• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Sakarya : 18 °C

EYLEMSİZLİK YALANI

EYLEMSİZLİK YALANI
Bir arpa boyu mesafe kat edilemeyen meselelerde, sözüm ona kocaman kocaman adamların;

Kim, kimi ne için aldatmaya çalışıyor bilemiyoruz ama bir aldatmacadır, bir göz boyamacadır almış başını gidiyor ülkemizde. Bir arpa boyu mesafe kat edilemeyen meselelerde, sözüm ona kocaman kocaman adamların; "Önemli gelişmeler oluyor. Önemli mesafeler kat ediyoruz…" v.s gibi yalanlarla gündem saptırdıklarına, asılsız ve anlamsız gündemler oluşturduklarına şahit oluyoruz. Adı ve statüsü söyleyene, söylendiği yere, söylendiği zamana göre "Kürt sorunu", "Güneydoğu sorunu", "Terör sorunu" gibi çeşitlemelerle ifade edilen problemimizle ilgili olarak da son günlerde benzer yalanlarla, sahte gündemler oluşturulduğunu görüyoruz. Bir kısım medyada köşe başlarına çöreklenmiş çakma entelektüellerimize göre İmralı'daki cani talimat vermiş ve bölücü örgüt de "Eylemsizlik Kararı" nı uzatmıştır. O sivri zekâlılara göre, bu çok önemli bir gelişmedir. Dahası olumlu bir adımdır. Utanmasalar; "PKK, büyük bir lütufta bulunmuştur Türkiye'ye. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de bunun kıymetini bilmeli ve karşılığında yeni adımlar atmalıdır." diyecekler. Yıllardan beri televizyon programlarında boy gösteren, gazete sayfalarında sütunlar işgal eden, ciltlerle kitaplar yazıp köşe dönen ve isimlerinin önüne "Antiterör Uzmanı" diye uyduruk unvanlar sıralanan bir takım tiplerin, neden seslerinin çıkmadığını, ben çok merak ediyorum. Susuyorlar mı yoksa bir şekilde susturuluyorlar mı? Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yaklaşık otuz yıldır mücadele ettiği Bölücü terör belasıyla ilgili biraz bilgisi olan, konuya azcık kafa yoran ve balık hafızalı olmayan herkes biliyor ki; otuz yıldan bu yana Eylül sonu ve Nisan başı arası, PKK' nın inine çekilme dönemidir. Bölgenin coğrafi yapısı ve iklim şartları dolayısıyla hareket kabiliyeti kısıtlanan örgüt mensuplarının bir kısmının dağlardaki mağaralara yığınak yaparak sığındıkları, bir kısmının da yerleşim birimlerinde halkın arasına karışarak kamufle oldukları bir döneme girmiş bulunuyoruz aslında. İşte bu dönem; bir yandan yerleşim birimlerindeki sızma ve kamufle olma faaliyetlerine karşı istihbarat çalışmalarının, dağda ve kırsalda gizlenmeye çalışan guruplara yönelik olarak da askeri ve polisiye operasyonların yoğunlaştırılması gereken bir dönemdir bize göre. Devlet, bu noktadaki kararlılığını ve caydırıcılığını çok net bir şekilde ortaya koymalıdır. Terörle mücadelesini, ucu açık bir sürüncemeye sokmamalıdır. Dünyanın her yerinde terörle mücadelenin en önemli enstrümanı olan Güvenlik Kuvvetlerini, günü birlik kısır siyasi çekişmelerin malzemesi haline getirmemeli, halkın kurumlara olan güvenini arttıracak tedbir ve uygulamalar hayata geçirilmelidir. Kimse, kimseyi kandırmasın. Terör örgütünün eylemsizlik kararı filan diye bir şey yoktur. Sadece bir nefes alma programıdır uygulamaya koydukları. Bu arada; sözde siyasi temsilcileri aracılığıyla yaptıkları bir takım görüşmelerle Türk ve dünya kamuoyunu oyalamak, kendilerine destek sağlayan veya çanak tutan birtakım iç ve dış mihrakların tazyikleriyle de yeni mevziler elde etmektir maksatları. Türkiye' yi yönetenler, bu gerçeği görmek zorundadırlar. Daha doğrusu, görmezden gelmemek zorundadırlar. Aksi halde; Türk halkı, "Türkiye Cumhuriyeti Devletinin gücüne güvenmek" yerine, bölücü örgütün "Eylemsizlik kararını sürdürme" insafına terk edilmiş olur ki, bu millete yapılabilecek en büyük ihanettir, böyle bir güven bunalımı.


Bu haber toplam 612 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim