi bilmem ama ben, inanabileceğim ve güvenebileceğim bir Cumhurbaşkanım olsun istiyorum.

Bu yazı toplam 710 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ÜMMÜHAN
17 Temmuz 2014 Perşembe 09:34
09:34
OZMAN ÖYLEYDİ ZİHNİ BEY, ERDOĞAN KOMŞUSUYLA DOSLUK EDERKEN KOMŞUSU VATANDAŞLARINA ZULMETMİYORDU, BUGÜNKÜ MCHP NİN DESTEK OLDUĞU ESED ÜLKESİNDE TAŞ TAŞ ÜSTÜNE KOYMAMAK İÇİN YEMİN ETMİŞ BİR DEVLET BAŞKANI,SAPLA SAMANI AYIRMASINI BİLİN LÜTFEN
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim