• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Sakarya : -1 °C

Evlilikte Gelin Kaynana Problemleri

Emel Sevencan

Gelin kaynana problemleri çoğu zaman ufak gerginliklerle sınırlı iken bazı durumlarda eşlerin boşanmasıyla sonuçlanacak ciddi problemlerin de kaynağı olabilir. Özellikle gelin ve kaynana aynı evde yaşıyorlarsa bu konuda problem çıkma ihtimali daha da artmaktadır.

Gelin ve kaynananın birlikte oturmadığı durumlarda da problemler yaşanmaktadır. Gelin ve kaynana arasında yaşanılan problemlerin odak noktası olarak, evin idaresi, karşılıklı iletişim problemleri, gelinlerin uyum problemleri sayılabilir.

Gelinler ve Kaynanalar Neden Geçinemezler?

  • Gelinlerin kaynanaları konusunda önyargılı olmaları: Özellikle bizim kültürümüzde kadınlar ve erkekler kendi ailelerinden evlilik öncesinde evlilikleri ve yeni hayatları konusunda öneriler alırlar. Kadınların evlenmeden önce, yakın çevresinden ve ailesinden, gelin-kaynana ilişkisi hakkında yanlış ve uyum sağlamayı zorlaştıracak öneriler alması, gelinlerin kaynanalarını gerçek anlamda tanımalarına engel olmakta, gelinlerin eşlerinin ailelerine uyum sağlamasını zorlaştırmaktadır.
  • Kaynanaların Gelinlere Yönelik Olumsuz Tutumları: Bazı insanlar yaşadıkları olumsuz tecrübelerden ders alıp gelecekte ona davranırken bir kısım bireyler ise kendi yaşadıkları olumsuz tecrübeleri başkalarına da yaşatmak isterler. Bir zamanlar gelin olan kaynanalar, kendi kaynanalarından olumsuz davranışlar görmüş olup bunu kendi gelinlerine de uygulamaktan çekinmeyebilirler. Aslında burada yanlış bir öğrenme de mevcuttur. Kaynana konumundaki kişi, kendi gençliğinde böyle bir kaynana modeli gördüğünden dolayı başka türlü bir davranış şekli bilmiyor olabilir.
  • Kaynanaların Oğullarını Paylaşmak İstememeleri: Bazı ailelerde çocuklar tam anlamıyla bireyselleşemez ve kendi başlarına karar veremezler. Bunun sebebi hep onların yerine karar veren ve onlar için düşünen bir anneleri olmalarıdır. Böyle bir anne-çocuk ilişkisine bağımlı ilişki denilebilir. Bağımlı ilişki esnek değildir, sert ve kırılgandır. Böyle bir ilişkiye sahip erkek çocuk evlendiği zaman anne yani kaynana gelinini kendine rakip olarak görebilir ve onu saf dışı bırakmak için olumsuz davranışlar sergileyebilir.
  • Karı-Koca Arasındaki Özel Konuların Ailelerle Paylaşılması: Her evlilikte dönem dönem bir takım problemler yaşanabilir. Hatta diyebiliriz ki, hiç problem yaşanmayan bir evlilik normal değildir.Her problemle birlikte eşler bu problemlerin üstesinden gelerek hem ilişkilerini olgunlaştırırlar hem de birbirlerine karşı daha da hoşgörülü olabilirler.Çok büyük olmayan problemlerin sadece eşler arasında kalması ve çözümlenmesi çok önemlidir.Eğer her probleme aileler müdahil olursa, incir çekirdeğini doldurmayacak problemler işin içinden çıkılamaz hale gelebilir.Örneğin, eşiyle yaşadığı çok küçük bir problemi annesine bahseden erkek dolaylı yoldan eşi ve annesi arasında gerginliğe sebep olacaktır.Ya da ev için kaynanası ile yaşadığı ufak bir problemi kendi ailesine anlatan kadın, belki kendi ailesinin olumsuz yönlendirmelerine maruz kalacak hem de kendi ailesi ve eşinin ailesi arasında gerginliğe sebep olacaktır.
  • Karı-Koca ve Aileler Arasında roller iyi belirlenmeli: İki kişi evlendiği zaman bir aile olmanın ilk adımını atmış olurlar.Eşler kendi ailelerinden ayrılıp kendi ailelerini kurmuş olurlar.Bu sebeple eşlerin kendi ailesiyle sınırların belli olması gerekir.Eğer bu yeni yapı için herkes kendi yerini ve sınırlarını bilecek ve karşı tarafın alanına tecavüz etmeyecektir.Fakat bu durum çoğunlukla tam tersi şekilde olmaktadır.Eşler maddi konularda, ailenin idaresi, çocuk yetiştirme gibi konularda kimin yetki sahibi olduğunu tam olarak belirleyememekte ve bu sebeple eşler ve aileler arasında çatışmalar çıkabilmektedir.

Gelinlere ve Kaynanalara Çözüm Önerileri:

Saygıyı kaybetmeyin!: Özellikle gelinler bu konuda dikkatli olmalılardır. Evlendiğiniz kişinin ailesini sevmek zorunda değilsiniz. Fakat saygı göstermek zorundasınız. Eğer saygılı,sınırlı ve kuralına göre davranırsanız, yaşadığınız problemler çok büyümeyecek ve yine saygı sınırları içinde çözülecektir. Ben neden saygı göstermek zorundayım diyorsanız; şunu aklınızdan çıkarmamalısınız: Kaynananız sizin eşinizin annesidir, eşinizi seviyorsanız ve mutlu bir aile olma düşüncesi içindeyseniz bunları düşünmeniz bile size saygı konusunda motivasyon sağlayacaktır.Eşinizin ailesiyle yaşadığını bir problem, eşinizle olan ilişkinize olumsuz bir şekilde yansıyacaktır.

Karşı tarafı anlamaya çalışın: Ünlü bir düşünürün güzel bir sözü vardır: “Eğer anlarsanız nefret etmezsiniz.” Eğer karşı tarafı anlamaya çalışır, davranışlarının arkasındaki sebepleri bulabilirseniz, karşı tarafı daha rahat anlayacak ve olası gerginlikleri önleyebilirsiniz.

Problemleri eşinizle halledin: Kaynananızla yaşadığınız problemleri direk onunla konuşmadan önce, eşinizle konuşursanız çoğu problemi önceden engelleyebilirsiniz.

Gelinlerin uyumunu kolaylaştırmak kaynanaların elinde: Kaynanalar bir zamanlar kendilerinin de gelin olduğunu ve aynı yollardan geçtiğini hatırlarlarsa gelinlerine karşı daha anlayışlı ve hoşgörülü olabilirler.Özellikle evliliğin ilk başlarında, kaynanalar gelinlere karşı kolaylaştırıcı olurlarsa, sıcak ve samimi davranırlarsa, gelinler de eşlerinin ailelerine hem daha hızlı uyum sağlayacak hem de sıcak ve samimi bir iletişim kuracaktır.

 

Niçin çatışma çıkar?

İki kişi arasındaki ilişki niçin bir çatışmaya dönüşür? Bunun bir değil birkaç sebebi olabilir.

 İlişkinin bir güç savaşına dönüşmesi: Aslında aradaki çatışma bir nevi güç çatışmasıdır. Yani gelin rolündeki hanımın da, kayınvalide rolündeki hanımın da önemsedikleri aynı erkek için daha önemli ve öncelikli olduklarını ispatlamak istemeleri. Bir nevi egonun tatmini olarak da görülebilir. Bu anlayışlara bağlı olarak oluşan kıskançlıklar, kişileri ve aradaki erkeği ve aynı zamanda ilişkileri çok yıpratır.“Bu çocuk benim, gelin beni oğlumdan ayıracak”, “Bu gelin oğlumu üzecek” , “Oğlumun sevdiği yemekleri ben bilirim ve yaparım, gelin ne anlar” , “Ne de olsa el kızı”, “Gelin aldım, öyleyse benim tüm hizmetimi görecek” türündeki yanlış inanışlar, gelinini kızı gibi görmesini, onu benimsemesini engelleyecek, olumsuz tutumlara girmesine neden olacaktır.“Oğlunu benden kıskanıyor, o yüzden tek derdi bizi ayırmak” “Amacı hatalarımı gösterip eşimi benden soğutmak”, “Her fırsatta beni oğluna şikâyet ediyor”, “Beni hizmet etmem için almış”, “Bana büyü yaptırmış, çocuklarımı bana karşı dolduruyor”, “Bize yemek yapmasının nedeni, benden daha güzel yemek yaptığını oğluna ispat etmek.” gibi bazı yanlış ve olumsuz düşünceler, kayınvalidesine anne gibi sıcaklıkla yaklaşmasını engeller.“Ne halleri varsa görsünler”, “Önce gelin olmayı becer, ondan sonra seni eş olarak kabul ederim”, “Annemi mutlu edemezsen beni hiç edemezsin.” türünden takıntılı veya umursamaz yaklaşımlar, çatışmanın daha da alevlenmesine neden olacaktır.Kayınvalide açısından çocukluğunda yaşadıkları, babaannesi ve annesi arasında yaşanan olumsuzluklar etkili olabildiği gibi, kayınvalide açısından da kendi kayınvalidesiyle yaşadığı olumsuzluklar gibi negatif tecrübelerin halihazırdaki ilişkiyi olumsuz etkilediği görülebilir.

ERKEK VE ÇOCUKLAR ZOR DURUMDA!

 Erkek hem gelinin hem kayınvalidenin paylaşmakta güçlük çektiği kişidir. Dengesini kaybetmeden dengeyi sağlamak zorundadır. Bir yandan annesi, öte yandan eşi… Yani bir tarafta sorumluğunu aldığı, hayatı paylaşmak üzere söz verdiği eşi, diğer tarafta hakkını asla ödeyemeyeceği annesi vardır. Erkek, değer verdiği bu iki insanın sıkıntısını yaşar, her ikisini de kaybetmek istemez. Ama tarafları tatmin edememenin verdiği duygusal zorlanmalar nedeniyle öfke patlamaları ya da psikolojik sorunlar yaşayabilir. Onun da anlaşılmaya ihtiyacı vardır, tek çözüm noktası olarak görülmemelidir.

Hayatı anlamlandırma çabası içinde bulunan çocuklar, çatışmanın nedenlerini anlamakta zorluk yaşarlar. Babaannelerinin ve annelerinin neyi paylaşamadıklarını anlayamazlar. Kimi zaman annelerine kimi zaman da babaannelerine kızarlar. Nasıl davranmaları gerektiğine karar veremeyebilirler. Bazen sevgi doludurlar, fakat bazen duydukları bazı ifadeler nedeniyle öfke dolu olurlar. “Sevsek mi yoksa kızsak mı?” çatışmasını yaşarlar. Bazen iki tarafı idare etmek zorunda kalmak veya bir iyi olup bir kötü olmak çocuklarda kişilik problemleri oluşturabilir.

Bu nedenle çocuklara bu sürecin yansıyacağı düşünülmeli ve onları kullanarak duygusal boşalım yaşanılmamalıdır. Çocuğa anne tarafından babaannesi, babaanne tarafından da annesi şikâyet edilmememedir. Yaşanılanların çocuğun kişiliğini etkileyeceğini unutulmamalıdır.Bu tip durumlarda bir uzmandan yardım alınarak, rol ve sorumluluklar uzman tarafından tekrar planlanıp aile işlevsellik kazandırılmalıdır.

                                                                                                                                                                                                                 PDR.Emel SEVENCAN

Sosyolog/Aile ve Evlilik danışmanı

0542 847 78 21                                                                             http://www.sakaryapsikologdanisman.com/

Bu yazı toplam 2083 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
MİSAFİR
26 Eylül 2014 Cuma 16:01
16:01
PAYLAŞIMINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ EMEL HANIM EMEĞİNİZE SAĞLIK
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim