• BIST 89.975
  • Altın 145,916
  • Dolar 3,6186
  • Euro 3,9294
  • Sakarya : 12 °C

Kaybedenin olmadığı toplum.Murat Alan yazıdı.

Kaybedenin olmadığı toplum.Murat Alan yazıdı.
Başarı, kimi zaman çok sayıda insanın ulaşmak istediği bir şeyi, az sayıda insanın elde etmesi şeklinde algılanır. Genellikle de böyledir.Murat alan Yazdı

KAYBEDENİN OLMADIĞI TOPLUM Murat Alan Başarı, kimi zaman çok sayıda insanın ulaşmak istediği bir şeyi, az sayıda insanın elde etmesi şeklinde algılanır. Genellikle de böyledir. Belirli sınavlara binlerce insan müracaat eder, kazanacakların sayısı ise sınırlıdır. Sporda da durum böyledir. Birçok insanın veya takımın mücadele ettiği yarışmalarda sadece birkaçı ulaşır başarıya. Bunu önemsemek gerekir, zirvelerihedeflemek lazımdır. Başarılı insanları gördüğümüzdetebrik eder, gurur duyarız . Böyle bakıldığında kazanan varsa kaybeden de vardır. Başarı, kimi zaman da; insanın hedeflediği şeylere ulaşabilmesidir. Zirveye ulaşmak kadar, o yolculuktan haz almak da önemlidir. Kazanan da kaybeden de kişinin kendisidir. Birey toplumda belli bir konuma gelene kadar değişik evrelerden geçer. Aile, okul, çevre, sosyal ortamlar gibi. Çocuk kendi ayakları üzerinde durana kadar öncelikle aile sonra da okul ve sırasıyla diğer sorumluluk sahibi kişi ve kurumlar etkilidir hayatında. Sonra da fert kendini hazırlamalıdır geleceğe. Öğrencilerin yüzde 11' i, yani yaklaşık on öğrenciden biri üniversiteyi kazanıyor. Geride kalan dokuz insana ne oluyor? Bir de üniversiteyi kazandığı halde, hayat yarışında başarısız olanları düşündüğünüzde rekabetin ne kadar zorlaştığını anlarsınız. Bir de hayat sınavını kazanmak üniversiteye benzemez.Şartlar çok daha zor ve acımasızdır. Buna rağmen sınavda başarısız olduğu halde yaşamında başarılı olan kişileri gördüğünüzde, başarıyı sadece sınavı kazanmakta ya da zirveye ulaşmakta görmenin doğru olmadığı kanaatine varırsınız. Kaybetme durumlarında yeni kazanımlara yönelmeli, sadece tek özellikli değil çok yönlü insan yetiştirme üzerinde durulabilir. Bu kişiyle alakalı durumdur. Ancak ülke yönetimi olarak düşündüğünüzde tüm insanları bir sistem dahilinde yetiştirip, hepsini tek sınav çatısı altına toplamanın ne kadar yanlış olduğunugörürsünüz. Bu sistemde yüzde 90 kaybeden olacaktır. Her insanı eğitimli ve donanımlı hale getirecek, istek ve yeteneklerine göre yetişmelerini sağlayacak bir eğitim anlayışına ihtiyaç duyduğumuzu biliyoruz. Ülkemizde hali hazırda böyle bir sistemin olmadığı da bir gerçek.Bu durumda gençlerimize yön verecek sorumluluk sahibi kimselerin, onlara yetenekleri doğrultusunda yönlendirme yapmaları şarttır. Bunun yanında spor, sanat ve kültürel faaliyetlerde gelişmelerini sağlayacak ortamlar hazırlamaları bir vazifedir. Kendini salan, özelliksiz bir toplum yerine, özellik sahibi, donanımlı, çalışkan ve sorumlu bireylerden oluşan toplum meydana getirme konusunda üzerimize düşeni yapma gayreti içinde olmalıyız. Buna bağlı olarak; eğitim sisteminde köklü değişikliklerin yapılmasını sağlayacak taleplerin oluşumuna katkı sağlamalıyız. Kaybedenin olmadığı bir toplum meydana getirmek için öncelikle bireylerden başlayarak tüm sorumluluk sahibi insanlar olarak herkes özüne dönmeli. Kendini düşünen değil, başkaları için fedakarlık yapabilen insanlar olabilmek, sorunun çözümüne önemli katkı sağlayacaktır. Ya da askerliğini bitirmiş, lise veya üniversite mezunu donanımsız ve imkan tanınmayan bir nesil… Fabrika kapılarında asgari ücretle kölelik sistemine adam yetiştiren bir toplum olmaya devam edelim. Üstelik araya büyük adamlar sokarak bende bu sistemde köle olmak istiyorum diyen toplum…


Bu haber toplam 635 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim