• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Sakarya : -1 °C

Ergun Göknel’ den günümüze…

Zihni Açba

Bir dostumun sosyal paylaşım sitelerinden birinde yer alan bir paylaşımı, yakın geçmiş üzerinde bir hafıza tazelemeye sevk etti beni. Yaşı 40’ı geçkinler, hiç zorlanmadan Ergun Göknel ismini hatırlamışlardır. Siyaset hayatımızın yolsuzluklar tarihinin miladı sayılabilecek ünlü İSKİ skandalının baş aktörüdür kendisi. 

26 Mart 1989 günü yapılan Yerel Seçimler sonucunda, ülke genelinde aldıkları yaklaşık %29 luk oy oranıyla birinci parti olan Sosyaldemokrat Halkçı Parti, İstanbul’da da aldığı %36 lık oy oranıyla Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanmıştır. Dönemin iktidar partisi ANAP’ın adayı Bedrettin Dalan karşısında hiç kimsenin şans vermediği S.H.P adayı Prof. Dr. Nurettin Sözen, büyük bir sürpriz yaparak Belediye Başkanı seçilir. İşte o Nurettin Sözen’in seçimden üç ay önce Taksimde açtığı Seçim bürosunun başına getirdiği yakın dostlarından biridir Ergun Göknel. Seçimi kazanmaktan çok, partisinin oylarını belki birkaç puan arttırabilme gayesiyle aday yapılan Sözen, seçimi kazanınca bu eski dostu unutmaz ve onu kısa adı İSKİ olan İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin başına getirir. 
Literatüre İSKİ Skandalı olarak giyen yolsuzluk davasının baş aktörü olarak; 1993 yılı Temmuz ayında Nurettin Sözen’in başvurusu üzerine, İçişleri Bakanı tarafından, İSKİ Genel Müdürlüğü görevinden alındı ve 19 Ağustos 1993 tarihinde tutuklandı. Hakkındaki yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarıyla ilgili yargılama sonucunda 12,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve 5 yıl cezaevinde yattıktan sonra serbest bırakıldı. 
Nereden mi gittik o yıllara? Başta da belirttiğimiz gibi bir dostumuzun, bir sosyal paylaşım sitesinde okuduğum yazısı vesile oldu. Tabii işin asıl temelinde yatan konu, belki o arkadaşımı da bu paylaşımda bulunmaya sevk eden, geride bıraktığımız hafta TBMM’ de yaşanan komediydi. Daha doğrusu; “Bugün Türkiye’yi yöneten anlayışın, tepeden aşağıya kadar bütün unsurlarıyla birlikte hazırlayarak, en son Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul salonunda sahneledikleri komediydi.” demek daha isabetli olur. 
Ergun Göknel sadece bir bürokrattı. Geçtiğimiz hafta TBMM’ de yapılan oylamada Yüce Divan’da yargılanmaları reddedilenler ise, 17 ve 25 Aralık Skandallarında isimleri öne çıkan dört tane Bakan’dı. Günlerce gazete sütunlarını ve televizyon ekranlarını, haklarındaki türlü yolsuzluk ve usulsüzlük isnatlarıyla işgal eden dört eski Bakan. Genel Kurul’da yapılan oylama sonucunda, mensubu oldukları iktidar partisinin milletvekillerinin verdikleri “Red” oylarıyla, yargı önüne çıkmaları engellenmiştir. 
Bazılarına göre bu karar, bu dört eski bakan için bir “AK”lanmadır. İktidar Partisinin yeni Genel Başkanı’na göre ise; hem o dört bakanın aklanması hem de 17 ve 25 Aralık operasyonlarının “Bir darbe teşebbüsü olduğunun” tescilidir. 
İktidar partisinin eski Genel Başkanı ise; “Ben şu anda böyle bir değerlendirmeyi ancak bir vatandaş olarak yapabilirim. Bu oylamanın amacı bu dört arkadaşımız yüce divana gidecek midir gitmeyecek midir? Bu oylamanın neticesi ne olursa gider ne olmazsa gitmez? Ben sizden şunu beklerdim acaba 276 niye çıkmadı bu soruyu sormalıydınız. Çünkü yüce divana sevk noktasında onların çabası var yani muhalefetin.” şeklinde yorumlamıştır sonucu. Bu yorumdan hareketle, iktidar ve iktidar yanlılarının da bu dört eski Bakan’ın Yüce Divan’a gitmemeleri noktasında çabaları olduğunu, gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. 
İnanıyorum ki; her Türk vatandaşının, TBMM’de sahnelenen bu komediye dair şöyle veya böyle bir kanaati, bir değerlendirmesi vardır. Ama benim en çok merak ettiğim kanaat ve değerlendirme; 1993 teki İSKİ skandalının başkahramanı ve o günden bu güne CHP’nin seçim kayıplarının günah keçisi olan Ergun Göknel’in bu oylamaya dair düşünceleridir. Sanırım o bile; “Yuh artık!” diyordur. 

Bu yazı toplam 985 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Akyazı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0264 418 10 04 | Faks : 0264 418 10 04 | Haber Yazılımı: CM Bilişim