• BIST 107.700
  • Altın 143,977
  • Dolar 3,5286
  • Euro 4,1426
  • Sakarya : 29 °C

Kış akşamlarının vazgeçilmezi...

Kış akşamlarının vazgeçilmezi...
Zengin vitamin ve mineral deposu ile enerji veren boza sağlığa sağlık katıyor. Uzmanlar hem tadı güzel hem de faydalı bu besinin bol bol tüketilmesi gerektiğini belirtiyor.

Kış aylarında düşen vücut direncinizi artıran bozanın aynı zamanda probiyotik etkisi olduğunu belirten uzmanlar "Nitrozamin gibi kanserojen maddelerin vücuttaki oluşumunun önlenmesine yardımcı olur" diyor.

Şifa deposu bozanın diğer yararları şöyle: 

- Boza, içerdiği laktik asit ile bağırsak florasını düzenler, sinirleri yatıştırır. 

- Bozanın mayalanması sırasında oluşan laktik asit, hazmı kolaylaştırmaya yardımcıdır. 

- Mide bezlerinin faaliyetlerini olumlu etkiler. Mide yanması gibi şikayetlerin oluşmasına engel olur. 

- Bozada bulunan nikotinik asit, kolesterolü dengeler. 

- Kalp-damar sağlığını korur. 

- İçerdiği aktif mayalar sayesinde anne sütünü artırır. 

- Öksürüğü keser.

SAKARYA'NIN MARKASI ASIRLIK BOZA.ALİ KOKA

Kış akşamlarının vazgeçilmesi olan boza Zengin vitamin ve mineral deposu ile enerji veren boza sağlığa sağlık katıyor. Uzmanlar hem tadı güzel hem de faydalı bu besinin bol bol tüketilmesi gerektiğini belirtiyor.Kış aylarında düşen vücut direncinizi artıran bozanın aynı zamanda probiyotik etkisi olduğunu belirten uzmanlar "Nitrozamin gibi kanserojen maddelerin vücuttaki oluşumunun önlenmesine yardımcı olur" diyor.

BOZANIN TARİHÇESİ

Üzerine tarçın atılmış bir boza, Türkiyede genellikle darıdan yapılan boza, başka ülkelerde yapıldığı yerin başlıca ürününe göre mısır, arpa, çavdar, yulaf, buğday, kara buğday, arnavutdarısı, gernik gibi tahılların unu, bazen da pirinç ve ekmek, nadir olarak da kenevir unu ve karamuk mayalandırılarak yapılır.

Boza, Mısır ve Kuzey Afrika sahilleriyle Akdenizli tüccar gemiciler aracılığıyla batıya, Hazar Denizi güneyinden doğuya, Asya içlerine ve Çine; İran ve Afganistana, Kafkaslardan kuzeye, Volga havzasına doğru geniş bir coğrafyaya yayılır.

İbn Battuta isimli Arap gezgini, 14. yüzyıl başlarında yazdığı seyahatnamesinde Türklerin bulunduğu Deşt-i Kıpçak bölgesini anlatırken Türklerin içtiği bir şıra olan bozayı anlatmaktadır.

'Tattığında ekşilik hissettiğim için hemen bıraktım. Yemekten çıktığım zaman bunun ne olduğunu araştırdım, anlattılar; 

Duki (düğ = ince bulgur) tanelerinden yapılan bir nebizdir bu. Onlar Hanefi mezhebindendir ve nebiz onlar nezdinde helaldir. Buralılar dukiden yapılmış bu nebize buza (boza) adını veriyorlar.Evliya Çelebi 17. yüzyıl ortalarında İstanbulda 300′den fazla bozacı dükkânının bulunduğunu, bu dükkânlarda 1100 kadar bozacının çalıştığını aktarmıştır. 

Osmanlıda fazla mayalandırılarak, içine afyon katılan bozahanelerin, 19.yüzyıla doğru ortadan kalktığı biliniyor.Türkiyede Boza KültürüBoza özellikle kış aylarında tüketimi tercih edilen bir içecektir. 

Özellikle kışa denk gelen Ramazan aylarında tüketimi oldukça yüksektir.Boza, sokakta ve dükkânlarda bozacılar tarafından satılır.

Eski yıllarda akşamları yeni hazırlanmış sıcak bozalar, sokaklarda bozacılar tarafından bağırılarak da satılırdı. 

2000′li yılların başından itibaren ambalaj sanayiindeki gelişme ve hızlı tüketim alışkanlıklarına paralel olarak +8 Cde 25 gün dayanan bozalar marketlerde satışa sunulmuştur.

Kaynak:alikoka.com.tr

 

 
Bu haber toplam 767 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim