• BIST 81.712
  • Altın 147,154
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Sakarya : 3 °C

İş Ahlakı

Merve Yazıcı

İş Ahlakı

Çalıştığınız yer her neresi olursa olsun, o gün, o saat, o an orada çalışıyorsanız, bulunduğunuz yerin hakkını vermek zorundasınız. Günahına sevabına hiç girmeyeceğim, lakin böyle bir durumda insani değerleri es geçmem mümkün değil.

Birey olarak topluma, patronumuza, ailemize, en önemlisi de kendimize karşı sorumluluklarımız var. Zannediyor musunuz ki siz sorumluluğunu aldığınız işi baştan savma yaptığınızda kendinize zarar vermiyorsunuz? Herkesten önce siz zarar görüyorsunuz böyle bir durumda. Gün içinde yaptığınız her hataya kılıf olan bahaneleriniz, gece başınızı yastığa koyduğunuzda vicdanınızdan tüm bedeninize öyle bir yayılıyor ki ne uyku kalıyor ne huzur. “Yatağa yattığımda bir türlü uyuyamıyorum, içimde hep bir sıkıntı var, daralıyorum…” hepimizin sık sık kullandığı bu cümlelerin sebebi ne sanıyorsunuz? Vicdan muhakememiz sonucu kendi kendimize verdiğimiz ceza, stres. Siz adaleti orada burada aramaya , bir hatanız olduğunda ondan bundan saklamaya devam edin. En büyük adalet, en büyük yargı kendi içimizde. Hadi kaçın bakalım kaçabiliyor musunuz? Hadi susturun vicdanınızı da etrafınızdakileri susturduğunuz gibi. Yok arkadaş o iş öyle kolay değil. O zaman insani değerlere uygun yaşamak en önce kendimiz için gerekli.

Çok rahatsız edici bir büyük iş ahlakı problemi de, çalışanların birbiri ardından atıp tutması. Hizmet veren bir sistemin parçasısınız, her birinizin belli görev ve sorumlulukları var. Birinin yaptığı iş size göre doğru değilse, vermeye çalıştığınız hizmet, sisteminizden çıkmadan, diğerinin hatasını telafi etmek zorundasınız. İşinizi bırakıp, “bak gördün mü Ayşe, Ali,Fatma... ne yaptı” diyerek hem işinizi, hem de değerlerinizi boşlayamazsınız. Hele hele çalıştığınız yeri bir dedikodu merkezi haline hiç getiremezsiniz. Hiçbir iş yerinde hiçbir çalışan hiç birinin arkasından KO-NU-ŞA-MAZ! Herkes bunu kafasına soksun. Sorumlu olduğunuz iş üzerinde bir hata yaparsanız, işletmenizin binlerce lira zarar etmesine sebep olabilirsiniz. Böyle durumlarda bilinçli bir işletme zararı, size edindirdiği tecrübe olarak görüp size daha çok sahip çıkar. Fakat herkesin birbiri ardından konuştuğu bir ortam oluşmasında etken olursanız, ne sizde mutluluk, huzur, iş tatmini kalır ne de çalıştığınız ortamda.

Bana yetki verseler iş yerinde birbirinin arkasından konuşan herkesi tek gözünün yaşına bakmadan kapının önüne koyarım. “o zaman Türkiye’de çalışacak adam bulamazsın” diye yükselen cümleleri esefle kınıyorum ve bir alman yöneticinin sözünü hatırlatıyorum: “ Türk işçiler diğer memleketlerin işçilerinden daha çalışkan ve kabiliyetli. Siz onları çalıştırmayı beceremiyorsunuz.”

Sakın ha bu cümle topu yöneticilere attık rahatladık rehaveti vermesin. Hepimiz önce kendimizin yöneticisiyiz. Bizi yönetenleri beğenmiyorsak önce üzerimizdeki işi hakkıyla yerine getirecek, sonra doğru düzgün yönetici olacak gençler yetiştirebilmenin kaygısıyla duruma yaklaşacağız.

Bu zamana kadar birçok işte çalıştım. Bunların hepsi farklı iller ve hatta farklı ülkelerdeydi. En üstten en alta kadar birçok çalışma ortamını gördüm. Türkiye’de ve İngiltere’de mühendis olmayı karşılaştırmama gerek yok. En üstle en altı karşılaştırmam gerekirse, Türkiye’de mühendis olarak çalıştığım yerlerde iş arkadaşlarımdan duyduğum dedikoduların, iş tatminsizliklerinin hiç birini Amerika’da tuvalet temizleyicisi olarak çalıştığım iş arkadaşlarımdan duymadım. Artık kendimizi toparlamanın zamanı gelmedi mi?

Bu yazı toplam 951 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim