• BIST 97.610
  • Altın 145,173
  • Dolar 3,5733
  • Euro 4,0106
  • Sakarya : 18 °C

Murat Alan Yazıyor: Hüzünlü Veda

Murat Alan Yazıyor: Hüzünlü Veda
Murat Alan Yazıyor: Hüzünlü Veda

HÜZÜNLÜ VEDA …

Taekwondo Dünya Şampiyonası' nın ardından yazılacak söylenecek çok şey var. Hatalardan ders çıkarılır ümidiyle bir kaçını ele almak istiyorum. 15-21 Temmuz tarihlerinde Meksikanın Puebla kentinde yapılan Dünya Taekvondo Şampiyonası' na 16 sporcuyla tam takım katıldık. Ancak tarihimizin en büyük başarısızlığına şahit olduk. Bir sporcumuz dahi madalya alamadı. Ancak ne olursa olsun Dünya ve Avrupa taekwondosunda yıllardır söz sahibi olan ülkemizin tüm sporcularının yenilmesini sadece hakem hatalarına ve şansızlıklara bağlanması geçerli kabul edilebilecek bir mazeret olamaz.

Tamamen başarısız olduğumuz söylenemez aslında. En büyük başarımız Federasyon başkanı sayın Şahin' in dünyanın zirvesinde yer almasıydı. Dünya Taekwondo Federasyonu genel kurulunda tekrar yönetime seçildi. Hemde Avrupa ülke adayları arasından en fazla oyu alarak. Sayın Şahin’ in seçim kazanabilme başarısın söyleyecek sözümüz yok. Canı gönülden tebrik ediyorum. Tek tesellimizde bu oldu sanırım.

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum; Meksika’ da kaybeden sadece sporcularımız yada Federasyonumuz değildi. Kaybeden tüm Türkiye oldu. Sürekli yükselen bir grafikle, başarılarıyla adından söz ettiren bir Türkiye vardı. Dünya şampiyonluğuna ulaşmış, olimpiyatlarda tarih yazmış bir Türkiye vardı. Ne olduda birden bire bu hale geldi. Eyvah ! Teknik, taktik ve psikolojik olarak bir çok sebep sayılacak şimdi.

Şampiyonumuz Servet Tazegül bir insanın yaşayacağı en acılı durumda olimpiyat şampiyonu olmuştu. Annesini kaybetmişti, fakat tüm Türkiyenin gönlünü fethetmişti. Her kesin duası onunlaydı. Başbakanımız ona annen için demişti. Servetin olimpiyatlardaki maçlarını seyredenler çok iyi bilir nasıl bir performans gösterdiğini.

Uğruna mücadele edeceğimiz değerlerimiz ne kadar büyük ve yüce olursa ortaya koyacağımız performans da o kadar büyük olur. Karşınızdaki rakipler yada diğer engeller sizi durdurmaya yetmez. Bazen koşullar aleyhinize olduğu zaman bile hırsla başarı kazanabilirsiniz.

Şampiyonadaki en büyük hata 3.günün ardından yaşandı. En önemli madalya umutlarımız Servet Tazegül ve Nur Tatar yenilmişlerdi. Her şeyin sonu gelmiş gibi matem tutuldu. Federasyonumuzun sitesinden haber başlığı olarak Meksika' da hüzün var diye geçildi. Bütün beklenti ve yük sanki bu iki sporcumuza yüklenmiş gibi algılandı. Bu sporcularımızın omuzlarına psikolojik olarak büyük sorumluluk yüklenirken diğer tüm sporcuların ümidi kırıldı. Öz güvenleri zedelendi. Yine atılan haber başlıklarından birinde Meksika’ da gençlerden madalya çıkmadı yazılarak sanki tecrübe olsun diye götürülmüş sporculardan söz edildi. Süpriz gözüyle bakıldı.Bir çok maçı önde götürürken kaybetmemizin arkasında özgüven eksikliği varmıydı acaba.

2008 Avrupa şampiyonasını hatırlıyorum. İyi tanıdığım sporculardan H. Kübra Yangın takımın en zayıfı görünüyordu. Ama bayanlarda tek altın ondan gelmişti. 2011 Dünya şampiyonasında henüz 16 yaşındaki Dürdane Altınel tarih yazarak bronz madalya almıştı. Yine aynı takımda Yunus Sarı büyük performans göstererek final oynamıştı. Bahri Tanrıkulu’nun kaybetmesi telafi edilmişti. Netice olarak takımdaki tüm sporcularımızdan tam bir güvenle başarı beklediğimiz izlenimini vermemiz gerekmekteydi. Aksi halde üstün olduğunuz maçları bile kaybedildiğine şahit olursunuz. Çok iyi bir takımımız olduğu halde hüzünle biten bu organizasyonda bence en büyük eksikliğin milli ruhun tam olarak yakalanamamış olmasıydı.

2002’ de dünya kupası 3. lüğü kazanan Milli Futbol Takımımızı hatırlıyorum …

Bundan iki gün önce milli futbol takımımızın başarı öyküsünü izleme fırsatım oldu. Futbolcularımızın inancını, azmini, milli ruhu ve birbirleriyle sımsıkı kenetlendiklerini gördüm. Başta Hakan Şükür olmak üzere bir çok sporcu her kazandıkları müsabakanın ardından bir sonraki müsabaka için Türk milletinden dua isteyerek manevi destek bekliyorlardı. Şenol Güneş her konuşmasında inanç ve birlikten söz ediyordu. Duaların gücüne inanıyorlardı ve bu inançla oynuyorlardı. Zaten biz toplum olarak bu inancı gördüğümüzde sonuna kadar arkasında yer alırız ve aldıkta.Çeyrek final maçında  takımın en büyük umudu Hakan Şükür sayısız gol kaçırdı. Yerine oyuna giren İlhan Mansız altın golü atarak takımı yarı finale taşıdı. Kime neyin ne zaman nasip olacağı bilinmez. Takım olmak böyle bir şey işte …

Gelelim Taekwondo Milli takımının son Dünya Şampiyonası' ndaki başarısızlığının öyküsüne. Başta taekwondo camiasının, ardından tüm ülkenin desteğini ve duasını almak vardı ...Fakat camia içinde sürekli ezilen ve kalbi kırılan kişiler oldu. Her türlü entrikalar çevrildi. Zaman geldi sporcular hocalarına vefasızlık yaptı, başarılarını bile paylaşamadılar. Belli bir zümre kazanılan başarıları sadece kendilerinden zannettiler. Zaman geldi hak-hukuk gözetilmedi. Netice olarak helallik alınacak o kadar çok mevzu oldu ki hatırladıkça üzülüyorum. Ben başarısızlıktan daha çok kırılan kalplere üzülüyorum. Bu camia birlik ve beraberliği, dostluğu ve güzellikleri çok özledi.

Bu camianın her şeyden daha fazla duaya ihtiyacı var.


Bu haber toplam 715 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim