• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Sakarya : -7 °C

MİLLETİNE FRANSIZ KALAN BAŞBAKAN

MİLLETİNE FRANSIZ KALAN BAŞBAKAN
Akyazı Ülkü Ocakları başkanı Soyhan Sofuoğlu Tayip Erdoğan milletine Fransız kalmış bir Başbakan olarak Tarihe geçecektir dedi.

Akyazı Ülkü Ocakları başkanı Soyhan Sofuoğlu Tayip Erdoğan milletine Fransız kalmış bir Başbakan olarak Tarihe geçecektir dedi. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın; millî kültürümüzün ve tarihimizin motifi, Türklüğün sembolü olan Bozkurt'u değerlendirme şekli ve bu minvalde söylem geliştirmesi, tarih bilgisizliğinin göstergesi olmakla birlikte, millî değerlere ne kadar ‘Fransız kaldığının' da işaretidir. Bilindiği üzere Ülkü Ocakları'nın amblemi, gök mavi zemine yerleştirilen hilâl içinde bozkurttur. Hilâl yüce dinimiz İslamiyet'i, Bozkurt ise Türklüğü temsil etmektedir. Bu semboller güncel bir yorumun sonuçları değil, Türk-İslâm medeniyetinin ve coğrafyamızın, millî kültürümüze kazandırdığı değerlerdir. Kültürümüzde sembollerin yeri bununla sınırlı değildir. Değer atfedilen bir insana, topluluğa ya da millî ve manevî kıymetlere yüklenen anlamla paralel olarak semboller geliştirildiği ve asırlar sonra yetişen nesillerin de bu sembolleri benimseyerek geleceğe aktardıkları, tarihî bir gerçektir. Bu bakımdan Mehmet Akif Ersoy'un "Bir hilâl uğruna Ya Rab, ne güneşler batıyor" mısralarına karşı, "Sen hilâl uğruna batabilirsin ama ben gökyüzündeki bir uydu uğruna ölmem" demek ya da Hz. Hamza'nın ‘Allah'ın aslanı' anlamına gelen ‘esedullah' lakabına "O aslan değil insandır" diyerek karşı çıkmak nasıl bir hakaret ve ne kadar basit bir kurnazlık ise; "Ben bozkurtla dolaşmıyorum, ben eşrefi mahlûkat olan insanlarla dolaşıyorum" ifadesi de; aynı mantığın ürünüdür. Kaldı ki; ‘eşref-i mahlûkat' ifadesi; insanın yaratılış hakikatiyle alakalı hikmeti izah etmektedir. Yani en güzel biçimde yaratılan ‘insan'; şeytana ve nefsine uyarak en aşağı mertebede de olabilmekte ve ‘esfel-i sâfilîn'e inebilmektedir. Millî destanlarımızın ilhamı çerçevesinde Bozkurt Türk'ün karakter özelliklerinin sembolü hâline gelmiş ve bu sembol Türk milleti tarafından da benimsenmiştir. İşte tam da bu noktada, Başbakan'ın politikaları göz önüne alındığında, Bozkurt'la alakalı probleminin bu sembolün ‘esarete boyun eğmeme' anlamından kaynaklandığı tahmin edilebilir. Bir diğer husus, Sayın Başbakan aynı konuşmasında; ‘Ülkücü gençlik' özelinden yola çıkıp şerefli bir mücadelenin geçmişini hedef almış ve ‘illegal' iddiasında bulunmuştur. Böylece referandum sürecinde, yakın tarihimizin şerefli gençleri için Meclis kürsüsünden döktüğü gözyaşının ‘sahte' olduğunu da bizzat kendisi tescillemiştir. Ülkücü hareketin geçmişini ‘illegal' olmakla itham eden Başbakan'ın, protesto haklarını kullanan gençlere, karşılarına başka bir gençliği çıkartmak tehdidini savurduğunu da hatırlatmakta yarar görüyoruz. İllegal bir düşünce hiçbir dönemde bir Başbakan'ın ağzından bu kadar rahat ifade edilememiştir. Başbakan ‘illegal' iddiasıyla ve provakatif söylemleriyle sanki arzu ettiği bir tabloyu dile getirmektedir. Fakat Ülkücü gençlik, hiçbir illegal tertibin içinde olmayacak, mücadelesini meşru yöntemlerle sürdürecek ve faaliyetlerini daima yasal çerçevede devam edecektir dedi.


Bu haber toplam 869 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim