YARGI BAĞIMSIZLIĞI
İki dolara haydut fotoğrafı Bilindiği gibi beş yılı bulan bir yargılama
sürecinin ardından, Ermeni asıllı gazeteci yazar Hrant Dink cinayeti davasında
sona gelindi ve 17 Ocak 2011 günü, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi kararını
açıkladı. 18 yaşından küçük olduğu için İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza
Mahkemesi'nde yargılanarak, 25 Temmuz 2011 tarihinde "Tasarlayarak adam
öldürmek" ve "ruhsatsız silah taşımak" suçlarından, 22 yıl 10 ay hapis cezasına
çarptırılan Ogün Samast'ı azmettirmek suçundan yargılanan Yasin Hayal
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilirken, iddianamede
cezalandırılmaları istenen diğer sanıkların beraatlarına karar verildi. Henüz
kesinleşmiş bir hüküm olmasa da sonuçta yargılamayı yapan mahkemenin, elde
edilen delillere ve dosya münderecatına göre verdiği bir karardır.
Karara dair, değişik çevrelerden farklı farklı tepkiler geldi. Görebildiğimiz
kadarıyla, bu cinayetin arkasından her ne olursa olsun bir örgüt çıkacağı
beklentisinde olanlar, büyük bir hayal kırıklığına uğradılar. Yine
görebildiğimiz kadarıyla onlar için, Hrant Dink' in öldürülmesinden daha fazla
önem arz ediyordu böyle bir örgütün varlığı. Sırtını hani şu "Derin Devlet"
denen melanete dayamış bir örgüt yapılanması çıksaydı işin ardından, o zaman
adalet yerini bulmuş olacaktı onlara göre. Ama öyle olmadı. Mahkeme heyeti,
böyle bir örgütün var olduğu kanaatinin oluşmadığını açıkladı. Ardından, bugüne
kadar hiç benzeri görülmemiş bir gelişme yaşandı ve mahkeme savcısı "Örgüt de
vardı, delil de vardı…" şeklinde bir açıklama yaparak, kararı veren mahkeme
heyetini adeta örgütü görmezden gelmekle itham etti. Yine çok alışık olmadığımız
bir tarzda iki açıklama da Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Başbakan tarafından
yapıldı.
Sayın Cumhurbaşkanı, kararı "Mahkeme süreci devam ediyor. Gördüğünüz gibi
kamuoyunun genel tepkisini görüyorum, rahatsızlıklar var. Mahkeme sürecinin
bitmesini beklemek lazım. Nihayetinde temyize gidecek daha gördüğüm kadarıyla.
Dolayısıyla kesin karar çıktıktan sonra bakmak lazım" ifadeleriyle
değerlendiriyordu.
Sayın Başbakan ise,"Gerek televizyon yayınlarında, gerekse okuduğum gazetelerde
kamuoyunda tabi vicdani noktada bir rahatsızlık söz konusu. Tabi bu karar nihai
bir karar değil. Bunun temyizi söz konusu. Temyizden ne çıkacağını şuanda
kestirmek o da mümkün değil. Temyiz bu karar noktasında çok daha farklı bir
kararı verebilir. Bunu da şuanda tabii temyize gidecek bir süreç olduğu için
burada yorumlamamız doğru değil. Ama ben her şey burada bitmediği için bu
noktada temyiz sürecini izlemekte takip etmekte fayda olduğuna inanıyorum. Tabii
ki adalet bir noktada yerini bulur" derken, adeta karara dair bir
memnuniyetsizlik beyan ediyordu.
Sonrasında; ilgili, ilgisiz birçok bakan ve milletvekili de konuya dair benzer
açıklamalarda bulundular. Bir yandan kendi ağızlarıyla "Henüz yargı süreci devam
ediyor" derken, diğer yandan yargılamanın bundan sonraki sürecine gölge
düşürecek açıklamalar yapıldı. İşin aslı, ben şahsen bu beyanatları verenlerin
Hrant Dink' in öldürülmesini çok da umursadıklarını düşünmüyorum.
Belki bazılarımız büyük bir hüsnüniyetle "Toplumda oluşan infiali yatıştırmak"
adına bu açıklamaların yapıldığını düşünecek, bazılarımız da "Onlar ne diyorsa
doğrudur" yalakalığıyla alkış tutacak bu beyanatlara. Kim ne derse desin, bu
davanın bundan sonraki seyri, bu iki açıklamanın gölgesini taşıyacaktır
üzerinde. Hangi gerekçe ile ve kime ait olursa olsun, üzerinde gölge taşıyan bir
yargı, asla bağımsız yargı olamaz.
Yazı Tarihi : 31 Ocak 2012 Salı
Bu yazı 32 kere okudu
YASAL UYARI: Bu sayfada yayınlanan yazı, yazarın kendine ait görüşleridir. Yazılan yazıdan ve yorumlardan akyazi.net hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.