• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Sakarya : 7 °C

''Karadır Kaşların''

Merve Yazıcı

Ne kadar çok şarkı türkü gelip geçiyor dudaklarımızdan. Kulağımıza hoş gelen ezgiler eşliğinde kimi zaman derdimizi kimi zaman da sevincimizi katıp dinlediğimiz, dillendirdiğimiz şarkılar, türküler ne hikayelerle dolu hiç düşündünüz mü?

Anadolu insanının derdini, kederini, neşesini kattığı türküler kime?ne için? ne zaman yazılmış? diye  benim gibi merak edenler varsa, hikayelere ulaştıkça paylaşacağım sizlerle.

Karadır kaşların ferman yazdırır

Bu aşk beni diyar diyar gezdirir

Ne çok defa dinledik, eşlik ettik ama kim bu karakaşlarına ferman yazılan, uğruna diyar diyar gezilen?

Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde yaşayan Mustafa Tuna, başkasına yar olmuş sevdiğine yazdığı bu türküyü herkesten gizliyor çünkü  torun torbaya karışan sevdiğine olan aşkının bilinmesini istemiyor.

Çok uzun yıllar önce Rum dan dönme bir babanın kızına vuruluyor Tuna. Fakat Tuna'nın babası, "ben soyuma Rum kanı katmam" diyerek itiraz ediyor.

Gönlüne söz geçiremeyen Tuna, o sıralarda kına hazırlığı içinde olan kızı kaçırmaya karar veriyor.

Kızdan haber getiren kadınlardan çeşmeye gideceğini öğrenerek köşe başında beklettiği at arabasıyla kızın yolunu gözlüyor.

Çeşmeden doldurduğu testiyi omzuna almış giden kızı tutup duvara yapıştırıyor Tuna. Testi parçalanıyor, kızı kucakladığı gibi arabaya götürüyor. Atları kırbaçlayıp yola koyuluyorlar.

O sırada arabacı Raşit yolu şaşırıp Eskişehir’e doğru gidiyor, yol üzerinde de sara nöbeti geçirip titremeye başlıyor.

Bir eliyle kızın ağzını kapatan bir eliyle de arabacıyı tutan Tuna ne yapacağını şaşırıyor.

Atların başına geçse diğerleri arabadan düşecekler, yuları tutmazsa atlar başıboş koşturacaklar. Tuna kız ile Raşit'i tutmayı seçiyor ve atların başıboş koşturmalarına razı oluyor.

Bu sırada aniden karşılarına çıkan kamyondan ürken atlar orman yoluna sapıyor.

Peşlerine düşmüş olan jandarma ve kızın evleneceği adamın akrabaları dört bir taraflarını sarınca teslim olmak zorunda kalıyor Tuna ve1944 yılında bir sene hapse mahkûm ediliyor.

Hapishanede olduğu sıralarda vuruyor Tuna bağlamasının tellerine Lokman hekim gelse yaram azdırır, yaramı sarmaya yar kendi gelsin diye diye.

Türkü hapishaneden taşıyor Eskişehir’i inim inim inletiyor. Tuna hapishaneden çıkacağı zaman haber gönderiyor kızın babası " tahliye olunca doğruca bize gelsin görüşelim" diye.

Fakat Tuna'nın babası razı olmuyor bu işe Tuna da babasının sözünü çiğneyip kızın babasıyla görüşmeye gitmiyor, kızla görüşmeye devam ediyor.

Hal böyle olunca babası Tuna'yı evlatlıktan reddediyor. O da alıp başını Ankara'ya yerleşiyor. Bir süre sonra da evleniyor.

Sevdiği kızda köyde bir başkasına yar oluyor. Seneler sonra köyüne dönen Tuna sevdiğinin adını bile anmadan aşkını içinde yaşayıp yalnızca uzaktan seyrediyor.

 

Bu yazı toplam 954 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim