• BIST 93.297
  • Altın 209,323
  • Dolar 5,3620
  • Euro 6,0658
  • Sakarya : 8 °C

Gözleri yaşlı Anne ve Baba “O Anlarda Tüylerim diken diken oldu”

Davut Kaya

Tarih 23 Haziran 2017 Cuma tüm Akyazı’yı, Sakarya’yı hatta Ülkeyi yasa boğan Havuz olayının ardından tam 1 yıl geçti. Geride kalan ise gözü yaşlı Anneler, Babalar ve Aileler oldu.

Ülke gündeminde ilk sıralarda yer almıştı bu elim kaza. Akyazı’nın belki de bu tarihe kadar en büyük en acı olayıydı Havuz faciası. Ramazan bayramına sayılı günler kalmıştı. Kara bir arefe ve kara bir buruk bayram yaşamıştık.

CİĞERLERİMİZ YANMIŞTI, YÜREĞİMİZ BURKULMUŞTU!

Kuzuluk’taki havuz faciasının ardından 1 yıl geride kaldı. Bizim için dün gibi çok taze ve çok can yakıcı bir elim kazaydı. En acı haberlerimizden biriydi. En çok zorlandığımız ağlaya ağlaya görüntü çektiğimiz yardım edemediğimiz elimizden hiç bir şey gelmeyen bir andı o kara gün.

Ve bugün o olayın yaşandığı yere tekrar gittik. İlk adım attığımda gözümün önünde o anlar canlandı. Ne büyük acıydı. Çığlık sesleri yardım sesleri ve ambulans sesleri o anları kulaklarımda duymaya başladım.

O gün ciğerimiz yanmış Yüreğimiz burkulmuş ve kap kara bir bayram yaşamıştık. Allah bizlere o günleri bir daha yaşatmasın inşallah..

GÖZÜ YAŞLI ANNE VE BABA!

O olayda yaşamını yitiren Gökay Yıldırımgeç’in ailesinin yanına gittik. Duygularını almak için izin istedik. Yakından tanıdığım bir aileydi. Bugün yaşasaydı 14 yaşında olacaktı küçük Gökay. Mahallenin gülen yüzlü ve çok kendini sevdiren bir çocuktu.

Röportajımızdan önce Gökay’ın odasına girdik. Hiçbir şeye dokunulmamış son kez odadan nasıl çıktıysa öyle bırakılmıştı. Ve ona özel bir köşe hazırlanmış evin içerisinde. Evin her yerinde bir fotoğrafı vardı. Annesi Filiz Yıldırımgeç’in ilk sözü ise “Hala eve gelecek diye bekliyoruz” oldu.

Ailesi küçük bir kutu yapmış ve ondan arda kalan cüzdanı, saati, kolyesi, parfümü ve bir çok şeyi o kutuya sığdırmış ve her özlediklerinde o kutunun kapağını açıp özlem giderir olmuşlar.

Röportajımıza geçtiğimizde ise en duygulu anlar başladı. Önce babası Sezer Yıldırımgeç konuştu. Gözleri her an dolu bir şekilde yutkunarak konuştu çekim boyunca. Benim oğluma öğrettiğim şeylerden biri “ yardıma muhtaç kurtarılmayı bekleyen herkese yardım et demiştim” oda o havuza kurtarmaya girdi ve bizi gözleri yaşlı bıraktı.

İşten eve her geldiğimde önce onun resimlerle dolu köşesine giderim özlem gideririm. Daha sonra onun odasına girer yatağında bir müddet yatarım onun kokusuyla. Allah kimseyi evladıyla sınamasın dedi.

ARTIK MANGAL BİLE YAPMIYORUZ; ÇÜNKÜ!

Annesi Filiz Yıldırımgeç ise konuşamadı desek yeridir. Her saniye oğlunu düşünen bir anne düşünün…

Ve bir kelime çıktı ağzından “ biz oğlumuzdan sonra mangal yapmayı bile bıraktı” dedi. Nedeni ise her mangal yapıldığında tüm aile bireyleri toplanıp 30-40 kişi olup mangal yapılırmış. Ve mangal malzemesinin alışverişini Gökay yaparmış…

Rabbim sizlere ve diğer ailelere sabır versin. Biz dinlerken ağladık, siz her saniye yaşıyorsunuz bunu… Akyazı tarihinde ilk defa böyle büyük bir acıyla karşılaştı. İşte o kara günü ardından tam 1 yıl geçti.

Sizleri unutmadık unutmayacağız… Mekanınız cennet olsun.

Davut Kaya..

802c433de3e779f1ef14a95541eacad9.jpg

Bu yazı toplam 3406 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim