• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Sakarya : 11 °C

Muhalefetin hedef koymaya gücü yok

Muhalefetin hedef koymaya gücü yok
AK Parti Sakarya Milletvekili Aday Adayı Recep Hacıeyüpoğlu, Yeni Türkiye’nin Sakarya’sının şehrin tüm dinamiklerinin uyumu ile inşa edileceğini söyledi..

Recep Hacıeyüpoğlu uzun yıllardır Sakarya?da örgütlü çalışmanın içerisinde olmuş, bir dönemin ?abilik? misyonunu üstlenmiş bir isim. 28 Şubat?ın etkileri sürerken yaptığı Mazlumder Başkanlığından, Sakaryaspor Başkanlığına kadar uzanan geniş bir yelpazede şehre hizmet etti. 2009-2012 arasında Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanlığı yapan Hacıeyüpoğlu, 2012?de Baro Başkanlığı gibi önemli bir görevi de yürüttü. 7 Haziran Genel Seçimlerinde de AK Parti?den Milletvekili Aday Adayı olarak aktif siyasete yeniden döndü. Hukukçu kimliği ile özellikle Yeni Anayasa-Başkanlık-Çözüm Süreci ve Paralel Mücadele konularında önemli açıklamalarda bulunan Hacıeyüpoğlu, yerel bir milletvekili tezi ile de şehrin ihtiyacı olan bir milletvekili portresi çiziyor. Aday adaylık çalışmaları devam ederken kendisi ile yaptığımız röportajda hedeflerini ve sürecini anlatan Hacıeyüpoğlu, şehre hizmet etmek için sıranın milletvekilliğinde olmayı düşünüyor.

 

Röportaj: Sefa POLAT

 

Kendinizi ?Yerel bir adayım? şeklinde tanımlıyorsunuz. Bunu biraz daha açarak sizi tanıyabilir miyiz?

 

Sakarya?da birçok sivil toplum kuruluşunda yöneticilik ve başkanlıklarım oldu. Mazlumder, Sakaryaspor ve geçtiğimiz dönem Baro Başkanlığı yaptım, İlim Yayma Cemiyetinde Yöneticilik görevinde bulundum. SAKVA Başkanlığım halen devam ediyor. Sivil toplum kuruluşlarındaki aktif görevlerim dolayısıyla kendimi yerel bir aday olarak tanımlıyorum.

 

Sizin de dediğiniz gibi birçok sivil toplum kuruluşunda yöneticilik ve başkanlık yaptınız. Aday adaylığınızı siyaset için gerekli altyapının oluştuğunu düşündüğünüz şeklinde değerlendirebilir miyiz?

 

Görevlerim dolayısıyla teşkilatımızın tüm kademeleriyle yakın ilişkiler içerisindeydim. İnsan hakları ve hukukun üstünlüğüne olan inancımız vesilesiyle birçok platformda evrensel mücadele diliyle çalışmalarımız oldu. İnsan hak ve özgürlüklerinin daha da gelişmesi adına geniş bir altyapı elde ettik. Sakaryaspor Başkanlığı da sporun geleceği adına kendimize bir yön çizebilmemize vesile oldu. Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanlığı yerelin beklentilerini, genelin politikalarıyla kavramamızda büyük artılar sağladı. Baro Başkanlığı Türk Hukuk Sistemini daha geniş bir portföyden görebilmemize imkân verdi. Çözüm odaklılık konusunda önemli tecrübeler kazandık diyebilirim. Tüm bunları bir gün siyasetin içerisinde yer alırız düşüncesiyle gerçekleştirmedik. İnandığımız gibi yaşamaya ve doğrularımızı söylemeye özen gösterdik.

 

?Paralel yapıyla mücadele? konusunda dikkat çeken söylemleriniz söz konusu. Son gelişmelerle birlikte sizce bu mücadele sona erdi mi? Paralel yapının şifreleri kırıldı mı?

 

7 Şubat MİT Krizi?yle şifrelerin kırılması süreci başladı evet. Ancak bu mücadele asla sona ermedi. Şunu açıkça ifade etmek durumundayız; paralel yapıyla mücadele akşamdan sabaha bitecek bir süreç değil. Bu Çözüm Süreci için de geçerli. Ancak Türkiye?nin bölgesel ve küresel bir güç olabilmesi paydasında birleşen tüm vatandaşlar bu yapıyla mücadelenin Türkiye?nin asli görevi oluğunun bilincindeler. Uluslararası mihraklar ve yerli taşeronlardan beslenen bu yapıyla mücadele her zaman gündemde tutulmalı. Çünkü paralel yapıyla mücadele Türkiye?nin önümüzdeki en az 30 yılı ile yakından ilgili. Bugün neyle imtihan edildiğimizi bilerek, mücadele yol ve metotlarına bağlı kalmalıyız. Çünkü ifade ettiğim gibi bu mücadelenin tüm eksileri sadece bizi değil, yarınları da etkiler.

 

Gündeminizin önde gelen konularından biri de yeni anayasa ve başkanlık sistemi?

 

Evet, bu konu oldukça önemli. Geçtiğimiz günlerde de ifade etmiştim; anayasaları darbeciler değil millet yazar. Korku imparatorluğunun bekçileri tarafından yazılan 1982 Anayasası Türkiye ve gerçeklerine oldukça uzaktır. 2023 ve ardından gelecek 2071?li hedefler zamanın ruhunu yakalamaktan uzak bu anayasayla asla mümkün değildir. Bireysel hak ve özgürlüklerin önünü açan, yükselen demokrasimize öncülük edecek, büyüyen ekonomimize manevra gücü katacak yeni bir anayasa yeni Türkiye?nin kaçınılmazıdır. Başkanlık Sistemine gelirsek? Bir kere bu konuyu tartışmaktan korkmamalıyız. Her şey tüm artı ve eksileriyle değerlendirilmeden yorum yapmak kimseye fayda sağlamadı, sağlamayacak.

 

Bu konuda muhalefetin tavrını ?özde değil sözde muhalefet? olarak nitelendirdiniz. Gerçekten öyle mi?

 

Kesinlikle öyle. Şöyle bir hatırlayalım; yeni anayasa için daha önce komisyon çalışmaları başlatılmıştı. AK Parti oldukça demokratik bir hamleyle parlamentoda grubu bulunan partilerin eşit üye sayısına sahip olduğu bir Anayasa Uzlaşma Komisyonu kurdu. Milim yol alınabildi mi? Muhalefet Türkiye?nin önünü açacak her gelişmeye karşı olmaktan başka ne yaptı? Başkanlık Sistemi için de bu geçerli. Ortada mutabık olunabilecek hiçbir şey olamaz deniyor. Türkiye?ye özgü hiçbir şey yapılamaz şeklinde sonuçlar çıkarılıyor. Bu her şeyden önce bu milletin gerçekleriyle çatışmaktır. Tüm bu sözde muhalefet tablosu 7 Haziran?da en güzel cevabı alacaktır.

 

Yeni Türkiye?nin temel dinamiklerinden birinin ?toplumsal barışın haiz olması? olarak değerlendiriyorsunuz. Çözüm Süreci nihayete erdi diyebilir miyiz?

 

Az önce de ifade ettiğim gibi Çözüm Süreci akşamdan sabaha sona erebilecek bir süreç değil. Türkiye 30 yıldır bir savaşın içerisinde. Ayrıca çözüm sadece Türkiye?yi değil, tüm Ortadoğu?yu ilgilendiren bir mahiyete sahip. Çözüm süreci artık Türkiye?nin sorunlarını demokrasiyle çözebildiğinin göstergesidir. Toplumsal barışı haiz olmuş bir Türkiye Filistin için, Mısır için, Suriye için tüm bölgemiz için oldukça önemlidir. İnşallah tüm siyasi risklerine rağmen çözüm süreci nihayete erecek ve Türkiye bölge ülkesi olacak. Kan ve gözyaşıyla beslenen Ortadoğu coğrafyası için de bu süreç oldukça önemli. Bu yüzden mesnetsiz olarak ortaya konan ?Bu süreç vatanı böler? tartışmalarına katılmıyorum.

 

AK Parti siyasetini ?Yeni Türkiye? söylemi üzerinden inşa ediyor. Yeni Türkiye sadece bir slogan mı? Yeni Türkiye?den ne anlamalıyız?

 

Yeni Türkiye asla kuru bir slogan değildir. Bireysel hak ve özgürlük alanları genişlemiş, ekonomik olarak büyüyen, ileri demokrasiye sahip bir Türkiye tanımı bu. AK Parti 3 Kasım 2002?den bu yana sessiz bir devrim gerçekleştiriyor. Özgürlüklerin önünü açan önemli reformlar hayata geçirildi. Dünya ölçeğinde dikkat uyandıran dev projeler inşa edildi, ediliyor. Yakın ve uzak tüm coğrafyalarla ticari ve kültürel ilişkiler gelişiyor. Tüm bu yapılanlar 2023 ve 2071?li hedeflerle sabitleniyor. Yeni Türkiye artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının ilanıdır. Yeni Türkiye bu coğrafyanın özlemidir ve umududur.

 

Yerel konulara da gelirsek, Şehrin gelişmesi için en önemli faktörün ?uyum? olduğunun altını çiziyorsunuz?

 

Siyaset için birlikte yol almak çok önemli. Düşünün; şehre çağ atlatacak dev projeleriniz var ancak şehirde bir uyumdan söz edilemiyor. O projenin önemi olabilir mi? Yeni Türkiye?nin Sakarya?sı tüm aktörleriyle yakalanan uyumla inşa edilebilir. Ben bunu çok önemsiyorum. Sakarya?nın gelişmesi tüm kurum ve aktörlerin bir arada olmasıyla mümkündür. Ancak ortak akılla var olan sorunlara uzun vadeli çözümler üretilebilir. Böylece hizmet odaklılıktan uzaklaşmamış ve popülist yaklaşımlardan kaçınmış olabilirsiniz. Bizim siyasetimizin merkezinde insan odaklılık söz konusu. Bu da ancak birlikte hareket ederek var olabilir.

 

Uzun süre Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanlığı yaptınız. Yerelin ihtiyaçlarını anlama açısından bu size ne gibi avantajlar sağlayabilir?

 

Sakarya?da Türkiye?ye örnek projeler hayata geçiriliyor. Danışmanlığım süresince projelendirme ve yapım süreçlerinde yer aldım. Şehrin gereklilikleri konusunda önemli mesafeler kat edildi. Birincil ihtiyaçlara dönük önemli yatırımlar hayata geçirildi, geçiriliyor. Ancak her şey bitmiş değil. Atılacak yeni adımlar ve projeler söz konusu. Bütüncül bir anlayışla yerelin ihtiyaçlarına yönelik bir yaklaşım belirlendi. Biz de karar alma süreçlerinde yer aldık. Bunlar elbette avantaj olarak değerlendirilebilir. Ancak bizim için önemli olan Sakarya?dır. Şehrimizin standartlarını yükseltecek temel gerekliliklerin bilincindeyiz. Yakalanan uyumla bu konuda önemli adımlar önümüzdeki dönemde de atılacaktır.

 

Siyaseti uzun soluklu bir alan olarak ifade ediyorsunuz. Şayet adaylık söz konusu olmaz ise mücadeleniz devam edecek mi?

 

Şu oldukça açık; aday adayı olan tüm arkadaşlar listede 7 ismin yer alacağını göz önüne alarak bu yola girdiler. Sonuç ne olursa olsun bu beni asla küstürmez. Evet, siyaset uzun soluklu bir alan. Şayet siz siyasete hizmet odaklılık olarak bakıyorsanız, aklınız ve gücünüz yettiği ölçüde bu anlayışla hareket edersiniz. Adaylık listesinde yer almak bir şereftir. Bizim mücadelemiz daima devam edecek. Dünya vatandaşı olduğumuz için değil, istikamet üzere yol aldığımız için AK Parti?de siyaset yapma arzusundayız.

Bu haber toplam 572 defa okunmuştur
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim