• BIST 97.533
  • Altın 145,761
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Sakarya : 16 °C

Kontrol Edemediğimiz Duygular

Merve Yazıcı

Kontrol edemediğimiz duygularımıza köle ediyoruz ömrümüzü. Oradan oraya sürükleniyoruz sahip olduğumuzda çok mutlu olacağımızı düşündüklerimiz için. Bu duygular kimi zaman bizim gibi sıradan bir insan, kimi zaman somut bir madde, kimi zamansa soyut bir kaç his uğruna sürüklüyor bizi, ne yazık! Yerimizi yurdumuzu, düzenimizi, inandıklarımızı hatta ve hatta hayattan asıl beklediklerimizi bir kenara atıp, bizi sürüklemesini izliyoruz kontol edemediğimiz duygularımızın. Bazen aşk diyoruz kontrol edemediğimiz duygulara. Olmazsa olmaz, yaşamazsak mutluluğu bulamayız diyerek teselli ediyoruz zihnimizi. Kalpten, nefisten gelen davranışlarımıza itiraz eden mantığımızın, sorgulayacak cümlelerini susturmak için. Popüler kültürün de desteğiyle çabucak inanıyor zihnimiz. “Ooo aşk mı? Duydum evet çok başka bir şeymiş, ben anlamazmışım” diyerek kenara çekiliyor. Bazen makam, ünvan diyoruz bu duygulara. Uğruna vazgeçtiğimiz ne varsa bize sitem etmesin diye onu ikna ederken, güç, para, huzur, statü kelimelerini kullanıyoruz en çok. Yine yeniyoruz zihinleri. Kenara çekilip, yaptığımız herşeye göz yummaları için razı ediyoruz. Sadece vicdan dediğimiz o taşıyıcı ile kalplerin sesleri geliyor kulaklarımıza usul usul. Duymazdan geliyoruz bir süre. O sussun diye sürekli meşgul etmeye çalışıyoruz kendimizi. Sussun da, kontol edemediğimiz duygularımız yüzünden, doğru olmadığını bildiğimiz halde yapmaya devam ettiğimiz ne varsa canımızı acıtmasın istiyoruz. Hani o bir güzel ikna ettiğimiz zihinler var ya, işte onlar başlıyor o zaman konuşmaya. Hani diyor, hani sen çok mutlu olacaktın, hani huzur, para, güç diyordun? Daha bir sendeliyoruz böyle zamanlarda. Susturmak istediğimiz vicdanımıza zihinimizde eşlik edince sağır oluyor kulaklarımız, görmemeye başlıyor gözlerimiz. Daha fazla hataya sürüklüyor bizi kontrol edemediğimiz o duygular. Bitmiyor isteklerimiz, tatmin olmuyor hırslarımız, yetmiyor sahip olduklarımız. Hep bir adım sonra o doyumsuz mutluluğa ulaşacakmışız gibi ilerliyoruz. Ağzımıza çalınan o balların tadıyla, bal kavanozuna ulaşmak için gece gündüz uğraşıyoruz. Kavanozdan ağzınıza bal çalan, kavanozu size bırakır mı? Uğruna bozduğunuz düzenlerinizin sonuçlarına, o tadımlık bal uğruna katlanılır mı? Vazgeçin artık balından da, kavanozundanda. Gücü de, parası da batsın. Mutluluk ,uğruna köle olduğumuz hırslarda değil, azıcık aşla kaygısız geçecek başlarımızda.

Bu yazı toplam 993 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim