• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Sakarya : 16 °C

Güç Uğruna

Merve Yazıcı

Günlerce, haftalarca, belki de yıllarca çalışıp dört gözle beklediğimiz makamlar, mevkiler, koltuklar bizi olduğu kadar aile bireylerimizi de tatmin eder mi? Acaba aile bireylerimiz gerçekten bunlardan birine sahip olmamızı ister mi? Elbette istemeliler. Ne de olsa işin sonunda unvan ve güç var öyle değil mi? Peki ya unvan ve güç uğruna kaybedilenler...

Kazanmak istediklerimiz uğruna savaşırken en büyük fedakarlıkları aile bireylerimizden bekleriz. “Hele bir şu iş olsun”, “hele şunu da bir atlatalım” diyerek oyalayıp olmaları beklenen şekilde yaşamalarını isteyerek, güç uğruna kendi seçimlerini seçimlerimizle değiştirmelerini bekleyerek yılları önümüze katar gideriz. İşin kötüsü çoğu zaman bizim seçimlerimizi değil, kendi seçimlerini yaşadıklarını zannederek bize benzeyişleriyle, konumumuza uygun hal ve hareketleriyle övünür gezeriz. Hâlbuki bizim için vazgeçilenleri, sahip olduğumuz bu kıymetli aileyi görebilsek övündüklerimizden, uğruna çabaladığımız o güçten çok daha fazlasına sahip olduğumuzu fark edeceğiz. Ama gözümüz o güce dikilmiş bir kere, başka bir şeyi görmek ne mümkün.

Güce ulaşma yolu başka dert, ulaştığında yaşamak bambaşka dert. Bütün aile payına düşeni yaptı, o süper güce ulaşıldı, koltuklar, makamlar havada uçuşuyor, sıkıntılı süreç bitti, beklenen rahatlığın vakti geldi zannederken büsbütün kafese kapatılıyor insan. Kendi sıkıştığı kafesin içine ailesini de almayı ihmal etmiyor. En çok kafesin içinde birbirine ”vay be ne güçmüş, nasılda kafese kapattı her birimizi” diyerek bakan gözler anlatıyor bu gücün kudretini. En sıkıntılı süreç tam da o zaman başlıyor. Bütün aile bireyleri kendileri için önceden hazırlanan kalıplara özenle yerleşiyor. Kalıpların dışına çıkmamaya dikkat ederken insanlık hali işte arada bir aile bireylerinin de kişisel başarıları olabiliyor. Böyle durumlarda kalıpların başına toplanan kalıp ustaları “başardın zannetme! Gücün getirdiği faydalar bunlar! Sakın kendin elde ettin sanıp kalıbından taşmaya kalkma! Ailenizden biri zaten önemli bir şeyi başardı,  gücü elde etti, ailenizin başarı hakkı doldu!” uyarılarını savuruyor. Kendine ait başarılar elde edebilmek, kendine ait olmayan bu unvandan arınmak, kendi unvanını kendi elde edebilmek için sahip olduğu, güç zannedilen o şeyi saklamaya çalışan aile bireylerinin çırpınışlarını izliyorsun.

Aile bireylerinin,  güçle böbürlendiğini düşünerek, “gücün burada sökmez” temkinlerinde bulunan bazı öğretmenlere, küçük görüleceğini düşünerek önce davranmak isteyip küçük görmeye çalışırken kendi kendine küçülenlere, konuşmaktan dahi çekinip uzak duranlara gülümseyerek attığı bakışlara tanık oluyor, onlar için seçtiğin hayatı yaşatmaya çalışırken, seçmek istedikleri hayatı ölüme terk etmek zorunda oluşlarına seyirci kalıyorsun.

En kıymetlilerimizden çaldıklarımızla sahip olmak istediklerimizin bize ve hatta onlara sağlayacaklarını terazide tarttıktan sonra, ağır basanlara doğru yürüyecek kadar güçlü bacaklarımız varsa zaten en büyük güce sahibiz, güçlerin peşinde kendimizi ve kıymetlilerimizi yormamıza , seçimlerimize doğru adımlarken tereddüt etmemize gerek yok. Üstadın da dediği gibi  “tereddüt edersen bacakların seni taşımaz. Yürüyeceğim de bas ve yürü”.

Merve Yazıcı

Bu yazı toplam 1579 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
MİNA
27 Haziran 2014 Cuma 14:58
14:58
YAZILARINIZI BÜYÜK BİR KEYİFLE OKUYORUM BASARILARINIZIN DEVAMINI DİLERİM..
mantıklı adam
24 Haziran 2014 Salı 02:11
02:11
Aslında birazda hayatın gözünden bakmak gerekiyor. İnsan olarak bizler kendi kendimize dünya üzerinde bir krallık ilan etmiş, bu dünyayı kendimizin döndürdüğünü sanıyoruz. Bir çoğumuza bakıldığına "ben öldükten sonra dünya yıkılsın. banane!" ideolojisini görebilmek mümkün nitelikte. Elbette, yarınlar için yaşamak gerekiyor ve bunun için savaşmak önümüzdeki tek seçenek. Sistemlerin kölesi olmuş, kendimizi bile yönetemez hale gelmişiz. Bu taraftan bakıldığında senin iyiliğini isteyen bir aile baş kaldırabilme olasılığın olmuyor. Çünkü hayat var ya, anne baba gibi vefakar ve iyimser değil. Güzel bir makaleydi, zevkle okudum. Teşekkürler.
levent serdar
23 Haziran 2014 Pazartesi 14:42
14:42
merakla ve ilgiyle okudum.kaleminize sağlık.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim