• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Sakarya : -1 °C

Mazlumder 348. Basın Açıklaması

Mazlumder 348. Basın Açıklaması

                         AKYAZI ADALET VE ÖZGÜRLÜKLER PLATFORMU 05.10.2013

                                        348. BASIN AÇIKLAMASINDA BERABERİZ

                                                            LUTÛF DEĞİL HAKKIMIZ

Türkiye’nin başlıca insan hakları sorunlarından biri olan başörtüsü yasağı ve buna bağlı ayrımcılığın tasfiyesine yönelik olarak kılık kıyafet yönetmeliğinin değiştirilmesi ve kamu kurumlarında başörtüsü yasağının kaldırılması, on binlerce  mağdur üreten bir ihlalin son bulması anlamına gelmektedir. Artık darbe döneminden kalma uygulamalardan biri olan 'Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmelik' tüm yönleriyle tarihin çöplüğüne atılmalıdır. Sadece kadınlar için değil erkekler için de baskıcı ve tek tipçi hükümler içeren bu mevzuatın yürürlükten kaldırılması, hem din ve vicdan özgürlüğü bakımından ve çalışma hayatında ayrımcılığın önlenmesi için zorunludur. Bu çerçevede, Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kurumu’nun hayata geçirilecek olması da ciddi bir yapısal reform olarak dikkat çekicidir. Yapılanlar lutuf değil gasp edilen hakların iadesinde atılan adımlardan biridir.

 

Uzun süredir tartışılan insan hakları sorunlarından biri olan nefret suçlarının ceza hukukunun bir parçası haline getirilecek olması ise başlı başına önemli bir gelişmedir. Bilindiği gibi, Türkiye’de nefret suçunu düzenleyen bir yasa veya doğrudan nefret suçuna ilişkin ceza hukukunda özel bir düzenleme henüz bulunmamaktadır. Ancak Ceza Yasasında nefrete dayalı işlenmiş suçlara ilişkin ağırlaştırılmış cezai hükümler yer almaktadır. Pakette din, dil, ırk, cinsiyet, engellilik ve siyasi düşünce gibi nedenlerle işlenen nefret suçlarına yer verilmesi ve yaşam tarzına müdahalenin cezalandırılmasına yönelik Ceza Yasasında düzenlemeye gidilecek olması, hiç şüphesiz önemli bir gelişmedir. Özellikle başörtülü öğrencilerin ve kamu personelinin karşılaştığı ayrımcılığın ve engellemelerin cezalandırma kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

 

Ana dilde eğitim hakkının özel okullarda farklı dil ve lehçelerde uygulanacak olması ise ileride yapılacak reformlara zemin hazırlayacaktır. Tek ulus kimliği üzerine bina edilen ulus devletin farklı etnik ve dini kimlikleri baskılayıp aynı potada eritme politikasında sona yaklaşıldığının en iyi örneklerden biri, yer isimlerinin iadesiyle ilgili sağlanan ilerlemedir. Kendi yaşadıkları coğrafyanın tarihi ve kültürel değerleriyle özdeşleşen etnik ve dini azınlıkların köy, kasaba ve şehirlerini dil, tarih ve kültürel değerlerine göre isimlendirmesinin önündeki yasal engellerin kaldırılması, farklılıklara ve insan haklarına saygının bir ifadesidir. 

 

İlkokullarda her sabah çocuklarımızın koro halinde bağırtılarak söylemelerinin istendiği “üstün ırk ve üstün millet” andı nihayet tarihe karışacak gibi görünmektedir. Bu ötekileştirici ve militarist uygulamanın insani değerleri daha çocukluk evresinde aşındırmasının önüne geçilmesi her açıdan önemli ve gereklidir. Nevşehir Üniversitesinin isminin Hacı Bektaş Veli Üniversitesi olarak değiştirilecek olması, Süryani cemaatini yakından ilgilendiren ve yıllardır bitmeyen hukuk savaşına konu olan Mor Gabriel Manastırı’nın arazilerinin iade edilmesi, dini azınlıkların mülkiyet hakkı ve dini ibadet özgürlüğü bakımından son derece önemlidir. 

 

Sonuç olarak ifade etmek gerekirse; Açıklanan paket doğrultusunda yapılacak idari ve yasal düzenlemeler son derece önemli olduğu gibi toplumsal talepleri karşılamaya yönelik güçlü bir iradeyi de yansıtmalıdır. Siyasi katılımı güçlendirecek ve çok kültürlü toplumsal hayatımıza yön verecek bu gelişmelerin desteklenmesi, ortaya çıkan boşlukların analiz edilmesi ve özgürlükler hukukunun daha ileri bir düzeye taşınması, siyaset ve sivil toplum dünyası için kaçınılmaz bir sorumluluk olarak görülmelidir. Bardağın dolu tarafına bakarak boş tarafını görmemek ne kadar yanıltıcı ise, sürekli boş tarafla meşgul olup dolmakta olan tarafı görmemekte ısrar etmek de en az o kadar yanıltıcı ve oyalayıcıdır. Özgürlüklerin önündeki engellerin tamamen yok olması temennisiyle gelecek hafta cumartesi saat 12 30 buluşmak üzere Allaha emanet olunuz.

 

 

                                            Akyazı Adalet Ve Özgürlükler Platformu Adına

                                                                Mazlumder Akyazı Şb.Bşk.

                                                                     Mahmut ALEMDAR

 


Bu haber toplam 519 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kar yağışı hangi gün başlayacak? 5 günlük tahmin...10 Şubat 2017 Cuma 18:02
  • Havalar soğuyacak... Pazar günü kar geliyor09 Şubat 2017 Perşembe 12:48
  • Asım Sarıçizmeli’nin 3. Gece okuması yapıldı09 Şubat 2017 Perşembe 12:09
  • Kar yağışı geri dönüyor08 Şubat 2017 Çarşamba 00:56
  • Kandilli'den büyük deprem uyarısı!07 Şubat 2017 Salı 22:23
  • 65 Umreci Dualarla Uğurlandı06 Şubat 2017 Pazartesi 11:47
  • Yeni haftada havalar nasıl olacak?05 Şubat 2017 Pazar 12:43
  • SEDAŞ’tan planlı elektrik kesintisi uyarısı03 Şubat 2017 Cuma 14:30
  • Düzce'de 3.4 büyüklüğünde deprem03 Şubat 2017 Cuma 12:17
  • Kent Konseyi 2. Kez toplandı01 Şubat 2017 Çarşamba 12:23
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim