• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Sakarya : 17 °C

Mısır’da son bulan bahar masalı

Zihni Açba

Darbelere karşı olmayı anlarım. Ancak; dün Amerika, İngiltere, Fransa ve daha bilmem ne kadar küffar var ise hepsi birden, Libya’yı bombalayıp, talan ederken onların askerlerine alkış tutanların, bugün Mısır askerlerinin yaptığı darbeye karşı çıkarken, hangi ruh hali içerisinde olduklarını gerçekten merak ediyorum. Hiç kimse bu ifadelerimi darbe yandaşlığı veya darbe destekçiliği olarak değerlendirmesin. En az, üç günden beri ortalığı yaygaraya boğanlar kadar karşıyım ben de darbelere. Ama sadece bugün Mısır’da yaşananlara değil, “Arap Baharı” adı altında dün tezgâhlanan alçakça oyunlara da karşıydım ben. Çünkü dün Tunus’u, Libya’yı, Mısır’ı ve hatta Suriye’yi sözüm ona “Arap Baharı” masallarıyla karıştıran güç, bugün de Mısır’da ki darbenin arkasındadır.
Sözün özü; “Arap Baharı” denen masal, en kötü sonla nihayetlenmektedir. Arap Baharı artık inandırıcılığını kaybetmiştir. Aslında hiç olmayan özgürlük ve demokrasi mücadelesi iddialarının asılsızlığı ortaya çıkmıştır. Bu oyunu kuranlar, Arap ülkeleriyle çocuk oyuncağı gibi oynamışlar, Araplar da buna alet olmuşlardır. Mısır'daki darbe bizlere, uluslararası ilişkilerin ‘ilkeler' düzeyinde değil, ‘çıkarlar' ekseninde yürüdüğünü göstermiş oldu.
Bugün gelinen noktada Türkiye’nin konumu ve durumu nedir. Türkiye Cumhuriyet Devleti adına söz söyleme yetkisine sahip olan iktidar, kendini nerede konumlandırmaktadır? Meseleye Muhammed Mursi’nin geleceği açısından mı yoksa Mısır’ın geleceği açısından mı yaklaşmaktadır Sayın yetkililerimiz? İlginç bir şekilde ilk tepki olarak yetkili ağızlardan duyduğumuz, ABD ve AB ülkelerinin Mısır’daki gelişmelere neden müdahale etmediklerine yönelik eleştirilerdi. Her zaman olduğu gibi yetkililerimizin en beylik cümlesi; “ABD ve AB ülkeleri demokrasi ve insan hakları sınavında sınıfta kalmıştır!” cümlesi oldu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Mısır’da yaşananların kabul edilir olmadığını, gelişmelerin endişe verici olduğunu ifade ederek, özellikle ABD’nin ve AB ülkelerinin sessiz kalışını sert bir dille eleştirmiştir. Sayın Başbakan ve bir kısım hükümet sözcüleri bu eleştirilerini sürdürürken, 4 Temmuz’da ABD’nin Bağımsızlık Günü kutlamalarına katılan AB ilişkilerinden sorumlu bakanımız Sayın Egemen Bağış konuşmasında şu cümleleri kuruyordu;
“4 Temmuz insanoğlunun inançla neyi başarabileceğini göstermesi bakımından bir mihenk taşı haline gelmiştir. Bağımsızlık bildirgesi, insanlık onuru namına yapılan bir başkaldırının belgesidir. Türkiye ve ABD birbirlerinin model ortağı olarak, her zaman birbirleriyle istişareye önem veren ve birbirlerinin tavsiyelerini can kulağı ile dinleyen iki ülke olmuştur…”
Bildiğimiz kadarıyla ABD basını, Obama’nın Mısır’da yaşananlardan ve Muhammed Mursi’nin devrilmesinden üzüntü duymadığını ve golf oynadığını, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin de yazlığında dinlendiğini duyurmuş. Çok merak ediyorum, bizimkilere ne tavsiye etmişler acaba?

Bu yazı toplam 931 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim