• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Sakarya : -4 °C

İzin Verin

Merve Yazıcı

Bilerek yada bilmeyerek türk ailelerinin çoğunun, çocuklarını kendine bağımlı hale getirmek gibi bir takıntısı olduğunun hepimiz farkındayız sanıyorum. Başka milletlerde çocukları bağımlı hale getirme gibi bir takıntıya rastlanmazken, türk ailelerinde , kimi zaman aşırıya kaçan koruma, kimi zamansa kendini değerli hissetme istekleri sebebiyle bu takıntıya sık sık rastlanmakta.

Yanımdan ayrılmasın, bensiz mutlu olmasın, benden başkasını sevmesin gibi aşırıya kaçanlardan bahsetmeyeceğim. Onlar zaten almış başını gitmiş, onlar için artık kelimelerimi harcamama değmez. Benim bahsedeceklerim hani şu, “bu dünyadan gideceğim ama gitmeden benim aynımdan bir tane bırakmış olayım, benim ak bildiğimi ak, kara bildiğimi kara bilsin, benim çizdiğim o muazzam mükemmel çerçeveye cuk otursun”  diyenler.

Ya hu senin yetiştiğin kuşakla, çocuklarının yetiştiği kuşak arasında uçurumlar var buradan bir hesap et. Senin büyürken sahip olduğun imkanlarla, çocuklarının sahip olduğu imkanlar aynı mı bunu bir düşün. Senin aldığın eğitimle, çocuklarının aldığı eğitim aynı mı bunu bir değerlendir. Senin gezip gördüğün yerler, tanıştığın tipler ile, çocuklarının gezip gördüğü yerler, tanıştığı tipler aynı mı bir bak.

Nasıl oluyor da, bakış açısı genişlesin, ufku açılsın diye emek verdiğin, en iyi okullara gönderdiğin,  masraf ettiğin çocuğunun hayatı senin gibi görmesini bekleyebiliyorsun? Senin aynın olsun, senin doğrularını doğru, eğrilerini eğri bilsin istiyorsan o zaman senin yetiştiğin gibi yetiştireceksin. Yok, bütün imkanlarımı seferber edeyim, en iyi okullara hatta ülkelere göndereyim diyeceksen, kendi doğruları olmasına itiraz etmeyeceksin.

Ben ailelerin bu davranışlarının,  kendilerine bağımlı, sözünden çıkmayan çocuklara sahip olma isteğinden kaynaklandığını düşünüyorum.

Kuşaklardan bahsederken hep gençlerin, çocukların nasıl olduğundan, nasıl geliştiğinden bahsediyoruz. 1946-1964 ve 1965-1979 yılları arasında doğanların birden bire değişen ortama olan dirençlerinden, uyumsuzluklarından, çocuklarına olan davranışlarından hiç bahsetmiyoruz. Çalışmak için yaşayan, yaşamak için çalışan bu iki kuşağın büyüttüğü iş ve yaşam dengesi isteyen çocuklar, aldıkları eğitimleri, öğrendiklerini elbette ki sadece iş hayatlarıyla sınırlamıyor. Gördüğü ve öğrendiği her şeyi hem iş hem de sosyal hayatına yansıtıyor. Hal böyle olunca ana babalar çıldırıyor.

Değişen dünyanın, değişmekte zorlanan kuşakları, değişime her an hazır olan çocuklarınıza set olmayı bırakın. Bildiğiniz doğrular hala aynı sağlamlıkla doğru olmaya devam etmiyor. Bilmediğiniz, görmezden geldiğiniz çok şey oldu. Araya sıkışmış psikolojisi bozuk, ne yapacağını şaşıran bir nesil yaratmak istemiyorsanız bırakın, güvenin kendi doğrularına sahip olabilsinler, olabilelim. İyi yetişmemiz için çok uğraştınız, iyi yetiştik, farklı geliştik ama Allah aşkına bir yerden sonra ellerinizi yakamızdan çekin.

 

Bu yazı toplam 1088 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
AYŞE
01 Ekim 2015 Perşembe 22:46
22:46
MERVE ABLA SENDEN BİR RİCAM OLSA BEN 5 SINIFA GİDİYOM OKLUMUZUN BAHCESİ VEDE BAHCE DUVARI YIKI BİR VAZİYETE BİR EL ATIRIMISIN İLGİLİ MERCİLERE AKYAZI ESKİBEDİL İLKOKULU LÜTFEN GELİP GÖRÜP KARAR VERİRİSEN HAK VERİRSİN BANA
idris
30 Eylül 2015 Çarşamba 17:52
17:52
tabi akyazıya biraz uzaksınız ğaliba uyusturucu komasına giren
gençler meralardan çıkan cesetler kahvede otururken kurşun yapmuruna
tutulanlar gözünün üstünde kaş var diye birbirine giren gençler
daha neleri var.yani kitaplarda yazılan gibi olmuyor yaşam akyazıda
kitaplarda herşey toz pembe.tabiyki cocugunuzun gelecegi
herseyden önemli ama bu akyazıda sal cocugu sokaga gelegini
kurtarsın anca ya esrarcı olur yada torbacı
idris
28 Eylül 2015 Pazartesi 17:45
17:45
saldım cayıra mevlam kayırayla olmuyor bazı şeyler.örf adet gelenek görenek bilecek tabiykide.düşüncelerinize
katılgım noktalar var ama tabiyki nerden gelip nereye gittiğini bilmesi ğerek.
hayat sosyal medyadaki gibi slm mrb iyi sendenle yürümüyor.tespitlerinizin
bazıları dogru ama bazıları.
misafir
28 Eylül 2015 Pazartesi 17:13
17:13
Bebeklerde bağlanma stilleri ve ebeveynlerin çocuk yetiştirme tutumları ile ilgili okuma yapmanızı tavsiye ederimmm. Yazdığınız bakış açısı sokaktan çevirdiğimiz bir insanın da söyleyebileceği türden.
Kardelen...
28 Eylül 2015 Pazartesi 14:04
14:04
Cok haklisiniz merve hanim ama ne yazik ki akyazi kucuk buyuk zihniyetlere yer yok yada biz oyle kabulleniyoruz.buyuk dusunursen cahilsin kucuk dusunursen ezilirsin.ben buyuk dusunup o insanlarin gozunde cahil kalmayi tercih ediyorum cunku bu benim hayatim kimseyi ilgilendirmez...
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim