• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Sakarya : 12 °C

Komedi Dükkânı

Zihni Açba

Daha neler göreceğimizi kestirebilmek gerçekten güç. İnanın, “Bu kadarı da olmaz artık…” diyebileceğim bir şeylerin, bundan sonra olabileceğine pek ihtimal vermiyorum. Olabilecek hiç bir şeyi, sanırım yadırgamayacağız bundan sonra. Görünen o ki; hayra yorumlanabilecek bir gidişatımız yok. 
Bir nevi “Komedi Dükkânı” na dönen Türkiye’den bahsediyorum. Gerçekten de inanılması güç, gülmek mi yoksa ağlamak mı gerekir diyerek tereddüte düştüğümüz gelişmelere ve olaylara şahit oluyoruz. Bu sözlerimi, geride bıraktığımız yerel seçim veya 17 Aralık’la başlayan süreçle sınırlı sanmasın kimse. Yerel seçim öncesinde de 17 Aralık öncesinde de vardı bir çok benzer vakıa ama, şu son üç aylık dönemde yoğun bir tuhaflıklar trafiği yaşandı ülkemizde. Birlikte hatırlayalım isterseniz.
Belki biraz tuhaf gelecek ama bir şeyi çok merak ediyorum. Şu son üç ay içerisinde görevden alınan, görev yeri değiştirilen güvenlik görevlilerinin sayısını, bizzat bu azil ve atamaları yapan makamlarda oturan yetkililer biliyorlar mı acaba? Öyle zannediyorum ki; tayin dönemlerinde bile böylesine yoğun bir görevden alma ve yer değiştirme işlemi gerçekleşmemiştir. Aynı şeyleri, yargı mensupları için de söyleyebiliriz. Bu olağan dışı uygulama, hangi haklı sebeplerle izah edilebilir ki? Temcit pilavı gibi ikide bir ortaya atılan “Paralel Yapı” gerekçesi artık kabak tadı vermeye başladı. 
17 Aralık operasyonunun hemen ardından ortaya atılan bu “Paralel Yapılanma” iddialarının üzerinden üç ay geçtikten sonra, emniyet ve yargıda yapılan onca operasyona rağmen, Dışişleri Bakanlığında yapılan gizli bir toplantının birileri tarafından dinlenebilmesini, kim nasıl izah eder bilemiyorum. Böyle bir toplantının dinlenebiliyor olması bir rezalet, eğer doğru ise o toplantıdaki bir takım yetkililerin beyanları olarak ortalıkta dolaşan ses kayıtlarının muhtevaları ayrı bir rezalet. 
Geride bıraktığımız “Yerel Seçimler” ise, ayrı bir evlere şenlik komedi örneği. Belki de “Ağlanası halimiz” dememiz gerekiyor. Doğruluğunu teyit edebilmemiz elbette mümkün değil ancak ortada dolaşan öylesine iddialar var ki hayrete düşüyoruz. Bir yöremizde oyların 15. Kez yeniden sayılmasını ne ile izah edebiliriz ki? Bir başka yöremizde; iktidar partisinin üçüncü kez itirazını reddeden hâkimin 6 günlük izne ayrılmasına ne demeli? 
Bu noktada, seçimleri hangi partinin kazandığı veya seçimin galibinin kim olduğu çok da bir şey ifade etmiyor. Ortada; kurum ve makamlara yönelik yok olan bir güven duygusu, vatandaşlar arasında tehlikeli boyutlara ulaşan bir kutuplaşma ve kamplaşma, her türlü ahlaki değeri yok sayan bir kazanma hırsı hüküm sürmektedir. 
Öylesine cici bir demokrasimiz var ki rahat bir nefes almamıza fırsat vermiyor. Üzerinden bir hafta geçmesine rağmen yerel seçim kesin sonuçları henüz açıklanamamışken, biz yeni bir seçimin ısınma egzersizlerine başladık bile. Bildiğiniz üzere Ağustos ayında Cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacak. 28 Ağustos 2007 tarihinde Cumhurbaşkanı TBMM tarafından Cumhurbaşkanı seçilen Sayın Abdullah Gül’ün görev süresi bu Ağustos ayında dolmaktadır. Yeni Cumhurbaşkanı halkoyu ile seçilecektir. Yani beş ay sonra yeniden sandık başına gideceğiz. 
Bana çok komik geldiği için; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin en üst düzeydeki iki makamını işgal eden iki ismin, bu konuya dair kurdukları iki cümleyi yorumsuz olarak sizlerle paylaşarak, sözü bağlamak istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanı aşağıdaki cümleleri Katar gezisi sırasında gazetecilerle yaptığı sohbette kuruyor;
“Başbakan’la Oturur konuşur, ona göre karar veririz. Ben dışarıdan bağımsız bir siyasetçi olarak Çankaya’ya gelmedim…”.
Aynı konuda Başbakan’ın Azerbaycan gezisine çıkarken yaptığı açıklama ise aynen şu şekilde; “Sayın Cumhurbaşkanımızın, bu konuyu aramızda müzakere ederek bir karara varırız kanaatini, ben de paylaşıyorum…”.
Yorum sizin. Ben sadece şu kadarını söylemek istiyorum. Yaşasın! Cumhurbaşkanını halk, yani biz seçeceğiz!..
 

Bu yazı toplam 1047 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim